Ziraat Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Ebru Kaçın, Tarım Kredi Kooperatifleri’nin gübre fiyatlarına zam geleceği için gübre satışını durdurduğunu belirterek, “Çiftçilerimiz Üretimine devam etmesi için yetkililerin gerekli koşulları sağlamasını istiyoruz” dedi.
Ekspres Gazetesi'nden Selim Çelik'in haberine göre, Ortadoğu’da patlak veren savaş tüm dünya piyasalarını alt üst etti. Özellikle dünya ticaretinin dörtte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nın artan saldırılar sonrası kapatılmasıyla hem akaryakıt fiyatları yükseldi hem de para birimleri ciddi değer kaybetti. Tüm bunların yanında tarımsal üretimde çok önemli bir yere sahip olan gübre ticareti de ciddi zarar gördü. Türkiye’nin kullandığı gübrelerin büyük bir kısmının imal edildiği İran’da çıkan savaş nedeniyle gübre tedariği zorlaşınca Tarım Kredi Kooperatifleri gübre satışını durdurdu. Ziraat Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Ebru Kaçın da üretimin devam etmesi için gübre satışlarının yeniden başlaması gerektiğini ifade etti.
TARIMDA CİDDİ SORUN OLACAK
Başkan Ebru Kaçın, “Bizler Antalya’da konvansiyonel tarım yapıyoruz. Sadece organik üretimle bu verime ulaşmamız mümkün değil. Konvansiyonel tarımda biz, ürettiğimiz bitkilere dışarıdan gübrelerle kimyasal ek takviyeler yapıyoruz. Antalya’da ve Türkiye’nin birçok noktasında üretim bu şekilde yapılıyor. Bu bağlamda gübrelerin üretildiği ve ülkemize geldiği birkaç ülke var. Bu gübrelerin bir kısmı İran, bir kısmı Rusya gibi ülkelerden geliyor. Bu ürünler hem savaş bölgelerinden hem de uzun yollardan geliyor. Dolayısıyla savaş sebebiyle tarım sektöründe ciddi bir problem söz konusu olacak. Savaş veya başka sebeplerle akaryakıt fiyatlarının yükselmesi, başta uzun mesafelerden gelen gübreler olmak üzere birçok ürünün fiyatını artıracak” diye konuştu.
GÜBRE SATIŞI DURDURULDU
Tarım Kredi Kooperatifleri’nin gübre satışını durdurduğunu, bunun üretimi ciddi şekilde sekteye uğratacağını söyleyen Ebru Kaçın, “Bu noktada önemli bir sorun da Tarım Kredi Kooperatifleri’nden kaynaklanıyor. Tarım Kredi Kooperatifleri söz konusu gelişmelerden sonra gübreleri satışa kapattı. Zam yapmayı bekliyor. Daha önce soğanda stokçuluk yapıldığında devlet müdahale etmişti. Kurumlarımız stokçuluğun suç olduğunu belirterek soğanların piyasaya sürülmesine ön ayak olmuştu. Ancak geldiğimiz noktada üreticilerimiz, ‘Daha önce devletin yapılmasını istemediği ve engellediği stokçuluğu şu anda Tarım Kredi Kooperatifleri yapıyor’ diye tepki göstermeye başladılar” ifadelerini kullandı.
ÜRETİME ARA VEREMEZLER
“Gübre firmaları satışı durdurdu. Zamlar kapıda. Zam yapmayı bekliyorlar” diyen Başkan Ebru Kaçın, “Tarım Bakanlığı arzda sorumlu olmadığını açıklıyor. Ancak Tarım Kredi Kooperatifleri’nin satışları durdurması çiftçiler tarafından stokçuluk olarak değerlendiriliyor. Çiftçiler üretim yapmak zorunda. Bu maliyet yükünün altında ezilirken üretime birkaç hafta dahi ara vermezler. Ancak gübreye ulaşamıyorlar. Buna bir çözüm bulunmalı” dedi.
GEREKLİ ŞARTLAR SAĞLANMALI
Ziraat Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Ebru Kaçın, “Devletimizin daha yapıcı olmasını, üretimin devam etmesi için gerekli koşulları çiftçilerimize sağlaması gerektiğini düşünüyoruz. Üstelik artık sadece üyelerine satış yapacağını da açıkladı. Daha önce sadece üye olanlara değil, tüm vatandaşlara satış yapıyordu” ifadelerini kullandı.
ÇÖZÜM YERELDE
“Savaş ortamının yarattığı bu durumlar tabii bizim açımızdan çok olumsuz. Biz tarımda enerji kaynağı olarak mazotu kullanıyoruz. Ekim, dikim, ilaçlama, hasat ve sürümde petrol ürünlerini kullandığımız için bu gelişmelerden ciddi şekilde etkileniyoruz” diyen Başkan Kaçın, çözümün yerel üretim ve yerli üreticiden geçtiğini vurguladı. Kaçın, “Bu tarz durumlarda en önemli çıkış yolu, milli üretim gücünün farkına vararak yerli üretim yapmaktan geçiyor. Bizim organik gübre potansiyelimiz nedir, kendi gübre kaynaklarımız nelerdir, ne kadar üretim yapabiliyoruz, dışa bağlı olmadan ne kadar üretim yapabiliriz gibi soruların önemi ortaya çıkıyor” dedi.
TEDBİR YERLİ ÜRETİMDEN OLMALI
Ebru Kaçın sözlerini, “Tarımsal üretim kadim bir öğretidir. Atadan oğula aktarılır. Yerel üretim önce kendi bölgesini besler, sonra fazlasıyla herkesi doyurur. Burada yerli tohum üreticilerimiz ve yerli gübre üreticilerimiz büyük önem kazanıyor. Buradaki üreticiden kastım şirketler değil; çiftçilerimizden bahsediyorum. Çünkü şirketler kâr etmediği zaman hemen sektörden çıkıyor, uzaklaşıyorlar. Bizim yerelden kalkınmamız, yerel destekle kendi sorunlarımızı çözmemiz, sorun ortaya çıkmadan yerel üretimle tedbirler almamız; bu model ile hem tedbir alıp hem de kendi vatandaşımıza katkı koymamız gerekiyor” ifadeleriyle sonlandırdı.