Türkiye ile Rusya arasında cereyan eden uçak krizinin ardından ekonomik ambargoların uygulanmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Ekonomik ambargolardan dolayı Türkiye’den giden sebze ve meyve yüklü tırların Rus sınır kapılarında bekletilmesini doğru bulmuyorum. 2 yıl öncede bizim Suriye sınırlarında uçağımız düştü. Biz ülke olarak böylesi bir kriz yaratmadık. Sorun diplomatik yollarla çözüldü. Ortada sınırları ihlal edilen bir ülke var. Bunun sonucunda da düşürülen bir uçak var. Türk devleti görevini yapmıştır.
Rusya’nın yaş sebze ve meyvedeki ihracat payından bahseder misiniz?
Türkiye’de yaş sebze ve meyvede en büyük ihracat payı Antalya’nın… Sebze yetiştiriciliğinde Antalya ön planda…. Antalya’dan Rusya’ya her yıl yüzde 35 oranında bir ihracatımız söz konusu... Antalya tarımda çeşitlilik arz eden bir il… Antalya’da Tropikal bitkiler dahi yetiştiriyoruz. Böyle bir coğrafyaya sahip bir bölgeyiz…
Rusya sınır kapılarını açmazsa, sebze ve meyveler iç piyasada tüketilecek değil mi?
Tırlarda bulunan mallar dayanaklı tüketim malları değil. Bu tırların içindeki ürünlerin belli bir bekleme süreleri var. Kimi ürün 5 derecede 3 gün bekler, kimi ürün 3 derecede 2 gün bekler. Her ürünün farklı bir dayanma süresi var. İlk giden tırlar daki ürünler iç piyasada arz edilecek. Turfandacılıkta yetiştirdiğimiz mahsulün hepsini iç piyasada tüketiriz dersek de, yalan söylemiş oluruz. Zararın neresinden dönülürse kar’dır. Ülkemiz için ihracat şart…
Sadece Rusya’ya mı ihracat yapıyoruz?
İhracatlarımızı Avrupa ülkelerine, Ortadoğu ülkelerine ve en büyük pazar olan Rusya’ya yapıyoruz.
Tarımda da alternatif pazar şart diyebilir miyiz?
Ortaya şu çıkıyor. Alternatif pazarlara yönelmemiz şart. Çiftçi, ihracatçı tek pazarda değil, bundan sonra geniş yelpazelere yayılmalıdır. İhracat pazarlarımız yüzde 10 olarak dilimlere ayrılmalıdır. Rusya’ya bundan sonra bağımlı kalmamız gerektiğini öğrendik. Rus pazarına yüzde 35 bağımlı kalınca ortaya ne çıkıyor? Tarımda sıkıntılar çıkıyor.
Alternatif pazarlar dediniz. Bu pazarları hop diye bulmak bu kadar kolay mı?
Devlet alternatif pazar arayışının yapılacağını açıkladı. Yeni bir pazar bulmak hemen ertesi günü yapılacak bir şey değil elbette… Buradan ne öğrendik? Alternatif pazarlarımızın elimizin altında olması gerektiğini öğrendik.
Uçak krizinin hemen ardından tarım ürün fiyatlarında hızlı bir düşüş gözlendi. Şuandaki durum nedir?
Krizin hemen ardından halde satış fiyatı 1 lira 80 kuruş olan domatesin fiyatı; 1 lira 30 kuruşa düştü. İki gün sonra domates fiyatları yeniden tırmanışa geçti.
Tarım sektörü bu krizden sizce ders çıkarttı mı?
Rusya krizi ders çıkartmamıza neden oldu. Bundan sonra tarımda ezbercilik yok. Bundan sonra tarımda bilinçli, emin adımlarla yola çıkacağız.
Kriz denilince Antalya, turizmi ve tarım sektörü ile hep ön plana çıkıyor. Tarım dışında başka sektöre yönelmeli miyiz?
Krizlerde dahi tarım yapılacaktır. Antalya olarak tarımdan başka sektöre yönelme şansımız yok. Çiftçinin karnını yarmışlar ne çıkmış? 40 sene yeni sene çıkmış… Antalya her yeni sene tarımı sürdürebilmek zorundadır. Türkiye’nin ekonomik ihracat kapısı Antalya’dır. Ülkeye sağladığı döviz girdisinden dolayı bizim sektörü bırakma şansımız yok. Tarım olmazsa olmaz… Hele hele Antalya için… Tarım bize ihtiyaç. Tarım yoksa canlı yoktur. Tarımı sürdürmek zorundayız. Tarımı yaşatmak zorundayız. Biz bu krizi ne kadar ucuza atlatacağız onun hesabını yapmalıyız.
Tarım sektörünün zararları konusunda devletten ne gibi adımlar bekliyorsunuz?
Devlet tarım sektörüne yeşil ışık yaktı. Devlet tarımdaki zararın destekleneceği sinyalini üreticiye verdi. Acil destekleme yada uzun vadeye yayılarak, başka ülkelerden pazar bulmak yoluna giderilerek, zarar en aza indirgenmeye çalışılıyor. En az zararla bu işi atlatmayı ümit ediyoruz.
Rusya krizinin Antalya’ya Türk Lirası bazında zararı ne olur?
2014 yılında Rusya’ya ihraç edilen yaş sebze ve meyve den ülke ekonomisine 100 milyon dolar girdi sağlandı. Şu aşamada zarar şu kadardır, diye bir miktar belirtmemiz yanlış olur. Tırlar henüz sınır kapılarında beklemede…
Rusya tırların hiçbirini sınırları içine almazsa?
Rusya tırlarımızı ülke içine hiç almazsa dan yola çıkarsak… Rusya’ya yüzde 30’luk bir kotamız var. Bunun başka ülkelerde değerlendiremezsek, oraya giden malın zararı demektir. Burada zarar görecek sadece üretici değil… Tarım zincirinin her halkası bu işten zarar görecektir. İhracatçısından, üreticisinden, komisyoncusuna kadar zincirin bütün halkaları etkilenecektir.
Net bir rakam değil, en azından yaklaşık bir rakamda mı veremiyorsunuz?
Zarar konusunda şu aşamada bir rakam verme lüksüne sahip değilim. Yanlış bilgi vermiş olurum.
İç piyasada durum ne olur?
Pazarlarda fiyatlar askeri düzeyde devam ediyor. Pazarda fiyatlar çok da yüksek değil, düşükte değil… Dengeler oturdu. Mahsulün ilacı, elektriği, suyu var. Domates 2.20 kuruş olursa çiftçi ayakta kalır. Pazarda bu fiyatlar aşağı inersek çiftçi zarar eder.
Rusya bizden yaş sebze ve meyveyi almazsa, Türkiye’nin istikameti ne olur.
Hem Ortadoğu, hem de Avrupa ülkelerine yöneleceğiz. Almanya, Irak ve Katara zaten yaş sebze ve meyve veriyoruz. Anlaşmalar yeniden gözden geçirilecek. Bu ülkelerin kotalarını artıracağız. Elimizdeki mahsulü bu şekilde eritebiliriz diye düşünüyoruz.
Krize hep Türkiye tarafından baktık. Rusya’da bu krizden sizce etkilenmedi mi?
Türkiye kadar Rusya’da bu krizden tabii ki etkileniyor. Tırlar sınır kapılarında bekleyince Rus alıcı da sıkıntıya düşüyor. Rusya’nın raflarındaki mallar bitmek üzere… Halk tedirgin durumda… Çünkü 4 liraya satılan domates 2 katına satılmaya başlandı. Raftaki mallar azalınca fiyatlarda artış gösterdi. Halkın fiyat artışlarına tepki göstermeye başladığının haberlerini alıyoruz. Rusya devletinin konuyla ilgili bir süre sonra başı ağrımaya başlayacaktır.
Antalyalı üreticilerle kriz sonrası görüşmeleriniz oldu mu? Olaya nasıl bakıyorlar?
Kriz sonrası Antalyalı üreticilerimizle hemen görüşmelerimiz oldu. Olaya talihsizlik olarak bakılıyor. Üreticilerimiz soğuk kanlı…
Üretici de panik var mı?
Üretici panik olmadı. Panik yaparsak biz kendimiz kaybederiz o zaman. İlk 2 gün verilen bilgiler doğrultusunda şok bir fiyat düşüşü yaşadık. Hemen akabinde devlet tarafından alınan kararlarla fiyatlar yine eski fiyatlarına doğru yürümeye başladı.
Tarımda zarar çok olacak diyebilir miyiz?
Önümüzdeki süreçte ne olacağını zaman gösterecektir. Şimdiden kesip, doğramak yanlış olur.
İstanbul ile Antalya arasındaki fiyat uçurumlarını da takip ediyorsunuzdur? Bunu nasıl değerlen diriyorsunuz?
İstanbul’daki fiyat uçurumundan benim çiftçimin cebine 5 kuruş girmiyor. İstanbul’daki fiyat uçuşlarını görüyorum ve bende şok oluyorum. Bu fiyatları doğru bulmuyorum. Benim çiftçimin cebine bu yüksek fiyatlardan 1 lira girmiyor. Antalya halinde domates 1 lira 30 kuruş… Aradaki uçurum fiyatları tüccar ve aracılar alıyor.
Yeri gelmişken sormak isterim. Her mevsim her sebze ve meyve gönül rahatlıyla tüketilebilir mi?
Yaz ve kış sebzelerini hiç ayırmadan gönül rahatlığı ile tüketilebilir. Kalıtım kelimesi çok konuşulur oldu. Son 10 yılda tarım artık kabuk değiştirdi. Bakanlıklarımız, tarım il müdürlüklerimiz, kurslar açıyor, belgeler veriyor. İlaçlama bile artık belgeyle yapılıyor. Arı yetiştirecek belgesi var. İlaç atacak belgesi var. İlacı alacak belgesi var. Çiftçimiz artık çok bilinçli… Hangi mahsule hangi ilacı kullanacaksa dahi o ruhsatlıdır. Aksi halde cezalar devreye girer..



