Yeşilay tarafından hazırlanan Sosyal Medya Araştırma Raporu kamuoyuyla paylaşıldı. Türkiye genelinde bin 195 kişinin katıldığı araştırma, sosyal medya kullanımının bağımlılık boyutunu çarpıcı verilerle ortaya koydu. Rapora göre Türkiye’de haftalık ortalama sosyal medya kullanım süresi 25 saate ulaştı. Bu rakamın dünya ortalaması olan 19 saatin oldukça üzerinde olduğu dikkat çekti. Katılımcıların yüzde 70’i ise günde 3 saat ve üzeri sosyal medya kullandığını ifade etti. Araştırmada, kullanıcıların önemli bir bölümünün sosyal medyayı duygusal bir kaçış aracı olarak gördüğü belirlendi.

YAŞAM BECERİLERİNİ OLUMSUZ ETKİLİYOR
Araştırma bulguları, sosyal medyada geçirilen sürenin artmasıyla birlikte ilişki başlatma, stresle başa çıkma ve plan yapma gibi temel yaşam becerilerinin olumsuz etkilendiğini ortaya koydu. Sosyal medya bağımlılığının yalnızca bir alışkanlık olmadığı, duygusal düzenleme, kaçış ve ödül mekanizmalarıyla beslenen bir döngüye dönüştüğü vurgulandı.

Eğitim düzeyi arttıkça sosyal medya bağımlılığının azalma eğiliminde olduğu belirlenirken; öğrenciler ve yarı zamanlı çalışanlarda bağımlılık düzeyinin, tam zamanlı çalışanlar ve emeklilere kıyasla daha yüksek olduğu tespit edildi. Ayrıca bağımlılık düzeylerinin kadınlarda ve bekarlarda daha yüksek olduğu, sosyoekonomik düzeyle ise anlamlı bir ilişki bulunmadığı kaydedildi.

Sosyal Medya-1

‘ERKEN YAŞTA BAŞLAYAN KULLANIM, DERİN ETKİLER BIRAKIYOR’
Sosyal medyanın özellikle çocuklar üzerindeki etkilerine dikkat çeken Uzman Psikolog Anıl Yıldız, “Sosyal medya ile çok erken yaşlarda tanışan çocuklar, gerçek hayattaki iletişim becerilerini yeterince geliştiremeyebiliyor. Bu durum zamanla yüz yüze iletişim kurmakta zorlanan, duygularını ifade etmekte güçlük çeken ve empati kurma becerisi zayıflayan bireylerin ortaya çıkmasına neden olabiliyor. Sürekli ekran karşısında büyüyen bir çocuk, sosyal ilişkilerde derinlik kurmakta zorlanırken, karşısındaki insanın duygularını anlamakta ve sağlıklı bağlar geliştirmekte de güçlük yaşayabiliyor” dedi.

‘YALNIZLIK HİSSİNİ ARTIRABİLİR’
Yüzeysel dijital etkileşimlerin uzun vadede yalnızlık hissini artırabileceğine dikkat çeken Yıldız, “Sosyal medyada kurulan ilişkiler çoğu zaman hızlı, yüzeysel ve geçici oluyor. Bu da bireyin gerçek hayatta ihtiyaç duyduğu derin ve güvene dayalı ilişkilerin yerini dolduramıyor. Zamanla kişi kendisini daha yalnız, daha anlaşılmamış hissedebiliyor. Beğenilme, takdir edilme ve onaylanma ihtiyacının sürekli hale gelmesi ise bireyin kendi iç dünyasını geri plana atmasına yol açıyor. Kendi değerini dışarıdan gelen geri bildirimlerle ölçen bireylerde benlik algısı zayıflıyor ve özgüven sorunları ortaya çıkabiliyor” ifadelerini kullandı.

Anıl Yıldız-3

‘ODAKLANMAYI DÜŞÜRÜR’
Sosyal medyanın dikkat ve odaklanma üzerindeki etkilerine de değinen Yıldız, “Dijital platformlarda içeriklerin çok hızlı tüketilmesi, çocukların ve gençlerin uzun süre odaklanma gerektiren faaliyetlerde zorlanmasına neden olabiliyor. Sürekli değişen ve hızla akan içerikler, zihni kısa süreli uyarılmalara alıştırıyor. Bu da derin düşünme becerisinin körelmesine, sabır düzeyinin düşmesine ve uzun vadeli hedeflere ulaşmak için gereken istikrarın zayıflamasına yol açabiliyor” diye konuştu.

‘PSİKOLOJİK VE SOSYAL GELİŞİMLERİNİ DOĞRUDAN ETKİLİYOR’
Sosyal medyanın hem fırsat hem de risk barındırdığını vurgulayan Yıldız, “Bugünün çocukları ve gençleri dijital dünyayla iç içe büyüyor. Bu durum onları bilgiye daha hızlı ulaşabilen, yaratıcı ve üretken bireyler haline getirebilir. Ancak aynı zamanda duygusal olarak daha hassas, kaygıya daha yatkın ve dış etkenlerden daha kolay etkilenebilen bir yapı da ortaya çıkabilir. Sosyal medya doğru kullanıldığında önemli bir gelişim aracı olabilirken, kontrolsüz ve bilinçsiz kullanım ciddi psikolojik ve sosyal riskleri beraberinde getirebilir. Bu noktada ailelerin, eğitimcilerin ve toplumun rehberliği büyük önem taşıyor. Çocukların bu dünyaya nasıl adım attıkları, ne kadar süre geçirdikleri ve nasıl yönlendirildikleri, onların gelecekteki psikolojik ve sosyal gelişimlerini doğrudan etkiliyor” ifadelerini kullandı.

Muhabir: AYŞE OKAN SARICA/ÖZEL HABER