Jeofizik Mühendisleri Odası Başkanı Yüksel Karaman, sosyal medyada ‘300-500 metre derinlikte su buluyor’ iddiasıyla tanıtılan cihazlara karşı vatandaşları uyararak, bilimsel jeofizik yöntemlere dayanmayan bu cihazlarla sondaj kararı verilmemesi gerektiğini söyledi.

Jeofizik Mühendisleri Odası Başkanı Yüksel Karaman, sosyal medyada ‘300-500 metre derinlikte su buluyor’ iddiasıyla tanıtılan tablet tipi cihazlara karşı vatandaşları uyardı.

Karaman, yeraltı suyu aramalarında bilimsel jeofizik yöntemlerin kullanılması gerektiğini belirterek, bu cihazların ekranlarında gösterilen renkli görüntülerin gerçek bir yeraltı kesiti olarak değerlendirilemeyeceğini söyledi. Son dönemde özellikle sosyal medya platformlarında çeşitli tablet tipi cihazların yeraltı suyunu yüzlerce metre derinlikte tespit ettiği yönünde tanıtımlar yapılması, jeofizik mühendislerinin de uyarılarını beraberinde getirdi.

Jeofizik Mühendisleri Odası Başkanı Yüksel Karaman, bilimsel jeofizik yöntemlere dayanmayan cihazlarla yapılan su aramalarının vatandaşları maddi kayıplara uğratabileceğini ifade etti.

‘300-500 METREYİ GÖRDÜĞÜ İDDİASI BİLİMSEL DEĞİL’
Bazı cihazların ekranlarında 300-500 metre derinliğe kadar su tespiti yaptığı izlenimi oluşturulduğunu belirten Karaman, “Bir cihazın ekranında 300, 400 veya 500 metre gibi bir derinlik göstermesi, o derinlikte gerçekten ölçüm yaptığı anlamına gelmez. Bu tür cihazların ürettiği renkli görüntüler, bilimsel olarak doğrulanmış bir yeraltı kesiti değildir. Bu cihazlar uluslararası kabul görmüş jeofizik yöntem ve standartlarına uygun değil. Ölçüm geometrisi, elektrot dizilimi, veri toplama sistemi ve çözümleme algoritması bilimsel temellere dayanması gerekmektedir” dedi.

Yeraltı suyu araştırmalarında elektrik özdirenç, elektromanyetik ve sismik yöntemler gibi bilimsel temellere sahip tekniklerin kullanıldığını aktaran Karaman, “Gerçek bir jeofizik araştırmada fiziksel olarak ölçülebilen parametreler vardır. Ölçüm yöntemi ve geometrisi bellidir. Elde edilen veriler bilimsel yöntemlerle değerlendirilir ve jeolojik ve hidrojeolojik bilgilerle birlikte yorumlanır” ifadelerini kullandı.

04A2Abe2 A1B9 46D9 Aaa4 B3926Aeddd96

Yalnızca cihaz ekranında görülen renkli görüntülere bakılarak sondaj kararı verilmesinin doğru olmadığını belirten Karaman, “Renkli bir görüntünün jeolojik kesit olarak kabul edilebilmesi için arkasında bilimsel bir ölçüm, doğru veri toplama sistemi ve güvenilir bir çözümleme yöntemi bulunmalıdır” diye konuştu.

Yeraltı suyu aramalarının ciddi bir mühendislik çalışması olduğunu vurgulayan Karaman, vatandaşların cihazların pazarlama iddialarına göre hareket etmemesi gerektiğini belirterek şunları söyledi: “‘Burada kesin su var’, ‘500 metreyi görüyor’ gibi ifadelerle sondaj kararı verilmemeli. Yanlış bir değerlendirme, gereksiz ve yüksek maliyetli sondajlara neden olabilir. Doğru cihaz, doğru yöntem, deneyimli mühendis ve saha verilerinin bilimsel değerlendirilmesi birlikte ele alınmalıdır.”

Karaman, vatandaşlara çağrıda bulunarak, “Yeraltı suyu ararken bilime güvenin. Kullanılan cihazın hangi fiziksel yönteme dayandığını, hangi parametreyi ölçtüğünü ve sonuçların nasıl doğrulandığını mutlaka sorgulayın. Sadece tablet ekranındaki görüntülere bakarak sondaj kararı vermeyin” ifadelerini kullandı.

Kaynak: ANTALYA EKSPRES GAZETESİ