Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği (BAİB) Yönetim Kurulu Üyesi ve BAİB Başkan Adayı Mehmet Ali Can Ekspres'ten Selim Çelik'e konuştu. Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği (BAİB) mevcut yönetim kurulu üyesi ve yapılacak seçimlerde adaylığını açıklayan Mehmet Ali Can, Batı Akdeniz bölgesinin ihracattaki sorunlarından kur ve enflasyon arasındaki makasa, bürokratik engellerden seçilmesi durumunda hayata geçireceği projelere kadar birçok konuda açıklamalarda bulundu.

B A I B D E C A N A D A Y L I G I N I A C I K L A D I 1113385 330524

İşte Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği (BAİB) Yönetim Kurulu Üyesi ve BAİB Başkan Adayı Mehmet Ali Can röportajı:

- Kendinizden, eğitim ve iş hayatınızdan kısaca bahsedebilir misiniz?
1980 yılında Konya’da doğdum, eğitim hayatımı Antalya’da tamamladım. Selçuk Üniversitesi İşletme Bölümü’nden mezun olduktan sonra, çocukluğumdan bu yana içinde bulunduğum aile şirketimizde aktif olarak çalışmaya başladım. Yıllar içinde farklı sektörlerde edindiğim tecrübelerle işimizi büyüttük, ihracat alanında önemli adımlar attık. Bugün hem sahayı bilen hem de ihracatın dinamiklerini yakından yaşayan bir iş insanı olarak bu yola çıktım. Firmamız BAİB’e bağlı aktif en eski yaş meyve sebze ihracatçısı ve ilk 10 ihracatçı içerisinde. Bu yüzden çocukluğumdan bu yana ihracatın içinde büyüdüm diyebilirim.

- Batı Akdeniz ihracatının bugün en büyük sorunu sizce nedir?
Bölge ihracatının en büyük sorunu, artan maliyetler karşısında rekabet gücünün zayıflaması ve stratejik planlamanın yeterince güçlü olmamasıdır. Finansmana erişim, Pazar rekabeti ve lojistik de önemli sorunlar arasında ama şu konu en önemli sorun demek mümkün değil. Çünkü yaş meyve ve sebze sektörünün ayrı, mermerin ayrı, kimyevi maddelerin ayrı sorunları var. Her sektörün kendi içerisinde majör problemleri bulunuyor. O yüzden genel sorunlar ayrı sektörlere özel sorunlar ayrı bir planlama istiyor.

- Başkan seçilmeniz halinde ilk 100 gün içinde hangi somut adımları atacaksınız? Antalya, Burdur ve Isparta özelinde ihracat potansiyelini artırmak için ne tür projeler planlıyorsunuz?
Bizim öncelikli amacımız Batı Akdeniz ihracatının hem güncel sorunlarını ve çözümlerini hem de bölge ihracatının gelecek yol haritasını oluşturacak Batı Akdeniz İhracat Vizyon arama konferansını gerçekleştireceğiz. Bu biraz önce sorduğunuz ‘en önemli sorun nedir’ sorunusunun da hem cevabını verecek hem de çözümünü sunacak.

Bunun ile birlikte hızlı bir biçimde Yüksek İstişare Kurulu’muzu ve Genç İhracatçı Kulübümüzü devreye sokacağız. Biz seçimlerden önce de hep dile getirdiğimiz tebrübe ile gençliği bir potada bir araya getireceğiz.

- Genç ihracatçı kulübünden bahsettiniz bunu biraz açar mısınız? Bunun yanında kadınların ihracatçılığını teşvik etmek için ne gibi projeleriniz var?
Genç İhracat Kulübü bizim en önem verdiğimiz çalışmalarımızdan biri. Çünkü gençler geleceğin ihracatçıları olarak Türkiye ekonomisini büyütecek ve geliştirecek kişiler. Bizler de bu kulüpte eğitim ve mentorluk çalışmaları yapacağız. Bunun ile birlikte uluslararası bağlantılarla gençlerin önünü açacağız. İhracat yapmak isteyen, ihracata hevesi olan, uluslararası pazarlara açılmak için gençlerimizi sisteme dahil edeceğiz. Onları tecrübe buluşmalarıyla yeni bir vizyon kazanmaları için destekleyeceğiz. Ayrıca, kadınlarımız da bu programdan yararlanacaklar. Bizler kadınlarımıza ayrı bir proje yapmak yerine projelerimizin içerisinde daha çok yer almaları, daha aktif ve karar mekanizmalarının içerisinde olmaları konusunda destek vereceğiz.

- Mevcutta da yönetim kurulu üyesi olarak görev yapıyorsunuz. Şu anki yönetimden farklı olarak neler yapacaksınız?
Mevcut Başkanımız Ümit Mirza Çavuşoğlu ile birlikte bu dönemde güzel ve önemli işlere imza attık. İlk olarak mevcut yönetimden kalan kurumsal yapıyı güçlendirmek ve aldığımız tecrübe ve bayrağı daha yukarı taşımak için çalışacağız. Bizim hedefimiz mevcut Başkanımızın da içerisinde olduğu Yüksek İstişare ile geçmişten alacağımız tecrübeyi daha güçlü bir biçimde kurumsallaştırmak olacak.

Mevcut dönemde yapılan çalışmaların devamını sağlayıp, bu projeleri daha da güçlendirmeyi düşünüyoruz.

- Bölgedeki ihracatçıların en çok şikâyet ettiği bürokratik engeller nelerdir, bunları nasıl aşmayı düşünüyorsunuz?
İhracat süreçlerinde yaşanan izin, belge ve prosedür yoğunluğu önemli bir sorun. Bunun yanı sıra Avrupa Birliği ülkelerine ihracat konusunda özellikle yaş meyce ve sebze sektörünün kronik problemi olan ve mevcutta da mücadele ettiğimiz bir laborotuvar sorunumuz bulunuyor. Bu konular gerçekten uzun süredir süregelen ve her yönetimin de mücadele ettiği sorunlar. Bizler de bu sorunların çözümü konusunda BAİB olarak icracı değil ricacı bir kurumuz. Ancak biz ricacılığı da geçerek bu sorunların çözümü konusunda yol haritalarımızı belirleyip ısrarcı olacağız. İlgili kurumların, bakanlıkların ve bürokrasinin sorunların çözümü konusunda kapısını aşındıracak, çözüme ulaştırana kadar mücadele edeceğiz.

- Antalya bir tarım merkezi. Tarım ürünleri ihracatında katma değeri artırmak için nasıl bir strateji izlenmeli?
Katma değerli üretim şart. Markalaşma, işleme teknolojileri ve paketleme kalitesini artırarak ürünlerimizi daha yüksek fiyatla ihraç edebiliriz.. Ayrıca yeni pazarlar ve lojistik avantajlar üzerinde duracağız. Bunları sağlayarak katma değerli bir ihracat sağlayabiliriz. Bunun ile birlikte bölgemize özel olan coğrafi işaretli ürünlerimizin de yurtdışı pazarlarında yer bulması için tanıtım ve lobi çalışmaları yürütmeliyiz. Bu konularda da üniversiteler ve uzman kadrolar ile altyapısını oluşturduğumuz çalışmalar var. Bunları da seçimlerin hemen ardından devreye sokacağız.

M R T 7882

- Kurun enflasyondan daha az artması özellikle döviz ile iş yapan kesimleri mağdur ettiği ifade ediliyor. Bu konuda neler söylemek istersiniz? Bu bağlamda kur dalgalanmaları ve maliyet artışları ihracatçıyı nasıl etkiliyor, bu konuda çözüm önerileriniz neler?
Kur ve enflasyon dengesizliği ihracatçının maliyetlerini artırırken rekabet gücünü düşürüyor. Kur serbest bırakılırsa da ülkemizdeki enflasyon daha da tetiklenecek. Burada yapılması gereken “kuru serbest bırakalım uçsun” demek yerine ihracatçıya yönelik destek mekanizmalarının artırılması gerekiyor. Özellikle finansman ve kur destekleri artırılmalı.

- Küçük ve orta ölçekli işletmelerin ihracata daha fazla katılması için ne tür destekler sağlanmalı?
KOBİ’ler için eğitim, danışmanlık ve finansmana erişim kolaylaştırılmalı. Ayrıca e-ihracat ve dijital pazarlama alanında destekler artırılarak bu işletmelerin global pazarlara açılması sağlanmalı. Bugün artık yapay zekanın ve dijital ticaretin bu kadar öne çıktığı bir dönemde bu konuda hızlı bir biçimde çalışmalar yapılmalı.

- Özellik son dönemde akaryakıt fiyatları fırladı. Lojistik ve taşımacılık maliyetleri konusunda bölge ihracatçısının elini rahatlatacak projeleriniz var mı?
Bugün meydana gelen bu sorun ne yazık ki küresel ölçekte yaşanan bir savaşın yansımalarıdır. Burada özellikle bölge ihracatı için alternatif taşımacılık modelleri ve toplu lojistik çözümlerini tartışmalıyız. Antalya’nın demiryolu ulaşımına olan ihtiyacı artık çok ortadadır. Limana kadar ulaşacak bir demiryolu ulaşımı hem Antalya Limanı’mızı ihracatın yanı sıra ithalar limanına da çevirecek, buradaki maliyetlerin düşmesini sağlayacaktır. Ayrıca havayolu kargo taşımacılığında da atılacak bir adım hem lojistiğimizi güçlendirecek hem de bizim bu dalgalanmalardan daha az etkilenmemizi sağlayacaktır.

- Yeni pazarlara açılma konusunda özellikle hedeflediğiniz ülkeler veya bölgeler hangileri?
Bu konuda birinci önceliğimiz mevcutta devam eden UR-GE projelerini desteklemek ve yeni UR-GE projeleriyle çalışmalarımızı daha da artırmak olacak. Yurtdışı alım heyetleri davetleri, yurtdışı heyetleri ve yabancı alım heyetleri ile B2B görüşmeler organize edeceğiz.

Yeni pazarlar olarak da Afrika, Latin Amerika, Güneydoğu Asya ve Körfez ülkeleri gibi yükselen pazarlar başta olmak üzere dünyanın her yerinde her ihtiyaca yönelik çalışmalar ve üretim ağı oluşturmalıyız.

- Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı sürecine bölge ihracatçıları ne kadar hazır? Bu konuda nasıl bir yol haritası öneriyorsunuz?
Bölge ihracatçılarımızın bu sürece uyumu henüz yeterli seviyede değil. Bu nedenle sürdürülebilirlik eğitimleri, karbon ayak izi hesaplama destekleri ve yeşil dönüşüm projelerini hızla devreye alacağız. Bu konuda ilgili bakanmlıklar, TİM ve bağlı kuruluşlarla hızlı bir eğitim ve dönüşüm programını devreye alağız.

- Dijitalleşme ve e-ihracat konusunda birliğin rolü sizce ne olmalı?
Birlik, dijitalleşmenin öncüsü ve yol göstericisi olmalı. E-ihracat platformları ile işbilikleri, eğitim programları ve teknik desteklerle ihracatçının dijital dönüşümünü hızlandırmalıyız. Ayrıca hem Genç İhracatçı Kulübümüz de hem de dijital dönüşüm konusunda firmalarımıza bu mentorluğu bizler sağlamak istiyoruz.

- Turizm kenti olan Antalya’nın ihracatla entegrasyonunu artırmak mümkün mü, nasıl?
Elbette mümkün. Aslına baktığınız da turizm de bir ihracat modeli. Buraya gelen bir turist Batı Akdeniz’in ürünlerini görüyor. Burada tatil sırasında ilgisini çeken ürünlerin ticareti ile ilgili de bilgi alabileceği bir formül oluşturulabilir. Turizm ile ticareti entegre ederek yerli ürünlerin tanıtımını artırabilir, turistleri aynı zamanda potansiyel alıcıya dönüştürebiliriz.

- Son olarak, ihracatçılara ve birlik üyelerine neden sizi desteklemeleri gerektiğini tek cümleyle nasıl ifade edersiniz?
Çünkü biz sahayı bilen, ortak aklı esas alan, üyeyi dinleyen, birlikte yöneten, ihracatı geliştireceğimize inanan, çözüm odaklı çalışan ve gençliği ve tecrübeyi aynı potada sunan kararlı ve dinamik bir ekibiz.

Kaynak: Antalya Ekspres Gazetesi