TÜRK Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Antalya İl Koordinasyon Kurulu tarafından 19 Eylül Mühendis, Mimar ve Şehir Plancıları Dayanışma Günü dolayısıyla yapılan açıklamada, 19 Eylül 1979 İş Bırakma Eylemi’nin 47’nci yıl dönümüne dikkat çekildi. Açıklamada mühendis, mimar ve şehir plancılarının çalışma yaşamında karşılaştığı düşük ücret, işsizlik, güvencesizlik ve mesleki hak kayıpları gündeme getirilirken ortak mücadele çağrısı yapıldı.

19 EYLÜL 1979 İŞ BIRAKMA EYLEMİNE VURGU

TMMOB, açıklamasında 47 yıl önce hak kayıpları ve ücret adaletsizliklerine karşı gerçekleştirilen iş bırakma eylemini hatırlattı. Eylemin, mühendis, mimar ve şehir plancılarının örgütlü mücadelesi açısından tarihsel bir dönüm noktası olduğu ifade edildi: “Bundan tam 47 yıl önce meslektaşlarımızın yaşadığı hak kayıplarını ve ücret adaletsizliklerini protesto etmek için TMMOB’nin çağrısıyla gerçekleştirilen iş bırakma eyleminde; maden ocaklarından enerji santrallerine, fabrikalardan şantiyelere, kamu kurumlarından limanlara kadar pek çok iş yerinde üretim durdurulmuş, mühendis, mimar ve şehir plancılarının örgütlü gücü ülkenin dört bir yanında görünür hale gelmiştir.

Bizler için 19 Eylül İş Bırakma Eylemi, ülkesi için düşünen, planlayan ve üreten mühendis, mimar ve şehir plancılarının kendi öz güçlerinin farkına vardığı; mesleki haklarımız ile halkımızın ortak çıkarları arasındaki ayrılmaz bağın güçlü biçimde ortaya konulduğu tarihsel bir dönüm noktasıdır.”

'47 YIL SONRA SORUNLARIMIZ SÜRÜYOR'

Açıklamada, mühendis, mimar ve şehir plancılarının ekonomik koşullarına ilişkin değerlendirmelere de yer verildi. Yapılan açıklamada; hayat pahalılığı, düşük ücret, işsizlik ve güvencesizliğin meslektaşlarının yaşam koşullarını zorlaştırdığını öne sürdü: “Aradan geçen 47 yıla rağmen mühendis, mimar ve şehir plancılarının yaşadığı pek çok temel sorun bugün daha da ağırlaşmış durumdadır. Derinleşen ekonomik kriz, yüksek hayat pahalılığı, düşük ücretler, işsizlik ve güvencesizlik meslektaşlarımızın yaşam koşullarını her geçen gün daha da zorlaştırmaktadır. Uzun yıllar eğitim gören, bilimsel ve teknik bilgi birikimiyle ülkenin gelişimine katkı sunması gereken mühendis, mimar ve şehir plancıları geçim kaygısıyla, işsizlikle ve meslek dışı çalışma baskısıyla karşı karşıya bırakılmaktadır.”

'MÜHENDİSLİK, MİMARLIK VE ŞEHİR PLANCILIĞI BİRER KAMUSAL HİZMETTİR'

TMMOB, meslek alanlarında yaşanan sorunların kamu hizmetleri ve kentlerin geleceğiyle de bağlantılı olduğunu belirtti. Bilimsel ve teknik bilginin kamu yararı doğrultusunda kullanılması gerektiğinin altı çizildi: “Mühendislik, mimarlık ve şehir plancılığı birer kamusal hizmettir. Mesleklerimizin temelinde toplumun sağlıklı, güvenli ve nitelikli bir çevrede yaşama hakkı vardır. Bilimsel ve teknik bilgi kamu yararından koparıldığında bunun bedelini yalnızca meslektaşlarımız değil, bütün toplum ödemektedir.”

KAMUDA TEKNİK PERSONEL İSTİHDAMI ÇAĞRISI

Kamuda çalışan mühendis, mimar ve şehir plancılarının koşullarına da değinilen açıklamada; ücretler, özlük hakları, iş yükü ve istihdam başlıkları öne çıkarılırken kamu kurumlarında teknik personel sayısının artırılması gerektiğini ifade edildi “Kamuda çalışan mühendis, mimar ve şehir plancıları düşük ücretler, özlük haklarındaki kayıplar, liyakatsiz atamalar, ağırlaşan iş yükü ve güvencesiz istihdam biçimleriyle karşı karşıyadır. Kamu kurumlarında yıllardır azaltılan teknik personel kadroları hem çalışan meslektaşlarımız üzerindeki sorumluluğu artırmakta hem de kamunun planlama, uygulama ve denetleme kapasitesini zayıflatmaktadır. Kamuda teknik hizmetlerin güçlendirilmesi ve nitelikli kamu hizmetinin güvence altına alınması için yeterli sayıda mühendis, mimar ve şehir plancısının güvenceli kadrolarla istihdam edilmesi zorunludur.”

kadın mühendis 2

ÖZEL SEKTÖRDE ÜCRET VE ÇALIŞMA KOŞULLARI

Özel sektörde çalışan meslektaşlarının yaşadığı sorunlara da yer verilena açıklamada, düşük ücret, uzun çalışma süreleri, kayıt dışı istihdam ve iş güvencesi konularına dikkat çekildi. Açıklamada TMMOB ile SGK arasında geçmişte imzalanan Asgari Ücret İşbirliği Protokolü de hatırlatıldı: “Özel sektörde çalışan meslektaşlarımız ise düşük ücret, uzun çalışma süreleri, iş güvencesinden yoksunluk, kayıt dışı istihdam, yanlış meslek kodları, mobbing ve sağlıksız çalışma koşulları altında mesleklerini sürdürmeye çalışmaktadır.

TMMOB ile SGK arasında imzalanan Asgari Ücret İşbirliği Protokolü’nün tek taraflı olarak feshedilmiş olması, meslektaşlarımızın ücretlerinin denetlenmesine yönelik önemli bir mekanizmayı ortadan kaldırmıştır. Mesleki sorumluluğun büyüklüğü ile alınan ücret arasındaki uçurum her geçen gün artmaktadır.”

GENÇ MESLEKTAŞLAR İÇİN İŞSİZLİK VE GELECEK KAYGISI VURGUSU

TMMOB’nin açıklamasında genç mühendis, mimar ve şehir plancılarının meslek yaşamına başlarken karşılaştığı sorunlara ayrı bir bölüm ayrıldı. Üniversite kontenjanları, istihdam politikaları, stajlar ve meslek dışı çalışma konuları eleştirildi: “Genç mühendis, mimar ve şehir plancıları meslek yaşamına umutla değil, işsizlik ve gelecek kaygısıyla başlamaktadır. Plansız biçimde artırılan kontenjanlar, istihdam politikalarıyla ilişkilendirilmeyen yükseköğretim sistemi ve kamusal istihdamın daraltılması sonucunda diplomalı işsizlik giderek büyümektedir.

Genç meslektaşlarımız ücretsiz ya da düşük ücretli stajlara, güvencesiz çalışma biçimlerine ve meslek dışı işlere mahkum edilmektedir.”

Insaat Muhendisligi Bolum Tanitimi Universite Tercihleri

EMEKLİ MESLEKTAŞLARIN YAŞAM KOŞULLARINA DİKKAT ÇEKİLDİ

Açıklamada emekli mühendis, mimar ve şehir plancılarının ekonomik koşullarına da değinildi. Çalışma dönemindeki ücret ve özlük haklarının emekliliğe yeterince yansımadığı ifade edildi: “Yıllarını ve emeğini bu ülkenin kalkınmasına, üretimine, kentlerine ve kamusal hizmetlerine vermiş emekli mühendis, mimar ve şehir plancıları da giderek ağırlaşan yaşam koşulları altında yoksulluğa itilmektedir. Çalışırken alınan ücretlerin ve özlük haklarının emekliliğe yeterince yansımaması, emekli meslektaşlarımızın yaşam standartlarını hızla düşürmektedir.”

MESLEK ODALARININ KAMUSAL DENETİMDEKİ ROLÜNE VURGU

TMMOB, açıklamasında demokrasi, hukuk ve meslek örgütlerinin yetkilerine ilişkin değerlendirmelerde de bulunuldu. Meslek odalarının kamusal ve bağımsız denetimdeki rolünün korunması gerektiği belirtildi.: “TMMOB’ye ve bağlı Odalarımıza yönelik her türlü yetki kısıtlaması; yalnızca meslek örgütümüzün yetkilerine değil, toplumun kamusal ve bağımsız denetim hakkına yönelik bir müdahaledir. Meslek Odalarının kamusal denetimdeki rolünün zayıflatılması; plansızlığın, denetimsizliğin ve rant politikalarının önünü açmaktadır.”

Antalya 1 Mayis 2025

ORTAK MÜCADELE ÇAĞRISI

Açıklamanın son bölümünde mühendis, mimar ve şehir plancılarına dayanışma ve örgütlenme çağrısı yapıldı. 19 Eylül’ün en önemli mirasının örgütlü mücadele olduğu vurgulandı: “19 Eylül’ün bize bıraktığı en önemli miras örgütlü mücadelenin gücüdür. Bundan 47 yıl önce iş bırakarak taleplerini bütün ülkeye duyuran meslektaşlarımızdan aldığımız güçle bugün de emeğimize, mesleğimize ve ülkemizin geleceğine sahip çıkmaya devam edeceğiz. 19 Eylül Mühendis, Mimar ve Şehir Plancıları Dayanışma Günü, TMMOB’nin mücadele tarihine ve aydınlık yarınlarına sahip çıkma günüdür. 19 Eylül Mühendis, Mimar ve Şehir Plancıları Dayanışma Günü, ülkemize, mesleğimize ve meslektaşlarımıza sahip çıkma günüdür. Bu anlayış ve kararlılıkla 19 Eylül Mühendis, Mimar ve Şehir Plancıları Dayanışma Günümüzü bir kez daha kutluyor; tüm meslektaşlarımızı emeğimiz, haklarımız, mesleğimiz ve ülkemizin geleceği için ortak mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz.”

Muhabir: ZAFER GÜVENÇ