CUMHURİYET Halk Partisi (CHP) Antalya Milletvekili Cavit Arı, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) gerçekleştirdiği konuşmalarla Antalya’nın ve Türkiye’nin güncel sorunlarını gündeme getirdi. Milli Parklar Kanunu ve bölgedeki çevresel tehditler üzerine söz alan Arı, hem doğa katliamlarına hem de tarım sektöründeki barınma krizine dikkat çekti.

'FİNİKE'DE DOĞA KATLİAMI'

Konuşmasının ilk bölümünde Finike’deki taş ve mermer ocağı girişimlerini sert bir dille eleştiren Milletvekili Cavit Arı, bölgenin doğal yapısının bozulma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu belirtti. Boldağ Mahallesi’ndeki gelişmelere değinen Arı, şu ifadeleri kullandı: "Finike Boldağ Mahallesi'nde Gökliman üzerinde, Finike'nin en güzel yamacında, üstelik can kaybına, mal kaybına, doğal manzaranın bozulmasına yol açacak taş ocağı açılma girişimi hâlen devam ediyor. Bunun yanı sıra, yine Boldağ Mahallesi'nin hemen içerisinde, ilkokul bulunan bir yerde bir mermer ocağı açılmasıyla ilgili ÇED raporunun verildiğini öğrenmiş bulunmaktayız ve üstelik bu rapor birkaç gün önce verilen olumlu bir rapor."

Kararın arkasındaki siyasi iradeye tepki gösteren Arı, "Bu kararı alanlar, bu kararı aldıranlar ve arkasındaki siyasi destekçilere sesleniyorum. Sizde hiç vicdan yok mu? Finike'nin bu doğal güzelliğini bozmak için sonuna kadar mücadele ediyorsunuz. Yazıklar olsun!" diyerek tepkisini dile getirdi.

B O L D A Ğ G Ö K L İ M A N

'MİLLİ PARKLAR 99 YILLIĞINA BİRİLERİNE Mİ VERİLECEK?'

Görüşülmekte olan Milli Parklar Kanunu teklifi üzerine de değerlendirmelerde bulunan Arı, taşınmazların Özelleştirme İdaresi kapsamına alınmasını ve uzun süreli tahsisleri eleştirdi. Arı, 49 ve 99 yıllık tahsis sürelerinin kabul edilemez olduğunu savunarak, "Milli Parklar Kanunu içerisinde en önemli düzenlemelerden bir tanesi turistik tesisler, enerji hatları, altyapı projeleri ve özel işletmeler için söz konusu alanlarda kırk dokuz yıla kadar intifa hakkı verileceği, başarılı olursa doksan dokuz yıla kadar bu sürenin uzatılabileceğinden bahsedilmekte. Bir insan hayatının ortalama yetmiş beş yıl olduğunu varsayarsak, bir kişiye burası tahsis edildiğinde, elli yıl ilk dönemde... Ya, şimdi, cumhuriyetimiz 100'üncü yılını daha yeni tamamlamış, siz neredeyse bir devletin şu ana kadar geçen süresine tekabül edecek kadar birilerine bu ülkenin topraklarını vermekten imtina etmiyorsunuz" ifadelerini kullandı.

Milli Park

TARIM İŞÇİLERİNİN BARINMA DRAMI: NAYLON VE SAC BARINAKLAR İNSANİ DEĞİL

Antalya’daki örtü altı sebzecilik ve tarım üretimindeki temel bir soruna parmak basan Milletvekili Arı, 'icarcı' ve 'ortakçı' olarak bilinen emekçilerin yaşam koşullarının iyileştirilmesi gerektiğini belirtti. Mevcut yasakların üretimi baltaladığını ifade eden Arı, çözüm önerisini şu sözlerle sundu: "Özellikle sera bölgelerinde yani örtü altı sebzeciliğin çok yaygın olduğu illerde adı 'icarcı' 'ortakçı' 'yarıcı' diye ifade edilen işçilerin yani emekçilerin barındıkları evler insani koşullar taşımadığından dolayı yaşanan çok önemli bir sorun var. Tarım alanlarına yapı yapma yasağı nedeniyle naylon, sac, bakalitten yapılmış, korunaksız, soğuktan, sıcaktan, rüzgârdan etkilenen barınaklar var ve bu barınma yerleri nedeniyle insani koşul taşımayan bu ortamlar nedeniyle tarıma yeni ve kalifiye işçi maalesef ki gelmiyor."

Tarim İşçi̇si̇ 3

'2 MİLYON KİŞİYİ İLGİLENDİRİYOR'

Antalya’da yaklaşık 100 bin, Türkiye genelinde ise 2 milyon kişiyi ilgilendiren bu sorunun çözümü için imar düzenlemesi talep eden Arı, sözlerini şöyle noktaladı: "Tarım yapılmak ve tarımda çalışmak koşuluyla orada bir yaşam olması yönünden bir imar uygulamasına geçici de olsa izin verilmesi ve o tarım faaliyetinde, o alanda bulunduğu sürece o yapının orada kalabilmesi ön koşuluna bağlı olarak insani yapıların yapılmasına imkân tanınmalı. O vatandaşlarımız da insani değerlere uygun yerlerde kalabilmeli, yaşayabilmeli."

Tarim İşçi̇si̇

Kaynak: ZAFER GÜVENÇ