Antalya Kent Konseyi’nin 200’ü aşkın paydaşın işbirliğiyle yürüttüğü 21. Yüzyılda Antalya Çalıştayları’nın bir oturumu olan “Sosyal Medyada Kadına Yönelik Şiddet”, Antalya Kent Konseyi toplantı salonunda yapıldı.
Güler Yılmaz Birol’un başkanlığında gerçekleşen oturumda; Prof. Dr. Seda Bayraktar, Prof. Dr. Tuba Birinci Uzun, Dr. Nurullah Kantarcı ve Dr. Sevda Bora Çınar sunum yaptı.

‘TEKNOLOJİ YANLIŞ ELLERDE BİR SİLAHA DÖNÜŞEBİLİYOR’
Açılışta konuşan Antalya Kent Konseyi Başkanı Semanur Kurt, teknolojinin yanlış kullanımına dikkat çekerek,
“Teknoloji, hayatı kolaylaştıran güçlü bir araç olmakla birlikte, yanlış ellerde onur ve mahremiyete zarar veren bir silaha dönüşebiliyor. Özellikle kadınların izinsiz fotoğraflarının paylaşılması, tehdit edilmesi ve çevrimiçi takip edilmesi önemli bir toplumsal sorun haline geldi.” dedi. Kurt, bilinçlenmenin ve toplumsal dayanışmanın önemine vurgu yaparak benzer etkinliklerin süreceğini ifade etti.

‘ISRARLI TAKİP DİJİTAL ORTAMDA GÖRÜNMEZ HALE GELDİ’
Prof. Dr. Seda Bayraktar, ısrarlı takibin (stalking) hem psikolojik hem dijital yönlerine değinerek, dijitalleşmeyle birlikte bu davranışların daha hızlı ve sürekli hale geldiğini söyledi:
“Israrlı takip, bireysel bir davranış değil; güç ilişkileri ve mahremiyet ihlaliyle bağlantılı bir şiddet biçimidir. Dijital araçlar, faillerin izleme ve gözetim davranışlarını görünmez hale getiriyor.”

Whatsapp Image 2025 11 11 At 15.40.47 (1)

‘KİŞİSEL VERİ İHLALLERİ KADINLARI DAHA ÇOK ETKİLİYOR’
Prof. Dr. Tuba Birinci Uzun, sosyal medyada kişisel veri ihlallerinin boyutlarına dikkat çekti:
“Fotoğrafların meta verilerinden konum bilgisine ulaşılabiliyor, beğeni ve izleme alışkanlıklarından yaşam tarzı profilleri çıkarılabiliyor. Kadınlar, bu ihlallere erkeklere oranla daha fazla maruz kalıyor.”
Uzun, sosyal medya kullanıcılarının mahremiyet bilincinin artırılması ve platform politikalarının güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.

‘ISRARLI TAKİP ARTIK TCK KAPSAMINDA SUÇ’
Dr. Nurullah Kantarcı, ısrarlı takip eylemlerinin 2022’de Türk Ceza Kanunu’nun 123/A maddesiyle suç kapsamına alındığını hatırlatarak,
“Bir kişiyi sosyal medya üzerinden ısrarla rahatsız eden, mesaj atan ya da takip eden kişiler hakkında hapis cezası uygulanabiliyor” dedi.

‘SOSYAL MEDYA ŞİRKETLERİ ÖZEN BORCUNU YERİNE GETİRMELİ’
Dr. Sevda Bora Çınar ise sosyal medya şirketlerinin dijital şiddet karşısındaki sorumluluklarına değinerek,
“Platformlar sadece teknoloji sağlayıcısı değil, kamuoyu oluşturan ekonomik güçlerdir. Kadına yönelik dijital şiddetle mücadelede algoritmik müdahale, kullanıcı güvenliği ve etik sorumluluk politikaları geliştirilmelidir” şeklinde konuştu.

Muhabir: Özlem Soydan