Antalya Çağdaş Eğitim ve Kültür Vakfı (ANTÇEV), 1995 yılında 228 gönüllünün katılımıyla eğitimde fırsat eşitliğine katkı sağlamak amacıyla kuruldu. Aradan geçen 31 yılda burs desteğinin yanı sıra çocukların sosyal, kültürel ve kişisel gelişimlerine yönelik atölyeler, söyleşiler ve eğitim çalışmaları da yürüten vakıf, çalışmalarını sürdürüyor. ANTÇEV Yönetim Kurulu Başkanı Figen Bostancı, eğitimde yaşanan sorunlardan çocuk yoksulluğuna, üniversite öğrencilerinin ekonomik güçlüklerinden vakfın gelecek hedeflerine kadar pek çok konuda değerlendirmelerde bulundu. Bostancı, çağdaş eğitimin bilimsel düşünme, sorgulama ve kendini ifade etme becerilerini geliştirmesi gerektiğini belirterek eğitim alanında kapsamlı bir değişime ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.

İşte Başkan Bostancı’nın Ekspres’ten Selim Çelik'e verdiği röportaj:

1.ANTÇEV, 1995 yılında 228 gönüllünün katılımıyla kuruldu. Vakfın kuruluşuna öncülük eden ihtiyaç neydi? Aradan geçen 31 yılda ANTÇEV’in eğitim ve toplum anlayışı nasıl değişti?

ANTÇEV, evet, 1995 yılında kuruldu.

Biz 1990’da ODTÜ Mezunlar Derneği Antalya Şubesi’ni kurmuştuk ve salı akşamları Salı Söyleşileri düzenliyorduk. Bu söyleşilerde üniversitede okuyan, ekonomik desteğe gereksinim duyan öğrencilerin durumu ve ODTÜ’yü kazanan Antalyalı öğrencilere katkı sağlama konusu gündeme geliyordu. Ve dernek olarak bu istekleri karşılamak güçtü, ayrıca sürekli bir sistem oluşturmak gerekiyordu. Yöntem bir vakıf oluşturmaktı. Çevremizdeki aydın, eğitimci, meslek sahibi ve iyiliksever 228 kişi gönül birliğiyle ANTÇEV’imizi kurduk.

Eğitim ve toplumsal bakış açımızda; 31 yıla anlayışımız değişmedi. Çağdaş eğitime gönül veren; Cumhuriyet ile Atatürk ilke ve devrimlerine sadık bir vakıfız.

2. Vakfınızın temel hedefleri arasında bilimsel düşünen, sorgulayan, araştıran ve kendini ifade edebilen gençlerin yetişmesine katkı sağlamak bulunuyor. Bugünün Türkiye’sinde çağdaş eğitim sizin için ne ifade ediyor?

Misyonumuz ve vizyonumuz gereği; bilimsel düşünen, sorgulayan, araştıran, kendini ifade edebilen ve ekonomik anlamda gereksinimi olan gençlerin yetişmesine katkı sağlamak ana hedefimiz.

Günümüz Türkiye’sinde, ülkemizde çağdaş eğitim normlarından uzaklaşıldığı bir gerçek. Eğitimle ilgili pek çok sorunumuz var. Her kademede farklı sorunlar olmakla birlikte: meslek liselerinin artırılması, müfredatların bilimsel uygunluğu, öğrencilerin güvenliği, sınav sistemi, özel okullar ve dershaneler, eğitimcilerin eğitimi vb. yalnızca birkaçı.

3. ANTÇEV’in bugüne kadar yaklaşık 2 bin öğrenciye karşılıksız burs verdiği belirtiliyor. Bu öğrencilerin kaçına ulaştınız, kaçının eğitim hayatına devam etmesine katkı sundunuz? Vakfın çalışmalarının somut sonuçlarını nasıl ölçüyorsunuz?

ANTÇEV bugüne değin, 31 yılda binlerce öğrenciye destek aldı, burs verdi. Ancak bu öğrencilere ulaşmak mümkün değil. Çünkü yalnızca dönemlik ya da bir yıllık burs alanlar da oldu. Antalya’dan ayrılan, telefonunu değiştiren öğrencilerimize ulaşmakta, matematiksel olarak sayı belirtmekte çok güç. Ancak ulaşabildiğimiz ya da bize ulaşan öğrencilerden çok duygusal geri dönüşler alıyoruz.

4. Üniversite öğrencileri barınma, beslenme, ulaşım ve eğitim giderleri karşısında ciddi ekonomik güçlüklerle karşılaşıyor. ANTÇEV’in 2026-2027 eğitim öğretim dönemindeki bursiyer sayısı, burs miktarı ve toplam destek bütçesi nedir?

Tabii ki, bizim ve bizimle aynı amaca hizmet eden, burs veren dernek ve vakıflar bu gerçekleri bildikleri için yola çıkmışlardır. ANTÇEV’in 2026-27 Eğitim ve Öğretim döneminde şartlılar da dâhil olmak üzere 200 bursiyeri oluştu. Bu yıl için belirlenen aylık burs ücreti 4000 TL.

5. Vakfınızın yayımladığı bilgilere göre 2025-2026 akademik yılında üniversite bursu aylık 3 bin TL olarak belirlenmişti. Artan yaşam maliyetleri karşısında bu desteğin öğrencilerin ihtiyaçlarını karşılama düzeyini nasıl değerlendiriyorsunuz? Burs miktarını artırmaya yönelik bir planınız var mı?

Geçen yıl burs ücretimiz aylık 3000 TL idi. Öğrencilerimiz bizim dışımızda da devletten ve benzer kurumlardan burs alabiliyor. Günümüz koşullarında idare etmek çok zor tabi ancak bağışçılarımızın sayısı ile orantılı olarak arttırabiliyoruz.

6. ANTÇEV üniversite burslarında Akdeniz Üniversitesi’nde lisans eğitimi alan öğrencilere odaklanıyor. Bursiyer seçiminde hangi ölçütleri esas alıyorsunuz? Maddi ihtiyacın yanı sıra öğrencinin başarısı, yetenekleri ve sosyal koşulları nasıl değerlendiriliyor?

Önceki bir-iki yıl orta ve lise öğrencilerine de burs sağladık. Ancak iletişimde zorlandık ve aidiyet duygusu oluşturamadık. Dolayısıyla yine yalnızca Akdeniz Üniversitesi öğrencilerine yöneldik.

Bursiyer seçiminde önceliğimiz başarılı ama maddi desteğe gereksinim duyan öğrencilere ulaşmak. Ailenin ekonomik düzeyi, geçim koşulları, kardeş sayısı da önemli. Ayrıca vakfımızı tanıtıyor, ilkelerimizi iletiyor, sohbetlerde aidiyet duygusu kazandırabilme olasılığını da göz önüne alıyoruz.

7. Maddi imkânsızlıklar nedeniyle üniversite eğitimini bırakmak zorunda kalan ya da istediği bölümü tercih edemeyen gençlerle karşılaşıyor musunuz? Size ulaşan öğrencilerin yaşadıkları, Türkiye’de eğitimde fırsat eşitliği konusunda nasıl bir tablo ortaya koyuyor?

Ekonomik olanaksızlıklar nedeniyle eğitimini bırakan, istediği bölüme giremeyen çok öğrenci var tabii. Fırsat eşitsizliği nedeniyle üniversite eğitimine ulaşamayan öğrenciler olduğu gibi o olanaksızlıklar içinde çabalayıp Tıp Fakültesi'ne giren birçok öğrencimiz de var.

Fırsat eşitsizliği bir gerçek. Ülkemin her noktasında aynı eğitimi niteliksel ve niceliksel anlamda uygulamak mümkün değil.

8. Burs desteğini yalnızca maddi yardımla sınırlı tutmamak adına bursiyerlerinize mentorluk, mesleki yönlendirme, staj veya iş hayatına geçiş desteği sunuyor musunuz? Mezun olan öğrencilerle ilişkinizi nasıl sürdürüyorsunuz?

ANTÇEV’imiz diyorum dikkat ederseniz. Bursiyerlerimizin, ANTÇEV Atölye öğrencilerimizin vakfımızı evleri gibi görmelerini istiyoruz. İletişimimizi sürdürmek ana hedefimiz. O nedenle de “aidiyet” duygularını geliştirmeye çabalıyoruz. Bizi, aydan aya burs ücretlerini ödeyen, bankamatik kartı gibi görmelerini istemiyoruz. Birlikte buluşmalar, kahvaltılar, etkinlikler, eğitimler organize ediyoruz. Mezun olduktan sonra da iletişimde kalmayı, izlemeyi sürdürmeyi arzuluyoruz. Ki bu noktada başarılı olduğumuz birçok örneğimiz var.

9. ANTÇEV, 2025 yılında Liselilerin Eğitim Sorunları Çalıştayı düzenledi. Çalıştayda öne çıkan en önemli sorunlar nelerdi? Hazırlanan sonuç raporunda hangi çözüm önerileri yer aldı ve bunlardan hangileri hayata geçirilebildi?

Liselilerin Eğitim Sorunları Çalıştayı’nı; Akdeniz Üniversitesi Öğretim Üyeleri Derneği, Veli Der ... ile birlikte düzenledik. Prof. Dr. Memduh Sami Taner, Prof. Dr. Hilmi Uysal ve lise öğretmenlerimizin katkıları çok büyük.

Öncelikle sorunlarını masaya yatırıp, duygu ve düşüncelerini, çözüm önerilerini dile getirerek adeta “Biz Türkiye’nin, ülkemizin geleceğiyiz” mesajını veren liseli gençlerimiz umudumuzu yükseltti. Liselilerin sorunları çok çeşitli olmakla birlikte; okul kitapları, müfredatın sürekli değişmesi, beslenme, kantinlerin olumsuz durumu, okulda zaman geçirme isteğinin yok edilmesi vb. başı çekmekte.

10. Antalya turizm kenti olmasına rağmen kentte yaşayan ailelerin ekonomik koşulları birbirinden oldukça farklı. Sizce Antalya’da çocukların eğitime erişiminde gelir eşitsizliği, barınma sorunları ve ailelerin ekonomik durumu nasıl bir rol oynuyor?

Antalya turizmin başkenti evet… Ancak çok fazla kırılgan bölge, mahalle var. Ekonomik yetersizlik, ailelerin bakış açısı, kültürel sorunlar nedeniyle Antalya’da eğitime erişimin dışında Antalya’nın güzelliğini yaşayamayan, tarihi yerlerini göremeyen, denize bilge giremeyen çok çocuk ve genç olduğunu düşünüyorum.

11. Eğitimde fırsat eşitsizliği yalnızca üniversiteye girişte değil, okul öncesinden lise son sınıfa kadar farklı aşamalarda yaşanıyor. Antalya’da hangi yaş grubundaki çocukların daha fazla desteğe ihtiyacı olduğunu düşünüyorsunuz?

Eğitimde fırsat eşitsizliği ger aşamada yaşanıyor, belirttiğiniz gibi okul öncesinden-üniversiteye kadar. Belediyelerin eğitim destekleri inkâr edilemez ama yeterli de değil. Devlet kurumları, bizler gibi STK ‘lar katkı sağlamak zorunda. Destek anlamında yaş grubu ayrımı yapmak çok zor, her aşamada etkin katkı sağlamak gerek eğitim adına.

12. Çocuk yoksulluğu, okul terkleri, çocuk işçiliği ve çocukların eğitimden uzaklaşması birbirini besleyen sorunlar. ANTÇEV’in çocuk hakları ve refahı alanındaki çalışmalarında karşılaştığınız en önemli eksiklikler neler? Kamu kurumlarına ve yerel yönetimlere bu konuda ne tür sorumluluklar düşüyor?

Çocuk hakları ve refahı konusundaki eksiklikler ne yazık ki saymakla bitmez. Yasal önlemler alınmadıkça, kamu kurumları işin içine girmedikçe çözüm sağlanamaz.

Aileler, beslenme ve sağlıklı barınma konusunda birçok bölgede çaresiz. Okula aç giden çocukların olduğu bir durumda hangi formal başarıdan söz edeceğiz? Sokakta yaşayan çocuklar, gençler, bağımlılar sorununu nasıl çözeceğiz? Ekonomik ve sağlıksız koşullarda yaşayan çocuklar okulu terk ediyor. Meslek Liseleri'ne gereken önem verilmedi, oysa ara eleman sorunu bu okullardan mezun olanlarla çözülecekti. Bunun yerine çok yanlış bir uygulama MESEM’leri oluşturdular ki ne acılar çekildiğini tüm ülke gözlemledi.

13. Vakfınız akran zorbalığı, çocukların gelişimi ve aile-çocuk iletişimi üzerine atölye ve eğitimler düzenledi. Okullarda ve ailelerde bu sorunların çözümü için hangi yaklaşımın benimsenmesi gerektiğini düşünüyorsunuz?

Akran zorbalığı ve Aile içi iletişim ile ilgili her yıl mutlaka bir etkinlik düzenliyoruz. Uzmanlarımızdan destek alıyoruz, psikolog, pedagog, psikolojik danışman eğitimcilerle hazırlıyoruz programları. Konferans, seminer ve atölye çalışmaları biçiminde hem çocuklarımıza hem de ailelerine ulaşmaya çalışıyoruz. İnanıyoruz ki sorunların aşılması ve çözümünde öncelik, ailelerin bakış açısını değiştirmek, konu ile ilgili bilgilenmelerini sağlamak. Bildiğiniz gibi önceleri ‘’ebeveyn merkezli’’ bir davranış sistemi söz konusuydu, yanlışları görüldü, otoriter tek merkezli eğitimden uzaklaşıldı. Ama yerini çok hızlı biçimde ‘’çocuk merkezli’’ sistem aldı. Doğal olarak aileleri çocukların yönettiği bilimsel yapıya oturmamış bu sistemin de yanlışlarını, yarattığı sorunları gözlemliyoruz.

14. ANTÇEV, “Yerel Eşitlik İçin Muhtarlarla Omuz Omuza” projesine de katılıyor. Bu kapsamda çocuk yoksulluğu, kadına yönelik şiddet, yaşlıların ve engellilerin sorunları gibi alanlarda nasıl bir çalışma yürütüyorsunuz? Antalya’da bu projenin ölçülebilir hedefleri neler?

Yerel Eşitlik İçin Muhtarlarla Omuz Omuza’’ projesi TÜKD Antalya Şubesi tarafından oluşturulmuş, yürütücülüğünü Prof. Dr. Fulya Sarvan hocamızın üstlendiği bir proje. Biz ANTÇEV olarak paydaşıyız. İçeriği çok geniş; aile yoksulluğu, aile içi şiddet, kadınların, engellilerin, yaşlıların, bağımlıların sorunları vb. Çözümleri noktasında yerel yönetimlerle, muhtarlarımızla iş birliği yapılıyor. Belediyelerimiz, muhtarlarımız ve katılımcı STK’larla seminerler, toplantılar yapıldı, çok nitelikli bir rehber hazırlandı TÜKD Antalya Şubesi tarafından. Gerçekten alkışlanacak bir proje başlattı ve uyguluyor TÜKD Antalya Şubesi. Biz de ANTÇEV olarak; kendi mahallemizde muhtarımızla birlikte mahalleli kadınlara, çocuklarımızın velilerine eğitim programları başlattık geçtiğimiz dönem, yine sürdüreceğiz.

15. Dijitalleşme ve yapay zekâ eğitim hayatını hızla dönüştürüyor. Vakfınızın çocuklara yönelik dijital okuryazarlık eğitimleri bulunuyor. Çocukların teknolojiye erişimiyle teknolojiyi doğru ve güvenli kullanabilmesi arasındaki farkı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Dünyada dijitalleşme ve yapay zekanın hızla gündem olması, uygulanması ülkemizi de etkiledi. Ancak bilgisayar, internet, sosyal medya, yapay zeka kullanımının yararlı olduğu kadar zararları da gözlendi. ANTÇEV olarak tam da bu noktada farkındalık geliştirerek ne yapmalıyız? dedik. ANTÇEV Atölye öğrencilerimizin de diğerleri gibi telefonla çok ilgilendiğini ve bunu doğru alışkanlıklara döndürme yolunun ‘’ dijital okur yazarlık’’ eğitimi ile mümkün olabileceğini düşündük. ANTÇEV Bilgisayar Atölyemizi; ABD de bulunan TPF ile gerçekleştirdiğimiz proje sonucunda aldığımız hibe yardımıyla oluşturduk. Eğitim desteğimizi Akdeniz Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü 3.sınıf öğrencilerinden alıyoruz.

16. ANTÇEV, eğitim burslarının yanında resim, tiyatro ve İngilizce gibi alanlarda atölyeler de düzenliyor. Kültür-sanat faaliyetlerinin çocukların özgüveni, yaratıcılığı ve eğitim başarısı üzerindeki etkisini nasıl gözlemliyorsunuz?

Biz son dört yıldır ANTÇEV Resim, Tiyatro, Bilgisayar, Şiir, Okuma, Satranç Atölyeleri oluşturduk. Her yıl değişik öğrencilerimizle bu atölyeleri geliştirdik, zenginleştirdik. Çocuklarımıza olanak sağlandığında yeteneklerini, öz güvenlerini, yaratıcılıklarını nasıl geliştirdiklerini gördük. Ve bu sosyal çalışmaların ders başarısını da arttırdığını fark etmek bizleri mutlu etti.

17. Vakfınız bilimsel ve kültürel söyleşilerle farklı konularda toplumsal farkındalık oluşturmayı hedefliyor. Bu etkinlikleri düzenlerken konu ve konuşmacı seçimlerini nasıl yapıyorsunuz? Antalya’da kültür ve düşünce hayatının geliştirilmesi için hangi alanlarda eksiklik görüyorsunuz?

ANTÇEV Söyleşileri’ni ayda iki kez gerçekleştiriyoruz. Bilimsel, kültürel, sanatsal alanlarda kendini kanıtlamış, üretken güncel konulara hakim bilim insanı ve sanatçılarımızı Yönetim Kurulu’muzda değerlendirip saptıyoruz ve kendilerini davet ediyoruz. Duyurularımızla etkinliğe katılan konuklarımız ANTÇEV’imizden ayrılırken konu ile ilgili bilgilenmiş, konuşmacı konuğumuzla iletişim sağlamış olarak mutlu gidiyor evine. Antalya’da kültür ve düşünce alanında birçok çalışma yapılıyor ancak çok dağınık. Yine de tüm emek verenlerin yüreğine sağlık diyorum.

18. ANTÇEV’in çalışmalarında gönüllüler ve bağışçılar önemli bir yer tutuyor. Artan ekonomik güçlüklerin yaşandığı bir dönemde burs kaynaklarını sürdürülebilir kılmakta zorlanıyor musunuz? Daha fazla öğrenciye ulaşabilmek için nasıl bir destek modeline ihtiyaç duyuyorsunuz?

ANTÇEV olarak ana hedeflerimizin başında bağışçı ve gönüllü sayımızı arttırmak olsa da, son yıllardaki ekonomik sıkıntılar, zorluklar bağışçı sayımızı azalttı. Şartlı burslarımız da dahil burs bağışçılarımızın tümüne minnettarız.

Daha önce de bir çalıştayda sözünü ettiğim gibi örneğin; her kurum, kuruluş, şirket kendi bünyesinde bir “burs kotası” oluştursa, yalnızca bize değil burs veren tüm STK’lara destek sağlanmış olur.

19. Önümüzdeki üç ila beş yıllık dönemde ANTÇEV’in öncelikli hedefleri neler olacak? Bursiyer sayısını artırmak, yeni eğitim projeleri geliştirmek ya da Antalya’da daha geniş kesimlere ulaşmak konusunda somut planlarınız var mı?

2000 li yılların başında Avrupa Birliği projeleri yapmıştık. Uzun yıllardır proje davetlerini göremiyor, ulaşamıyoruz yada ülkemize davet azaldı. Dolayısıyla bir eğitim projesi yapmak arzumuz. Bunun yanında süregelen özgün ve paydaş projelerimizi, ANTÇEV Atölyelerimizi, Film İzleme ve Okuma etkinliğimizi, ANTÇEV Söyleşileri’mizi sürdüreceğiz. ANTÇEV’imizi en iyi biçimde daha geniş kitlelere tanıtmak, ortak proje ve çalışmalar yapmak hedefimiz.

20. Eğitim alanında yaşanan sorunları yalnızca vakıfların ve sivil toplum kuruluşlarının çalışmalarıyla çözmek mümkün değil. Millî Eğitim Bakanlığına, yerel yönetimlere, üniversitelere ve Antalya’daki hayırseverlere çağrınız ne olur? Eğitimin geleceği için bugün atılması gereken en önemli adım sizce nedir?

Daha önceki bir sorunuzun içeriğinde de ilettiğim gibi eğitim alanındaki sorunları yalnızca bizler yani vakıflar ve çeşitli STK’lar ile çözümlemek mümkün değil. MEB, Yerel Yönetimler, Üniversiteler sistemli biçimde birlikte çözüm bulmak zorundalar. Bizler; seminerler, konferanslar, çalıştaylar, proje ve etkinliklerle sesimizi duyurmaya, dikkat çekmeye çalışıyoruz. Ancak eğitimin geleceği için çok geniş kapsamlı, çağdaş ve hızlı biçimde büyük bir değişime ihtiyaç var.

Kaynak: ANTALYA EKSPRES GAZETESİ