Yalnızlaştırma, yok sayma ve alay gibi davranışlarla ortaya çıkan mobbingin giderek yaygınlaşan bir toplumsal sorun olduğuna dikkat çeken Uzman Psikolog Anıl Yıldız, işyerleriyle sınırlı kalmayan sistematik psikolojik baskının sosyal hayat ve dijital ortamlar da dahil olmak üzere bireylerin ruhsal ve bedensel sağlığını derinden etkilediğini, farkındalık ve erken müdahalenin mobbingle mücadelede kritik rol oynadığını vurguladı.

Yalnızlaştırma, yok sayma, alay ve baskı gibi davranışlarla kendini gösteren mobbing, yalnızca işyerleriyle sınırlı kalmayarak sosyal ilişkilerden eğitim ortamlarına, kamusal alanlardan dijital platformlara kadar hayatın her alanında bireylerin ruh sağlığını ve toplumsal varlığını tehdit ediyor. Psikolojik baskı biçimi olan mobbing, bir kişiyi yıldırmak, pasifleştirmek veya dışlamak amacıyla kasıtlı ve sistematik şekilde uygulanan davranışlar bütününü kapsıyor. Bu davranışlar süreklilik kazandığında, bulunduğu ortamdan bağımsız olarak mobbing niteliği taşıyor. En sık rastlanan uygulamalar arasında yalnızlaştırma, bilgiye erişimin engellenmesi, yönlendirmelerde eksiklik veya çelişkili bilgi verilmesi, yok sayılma, alay edilme ve dedikodu yapılması yer alıyor. Daha ağır vakalarda cinsel taciz ve yerine getirilemeyecek taleplerin dayatılması da söz konusu olabiliyor.

Anıl Yıldız-1

‘EN BELİRGİN ETKİ STRES VE ÖZGÜVEN KAYBI’
Mobbingin birey üzerindeki psikolojik etkilerinin zamanla derinleştiğini belirten Uzman Psikolog Anıl Yıldız, “Mobbingin en belirgin psikolojik etkisi yoğun stres ve özgüven kaybıdır. Kişi zamanla kendisini yetersiz hissetmeye başlar, özsaygısı zedelenir ve yaptığı işe olan inancını kaybedebilir. Bu süreç ilerledikçe uykusuzluk, panik atak, kaygı bozuklukları ve ciddi anksiyete problemleri ortaya çıkabilir. Bazı vakalarda bu durum depresyona ve travma sonrası stres bozukluğuna kadar ilerleyebilmektedir” dedi.

‘SÜREKLİ BASKI HATA YAPMA KORKUSUNU ARTIRIYOR’
Mobbingin günlük yaşam ve iş performansı üzerindeki etkilerine de değinen Yıldız, “Kişi iş ortamında sürekli eleştirilme, dışlanma ya da hata yapma korkusuyla çalıştığında dikkat ve konsantrasyonunu kaybeder. Bu durum hata yapma oranını artırırken, yalnızca iş yaşamını değil sosyal hayatı da olumsuz etkiler. Zamanla kişi içine kapanabilir, sosyal ilişkilerden uzaklaşabilir ve kendisini yalnız hissedebilir” ifadelerini kullandı.

‘PSİKOLOJİK ŞİDDET FİZİKSEL SORUNLARA DA YOL AÇIYOR’
Psikolojik baskının bedensel etkilerine dikkat çeken Yıldız, “Mobbing yalnızca ruhsal değil, bedensel belirtilerle de kendini gösterebilir. Sürekli stres altında kalan bireylerde vücut ağrıları, kronik yorgunluk, mide krampları, baş ağrıları ve bağışıklık sisteminin zayıflamasına bağlı sağlık problemleri görülebilir” diye konuştu.

‘YALNIZLAŞTIRMA VE YOK SAYMA EN SIK GÖRÜLEN TÜRLER’
Mobbingin farklı biçimlerde ortaya çıktığını vurgulayan Yıldız, “Yalnızlaştırma, görmezden gelinme, bilgiye erişimin bilinçli olarak engellenmesi, alay edilme, küçümsenme ve dedikodu yoluyla itibarsızlaştırma en sık karşılaşılan mobbing türleri arasındadır. Daha ağır vakalarda ise cinsel taciz, rahatsız edici imalar, beden ya da cinsiyet üzerinden yapılan söylemler ve bilinçli olarak yerine getirilmesi mümkün olmayan talepler ciddi hak ihlalleri olarak karşımıza çıkmaktadır” dedi.

‘SESSİZ KALMAK SORUNU DERİNLEŞTİRİYOR’
Mobbingle mücadelede farkındalığın ve kayıt tutmanın önemine vurgu yapan Yıldız, “Mobbingle başa çıkmanın ilk ve en önemli adımı yaşananların sistematik bir psikolojik şiddet olduğunu kabul etmektir. Yaşanan her olumsuz davranışın kayıt altına alınması, mümkünse yazılı delillerin oluşturulması büyük önem taşır. Şartlar uygunsa mobbing uygulayan kişiyle yapıcı bir iletişim kurulabilir; ancak bu durum baskıyı artırıyorsa mutlaka üst yönetime, ilgili kurumlara ya da hukuki mercilere başvurulmalıdır. Psikolojik destek almak da bu sürecin sağlıklı atlatılmasına yardımcı olur. Mobbing çalışma hakkına yapılan ciddi bir ihlaldir ve hiçbir koşulda normalleştirilemez. Sessiz kalmadan ve kendini suçlamadan yardım istemek en doğru yaklaşımdır” ifadelerini kullandı.

Muhabir: AYŞE OKAN SARICA/ÖZEL HABER