Ekonomi İş Geliştirme ve Planlama Derneği (EKİPDER) Başkanı ve Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkan Adayı Reşat Güney, Antalya'nın mevcut ekonomik yapısının sürdürülebilir olmadığını belirterek kapsamlı bir değişim vizyonu ortaya koydu. Turizm gelirlerinin üretime, üretimin ise ihracata dönüşmesi gerektiğini vurgulayan Güney, teknoloji, eğitim, tarıma dayalı sanayi ve katma değerli üretimin kentin yeni büyüme alanları olması gerektiğini söyledi. Finansmana erişim, yüksek faiz yükü, sanayi altyapısı ve genç girişimcilerin desteklenmesi gibi başlıklarda somut projeler hazırladıklarını ifade eden Güney, ATSO'nun üyeleriyle daha güçlü bağ kuran, sahada olan ve çözüm üreten bir yapıya kavuşması gerektiğini dile getirdi.

İşte Ekonomi İş Geliştirme ve Planlama Derneği (EKİPDER) Başkanı ve Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkan Adayı Reşat Güney'in Ekspres'ten Selim Çelik'e verdiği röportaj:

1.ATSO Başkanlığına aday olma kararını nasıl verdiniz? Sizi bu göreve talip olmaya iten temel nedenler neler oldu?

Sürekli aynı seçimleri yaparak farklı sonuç beklemek Antalya iş hayatının yapmayacağını düşünüyorum. Çünkü 20 yıldır aynı profiller sürekli sistemde yer alıyorlar. Artık değişimin gerekliliği daha belirgin. Bu bir değişim hareketidir. Hareketin adı da BEYAZ. Bizim mottomuz 5T 1E. Tarım, turizm, taşımacılık, teknoloji, ticaret (5T), 1E ( Eğitim ). Teknoloji ve Eğitim kenti Antalya olsun istiyoruz. Antalya'nın potansiyeli mevcut tablonun çok üzerinde. Biz sadece bir seçim kazanmak için değil, gelecek 20 yılın ekonomik vizyonunu oluşturmak için yola çıktık. Artık sorunları konuşan değil, çözümleri hayata geçiren bir yönetim anlayışına ihtiyaç var.

2. ATSO’nun mevcut yapısında eksik gördüğünüz alanlar nelerdir? Göreve gelmeniz halinde ilk olarak hangi konulara odaklanacaksınız?

ATSO bugün üyeden kopuk bir görüntü veriyor. Oysa oda dediğiniz yapı üyeyle nefes alır. Sahaya inmeyen, üyeyi dinlemeyen bir sistem sürdürülebilir değil. İlk işimiz ATSO’yu yeniden sahaya indireceğiz. Ayrıca finansman, üretim ve ihracat başlıklarını merkeze alan bir yönetim modeli kuracağız. Her meslek grubunun sorunlarını yerinde dinleyen bir yönetim oluşturacağız. Üyeler sadece seçim dönemlerinde değil, yılın her günü yönetime ulaşabilecek. Şeffaflık ve hesap verebilirlik bizim temel ilkemiz olacak.

3. Seçimi kazanmanız durumunda iş dünyasına verdiğiniz en önemli üç vaat nedir?

Bir: İş insanının finansmana erişimini kolaylaştıracağız.

İki: Antalya’yı teknoloji ve üretim üssü haline getireceğiz.

Üç: ATSO’yu üyelerinin gerçek temsilcisi yapacağız.

Bizim vaadimiz laf değil, sahada uygulanacak projelerdir. Her vaadimizin arkasında uygulanabilir bir yol haritası bulunuyor. Sonuç odaklı çalışacağız ve üyelerimize düzenli olarak yaptıklarımızın hesabını vereceğiz. Güven veren bir yönetim anlayışı inşa edeceğiz.

4. Antalya ekonomisini bugün nasıl değerlendiriyorsunuz? Kent ekonomisinin güçlü ve zayıf yönleri nelerdir?

Antalya büyük bir ekonomi ama sağlıklı değil. Ben bunu şöyle tarif ediyorum: Bu şehrin “kalp damarları tıkalı.” Para dönmüyor, ticaret akmıyor. Turizm güçlü ama tek başına yeterli değil. Üretim zayıf, sanayi sınırlı, finansman sorunlu. Ekonominin tüm sektörleri birbirini beslemeli. Turizm gelirleri üretime, üretim ihracata dönüşmediği sürece sürdürülebilir büyüme mümkün olmaz. Biz bu döngüyü yeniden kurmak istiyoruz.

5. Antalya'nın turizm ağırlıklı ekonomik yapısının yanında hangi sektörlerin ön plana çıkarılması gerektiğini düşünüyorsunuz?

Artık bu şehirde teknoloji konuşmak zorundayız. Antalya bir teknoloji üssü olabilir, olmalı. Bunun yanında üretim, tarıma dayalı sanayi ve ihracat odaklı sektörler mutlaka güçlendirilmeli. Turizm tek başına bu şehri taşıyamaz. Sağlık teknolojileri, yazılım, yenilenebilir enerji ve katma değerli tarımsal üretim Antalya'nın yeni büyüme alanları olabilir. Bu alanlarda yatırım yapan girişimcileri desteklemek zorundayız. Geleceğin ekonomisi çeşitlilikten geçiyor.

6. İş dünyasına ve Antalya'ya hitaben yayımladığınız iki mektupta mevcut ATSO yönetimine yönelik sert eleştirilerde bulundunuz. Peki, ATSO'da değişim çağrısı yapan bir aday olarak üyelere somut olarak ne vaat ediyorsunuz ve seçilmeniz halinde ilk hangi adımları atacaksınız?

Evet Antalya’ya ve iş dünyasına hitaben yayınladığımız iki mektuptada geniş bir kitleye ulaştık. ATSO'nun yeniden üyelerinin söz sahibi olduğu, şeffaf ve katılımcı bir yapıya kavuşmasını hedefliyoruz. Bugün birçok üyemiz aidat ödediğini ancak karşılığını alamadığını düşünüyor. Öncelikle tüm meslek komitelerini daha etkin hale getirerek karar süreçlerini tabana yayacağız. Dijital dönüşüm, ihracat destekleri, finansmana erişim ve genç girişimcilerin önünü açacak projeleri hızla devreye alacağız. ATSO'yu sadece seçim dönemlerinde hatırlanan bir kurum olmaktan çıkarıp, üyelerinin her gün yanında olan bir çözüm merkezi haline getireceğiz. Antalya'nın turizm, tarım, ticaret ve sanayi potansiyelini ortak akılla büyütmek için çalışacağız. Böylece ATSO'nun kent ekonomisine yön veren gerçek bir güç haline gelmesini sağlayacağız.

Artık bu şehirde teknoloji konuşmak zorundayız. Antalya bir teknoloji üssü olabilir, olmalı. Bunun yanında üretim, tarıma dayalı sanayi ve ihracat odaklı sektörler mutlaka güçlendirilmeli. Turizm tek başına bu şehri taşıyamaz.

Bunun yanında her meslek grubuna özel çalışma masaları oluşturacağız. ATSO'yu sadece belge veren bir kurum değil, üyelerine danışmanlık sağlayan güçlü bir merkez haline getireceğiz. Üyelerimiz sorun yaşadığında ilk akıllarına gelen kurum ATSO olacak.

7. Son dönemde yüksek enflasyon, faiz oranları ve finansmana erişim sorunları iş dünyasını nasıl etkiliyor? Antalya özelinde en büyük sıkıntılar nelerdir?

Bugün iş dünyasının en büyük problemi faiz. İşletmeler krediye ulaşıyor ama faiz yükü altında eziliyor. Milyonlarca lira sadece faiz için ödeniyor. Bir de akaryakıt maliyetleri var. Bu maliyetler üretimi de ihracatı da vuruyor. Antalya’da bu etki daha sert hissediliyor. Birçok işletme yatırım planlarını ertelemek zorunda kalıyor. Nakit akışı bozulan firmalar ayakta kalma mücadelesi veriyor. Bu tabloyu değiştirecek güçlü finansman modellerine ihtiyaç var.

8. Özellikle KOBİ’lerin yaşadığı finansman sorunlarının çözümü için ATSO nasıl bir rol üstlenebilir?

ATSO sadece izleyen değil, müdahale eden bir kurum olmalı. Bankalarla özel anlaşmalar yapılmalı, üyeye özel finansman modelleri geliştirilmeli. KOBİ yalnız bırakılmamalı. Çünkü bu şehrin ekonomisini ayakta tutan onlar. Ayrıca ulusal ve uluslararası hibe programlarından daha fazla işletmenin yararlanmasını sağlayacağız. KOBİ'lerin proje hazırlama süreçlerinde de aktif destek vereceğiz. Her işletmenin büyüme fırsatına ulaşmasını istiyoruz.

9. Antalya'da sanayi yatırımlarının önündeki en büyük engeller sizce nelerdir? Organize sanayi bölgeleri ve üretim altyapısı yeterli mi?

Yeterli değil. Yer yok, maliyet yüksek, planlama eksik. Antalya sanayiye kapalı bir şehir gibi yönetiliyor. Bu anlayışı değiştirmek zorundayız. Yeni organize sanayi alanları ve lojistik altyapılar planlanmalı. Üreticinin önünü açmadan ekonomik büyümeden söz edemeyiz. Sanayi ile çevreyi birlikte koruyan bir model geliştirmek mümkün.

10. İş dünyasının kamu kurumları ve yerel yönetimlerden en önemli beklentileri nelerdir?

En büyük beklenti şu: İş dünyasını dinleyin. Kararlar sahaya bakılarak alınmalı. Bürokrasi değil, gerçek ekonomi konuşulmalı. Kamu ile özel sektör arasında sürekli diyalog mekanizmaları kurulmalı. Ortak akıl olmadan kalıcı çözümler üretilemez. Antalya bunu başarabilecek güce sahip.

11. Antalya’da genç girişimcilerin ve yeni nesil işletmelerin önünü açmak için hangi projeleri hayata geçirmeyi planlıyorsunuz?

Gençler bu şehirde kalmak istemiyor çünkü fırsat görmüyor. Biz girişimcilik merkezleri kuracağız, teknoloji yatırımlarını destekleyeceğiz. Antalya’yı gençler için cazip hale getireceğiz. Üniversitelerle daha güçlü iş birlikleri kuracağız. Gençlerin fikirlerini yatırıma dönüştürebilecekleri kuluçka merkezleri oluşturacağız. Beyin göçünü tersine çevirmek istiyoruz.

12. Dijital dönüşüm, yapay zekâ ve teknoloji yatırımları konusunda Antalya iş dünyasının mevcut durumunu nasıl görüyorsunuz?

Gerideyiz ama bu bir fırsat. Doğru adımlarla Antalya’yı teknoloji üssüne çevirebiliriz. Bunun için eğitim, yatırım ve vizyon gerekiyor. Bu konuda önemli bir projemiz var ve geçtiğimiz günlerde açıklamıştı. Antalya kesinlikle teknoloji başkenti olmalı. Antalya’nın Silikon Vadisi gibi neden hayal edemiyoruz? İşte biz bu hayalleri gerçekleştirmek için ATSO’ya adayız. Yapay zekâ, otomasyon ve dijitalleşme artık tercih değil zorunluluk. İşletmelerimizi bu dönüşüme hazırlamak için eğitim ve danışmanlık programlarını yaygınlaştıracağız. Geleceğin ekonomisi dijitalleşmeyle şekillenecek.

13. Antalya'nın ihracat potansiyelini yeterince kullandığını düşünüyor musunuz? İhracatı artırmak için hangi adımlar atılmalı?

Kesinlikle kullanamıyoruz. İhracat için üretim şart. Üretim için de destek şart. Bu zinciri kurmadan ilerleyemeyiz. Antalya'nın markalaşan ürünlerini dünya pazarlarına daha güçlü şekilde ulaştırmalıyız. Yeni ihracat pazarları oluşturmak için uluslararası fuar ve ticaret heyetlerine daha fazla önem vereceğiz.

14. Son yıllarda artan konut ve yaşam maliyetleri, işletmelerin nitelikli personel bulmasını zorlaştırıyor. Bu soruna ilişkin çözüm önerileriniz nelerdir?

Bu sorun artık kritik seviyede. Çalışan barınamıyor, şehirde kalamıyor. Bu sadece iş dünyasının değil, tüm şehrin sorunu. Ortak çözüm üretilmeli. Yerel yönetimler, kamu kurumları ve iş dünyası birlikte hareket etmeli. Çalışanların yaşam koşulları iyileştirilmeden üretimde verimlilik sağlamak mümkün değil. Bu konu artık ekonomik olduğu kadar sosyal bir meseledir.

15. Türkiye ekonomisinin önümüzdeki birkaç yıllık dönemine ilişkin beklentileriniz nelerdir? İş dünyası hangi risklere ve fırsatlara hazırlıklı olmalı?

Zor bir süreç olacak. Ama doğru adımlar atanlar kazanacak. Üreten, ihracat yapan ve teknolojiyi kullanan firmalar ayakta kalacak. Kısa vadeli dalgalanmalar yaşanabilir ancak uzun vadede rekabet gücünü artıran işletmeler öne çıkacaktır. Bu nedenle firmalarımızın dijitalleşmeye ve verimliliğe yatırım yapması gerekiyor.

16. ATSO Başkanı seçilmeniz halinde görev sürenizin sonunda Antalya iş dünyası sizi hangi başarılarla hatırlasın istersiniz?

Kavgayı bitiren, üretimi başlatan ve Antalya’yı ayağa kaldıran bir yönetim olarak hatırlanmak isterim. Bu nedenle tüm renkleri geçerek bembeyaz bir sayfa açtık. Eğer bu şehirde ticaret yeniden akmaya başlarsa, biz görevimizi yapmışız demektir. Benim için en büyük başarı, üyelerin "ATSO artık gerçekten bizim odamız oldu" demesidir. Görev süremizin sonunda daha güçlü bir ekonomi, daha mutlu bir iş dünyası ve geleceğe güvenle bakan bir Antalya bırakabilirsek, en büyük hedefimize ulaşmış olacağız.

Kaynak: ANTALYA EKSPRES GAZETESİ