EĞİTİM

Örnek yayında veda hüznü

Kepez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde yayımlanan Göğe Bakma Durağı Edebiyat ve Sanat Dergisi’nin son sayısı, derginin ortaya çıkmasında büyük emek harcayan öğretmen Ahmet Çapar’ın da öğrencilerine vedasına sahne oldu

Antalya Ekspres Gazetesi'nden Selim Çelik'in haberine göre, Antalya’nın eğitim ve kültür hayatına sessiz ama derinden yön veren anlamlı bir çalışma, Kepez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde hayat bulmaya devam ediyor. Kepez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde görev yapan Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni Ahmet Çapar örnek bir projeye imza attı. Çapar, okuldaki öğrencilerin sanatsal ve edebi eserlerinin yer aldığı bir dergi için çalışma başlattı.

Yılda iki kez yayımlanan, Ahmet Çapar’ın öncülüğünde ve öğrencilerin ortak emeğiyle yayın hayatını sürdüren "Göğe Bakma Durağı" dergisi, 4. sayısıyla okurlarının karşısına çıktı. Son sayıda da okuldaki öğrencilerin resimleri, edebi eserleri ve denemeleri yer aldı. Okul duvarlarını aşarak sanata ve edebiyata adanmış bir vaha halini alan dergi, bu sayısında hem derin bir sanatsal estetiği hem de burkulmuş yüreklere dokunan veda tonlarının da adresi oldu.

Ahmet Çapar, derginin akademik başarı odaklı bir eğitim anlayışına alternatif olarak gençlerin ruhsal ve sanatsal gelişimini merkeze alan bir çalışma olduğunu ifade etti. Çapar, çalışmanın isminin, adını aldığı Turgut Uyar’ın meşhur şiirinde olduğu gibi herkesi durup biraz "göğe bakmaya" davet ettiğinin de altını çizdi.

GENÇLERİN İÇ DÜNYASINA IŞIK TUTUYOR
Konu ile alakalı Ekspres’e konuşan Ahmet Çapar, “Göğe Bakma Durağı Edebiyat ve Sanat Dergisi'nin 4. sayısı yayımlandı. Dergi, Kepez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencilerinin şiir, yazı ve çizimlerinden oluşuyor. Yayın, gençlerin varoluş sancılarını, kaygılarını, umutlarını ve iç dünyalarını sayfalara taşıyor. Okulumuz bünyesinde çıkarılan edebiyat dergisi, sadece sayfalar dolusu yazı sunmuyor; sıraların arkasında sessizce çizen, koridorlarda gitarıyla dolaşan gençlerin iç dünyasına ve varoluş yolculuğuna ışık tutuyor” diyerek derginin içeriğini açıkladı.

SESLERİ DUYULSUN İSTEDİM
Dergi ile alakalı düşüncelerini paylaşan Çapar, “Bir dergi olsun istemedim sadece; kendini görünmez hisseden çocukların sesinin duyulduğu bir yer olsun istedim. Çizdiği resmi kimselere gösteremeyen bir öğrencinin cesareti olsun, bir köşede sessizce şarkı söyleyen bir gencin yankısı olsun istedim. Çünkü insan bazen yalnızca bir kişinin ‘Senin yaptığın şey çok kıymetli’ demesine ihtiyaç duyar” diye konuştu.

SON SAYI FARKLI BİR ANLAM TAŞIYOR
“Bu dergi yalnızca bir yayın değil; öğrencilerimin sesine, düşlerine ve arayışlarına açılan bir pencere oldu” diyen Çapar, “Benim için ise bu sayı ayrı bir anlam taşıyor. Yakında öğrencilerimden ayrılacak, büyük ihtimalle başka bir okulda görev yapacağım. Bu nedenle Göğe Bakma Durağı'nın bu sayısı, birlikte ürettiğimiz son sayı olabilir. Emeği geçen tüm öğrencilerime ve derginin basılmasında bizi destekleyen dostlara teşekkür ediyorum. Sayfalar arasında bıraktığınız izler, yollarımız ayrılsa da hep yaşayacak” ifadelerini kullandı.

MÜJDE HİSSEDİLDİ
Eğitimci kimliğinin ötesinde, öğrencilerini birer "dost ve yol arkadaşı" olarak gördüğünü belirten Çapar, “Dergiyi adeta görünmez ruhların ses bulduğu ortak bir kürsüye dönüştürdük. Ancak 4. sayının sayfalarında gezinen tek duygu üretim coşkusu değil; satırlara sinmiş buruk bir veda havası. Zira bu sayımızın ön sözünde ‘Bazı vedalar sessiz olmaz. İnsan, içinden bir parçayı geride bırakıyormuş gibi hisseder’ sözleriyle başlıyor. Bu, bir ayrılığın değil, öğrencilerin hayatında yakılan küçük bir ışığın sonsuza dek yaşayacağının müjdesini veriyor” diye konuştu. Ahmet Çapar, "Göğe Bakma Durağı"nın Kepez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nden yükselen bu sesinin, sanatın iyileştirici gücüyle gençlerin geleceğe daha cesur adımlarla yürümesini sağlamaya devam etmesini temenni etti.

MİSYONUNU DA AÇIKLADI
Derginin temel misyonu hakkında da konuşan Ahmet Çapar, “Görünmeyeni görünür kılmayı hedefledik. Kendini ifade etmekte zorlanan veya iç dünyasına çekilmiş genç yeteneklerin yazı, şiir, karakalem ve resim çalışmalarına özgür bir alan sunmak istedik. Bunun yanında hayata iz bırakılmasını amaç edindik. Klasik bir okul bülteninin ötesine geçerek estetik bir sanat-edebiyat algısı oluşturmak ve okulda hakiki bir usta-çırak ilişkisini canlandırmayı hedefledik. Son olarak da gençleri popüler kültürün tüketim hızından çekip; doğaya, satranca, müziğe, resme ve derin okumalara yönlendirmek istedik” diye konuştu.