Veli-Der Antalya Şube Başkanı Tülin Koç, okullardaki fiziki yetersizlikler, deprem güvenliği ve artan öğrenci yoğunluğuna dikkat çekerek, riskli olduğu gerekçesiyle boşaltılan veya yıkılan okul binalarının yerine yenilerinin zamanında yapılmadığını söyledi. Koç, “Çocuklarımızın sağlığı ve güvenliği tehlikeye atılıyor” dedi.

‘OKUL YATIRIMLARI DURDURULDU’
Veli-Der Antalya Şube Başkanı Tülin Koç, okulların fiziki koşulları ve deprem güvenliğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Okul yatırımlarının yetersiz kaldığını belirten Koç, “Tasarruf adı altında okul yatırımları ve inşaatları durdurulmuş; başta deprem bölgesi olmak üzere ülke genelinde riskli olduğu gerekçesiyle yıkılan veya güçlendirmeye alınan okul binalarının inşaatları zamanında tamamlanmamıştır. Bakım, onarım ve tadilatı yapılmayan binalar çocuklarımızın sağlığını ve güvenliğini tehlikeye atmaktadır” ifadelerini kullandı.

Tülin Koç-4

6 Şubat depremlerinin ardından İstanbul'da depreme dayanıksız olduğu tespit edilen çok sayıda okulun tahliye edildiğini belirten Koç, “6 Şubat depremlerinin ardından İstanbul Valiliği (İSMEP kapsamında), kent genelinde depreme dayanıksız olduğu tespit edilen 90'dan fazla okulu tahliye ederek öğrencileri başka binalara nakletti” dedi.

‘900 OKULDAN 396’SI RİSKLİ BULUNDU’
Millî Eğitim Bakanlığı ile 15 üniversite arasında imzalanan “Eğitim Yapılarının Afetlere Karşı Güvenliği İş Birliği Protokolü” kapsamında yapılan çalışmalara da değinen Koç, “Protokol çerçevesinde incelenen 900 okul binasından 396'sının riskli bulunarak yıkıldığı bildirilmiştir” diye konuştu.

Koç, söz konusu verilerin henüz incelenmeyen okul binalarına ilişkin endişeleri artırdığını belirterek, “İncelenen binaların yüzde 40'ından fazlasının riskli çıkması, MEB'e bağlı henüz denetlenmemiş yaklaşık 60 bin kamu okulu binasının güvenliği konusunda ciddi endişelere yol açmaktadır” ifadelerini kullandı.

‘BİR BİNAYA 5 OKUL SIKIŞTIRILIYOR’
Riskli olduğu gerekçesiyle yıkılan veya boşaltılan okulların öğrencilerinin başka okullara yönlendirilmesinin ciddi fiziki sorunlara yol açtığını belirten Koç, “Yıkılan ve boşaltılan okullar nedeniyle birçok bölgede 2, 3 hatta 5 okulun aynı binaya sıkıştırılması; ikili eğitime geçilmesine, ders sürelerinin kısaltılmasına ve ciddi fiziki yetersizliklere neden olmaktadır” dedi.

Koç, ikili eğitim ve kalıcı yaz saati uygulamasının sakıncaları konusunda yıllardır uyarılarda bulunduklarını ifade ederek, “Ne var ki Bakanlık; güçlendirme veya risk gerekçesiyle binaları boşaltmakta, yenilerini zamanında inşa etmeyip okulları birleştirmekte ve bu geçici olması gereken çözümleri kalıcı uygulamalara dönüştürmektedir” diye konuştu.

‘ÇOCUKLARIMIZ EN AĞIR DARBEYİ ALIYOR’
Yaşanan tablonun eğitim hakkını ve kamu hizmetinin eşitliğini olumsuz etkilediğini savunan Koç, “Kamu hizmetinin sürekliliği ve eşitliği ilkelerini zedeleyen bu tablodan en ağır darbeyi çocuklarımız almaktadır” ifadelerini kullandı.

Eğitim hakkının kamusal bir sorumluluk olarak ele alınması gerektiğini vurgulayan Koç, “Bütçeden eğitime yeterli kaynak ayrılmalı, inşası bekleyen tüm okullar derhal tamamlanmalıdır. İkili eğitime ve kalıcı yaz saati uygulamasına son verilmeli, çocuklarımız için pedagojik, sağlıklı ve güvenli bir eğitim ortamı ivedilikle sağlanmalıdır” dedi.

Muhabir: AYŞE OKAN SARICA