Antalya’da bahar aylarının gelmesiyle birlikte kızılçam ormanlarında ve şehir merkezindeki parklarda görülmeye başlanan çam kese tırtılları hakkında, Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Antalya Şube Başkanı Ali Top önemli açıklamalarda bulundu. Top, vatandaşları ve doğaseverleri bu ‘sessiz istila’ya karşı uyardı.
‘NİSAN VE MAYIS AYLARI EN KRİTİK DÖNEM’
Böceklerin yaşam döngüsüne dikkat çeken Ali Top, şu ifadeleri kullandı: “Antalya genelinde baharın gelişiyle birlikte doğanın canlanmasını beklerken, maalesef kızılçam ve karaçam ormanlarımızda ciddi bir çam kese tırtılı istilasıyla karşı karşıya kalıyoruz. Nisan ayının sonundan itibaren başlayıp Mayıs ayının ortalarına kadar devam eden bu süreç, biyolojik olarak en kritik evreyi temsil ediyor. Bu dönemde tırtıllar, ağaçlardaki keselerinden çıkarak 'kervan' halinde gövdelerden toprağa inmeye başlar. Bu sadece orman köylümüzü değil, şehir merkezindeki park ve bahçelerde çam ağacı bulunan tüm vatandaşlarımızı yakından ilgilendiren, takip edilmesi gereken mevsimsel bir tehlikedir.”

‘AĞAÇLARIN KURUMASINA YOL AÇIYOR’
Ağaçların zayıf düşerek diğer zararlılara açık hale geldiğini belirten Top, “Bu zararlılar, ağaçlarımızın adeta fabrikası konumundaki taze sürgünleri ve ibreleri hedef alıyor. Tırtıllar bu ibreleri iştahla tükettiğinde, ağacın güneş enerjisini besine dönüştürme yani fotosentez yapma yeteneği ciddi oranda sekteye uğruyor. Fotosentezi yavaşlayan bir ağaç, gelişimini durdurur ve bağışıklık sistemi çöker. Asıl büyük tehlike ise burada başlıyor; zayıf düşen bu devasa ağaçlar, Akdeniz çam kabuk böceği gibi çok daha agresif ikincil zararlıların saldırısına karşı tamamen savunmasız kalıyor. Biz bunun dehşet verici sonuçlarını geçmiş yıllarda Korkuteli-Elmalı yolu üzerindeki orman hattında, binlerce ağacın ayaktayken kuruyup yok olmasıyla bizzat gözlemledik. Bugün önlem almazsak yarın aynı manzarayla karşılaşmamız kaçınılmazdır” diye konuştu.

İNSAN SAĞLIĞI İÇİNDE RİSKLİ
İnsan sağlığı üzerindeki etkiler konusunda vatandaşları uyaran Başkan Top, “Çam kese tırtıllarının üzerinde, çıplak gözle görülebilen ancak mikroskobik etkisi olan 'ayna kılları' dediğimiz binlerce beyaz tüy bulunur. Bu tüyler sadece temasla değil, rüzgarın etkisiyle havaya karışarak da insanlara ulaşabilir. Salgıladıkları zehirli sıvı ile birleşen bu tüyler; ciltte dayanılmaz bir kaşıntı, ödem, şiddetli kızarıklık ve yaygın döküntülere sebebiyet verir. Özellikle alerjik hassasiyeti olan vatandaşlarımızda bu durum, basit bir deri tahrişinden öteye geçerek haftalarca süren ve tıbbi müdahale gerektiren kronik deri hastalıklarına dönüşebilir. Bu yüzden ormanlık alanlarda, mesire yerlerinde ağaçların altında vakit geçiren herkesin, yerdeki bu tırtıl kuyruklarına yaklaşmaması hayati bir tedbirdir” dedi.

‘AV KÖPEKLERİ İÇİN ÖLÜMCÜL OLABİLİR’
Av köpeklerinin tehlikede olduğunu hatırlatan Ali Top, “Doğadaki sessiz dostlarımız, özellikle meraklı doğaları gereği her şeyi koklayan ve ısıran av köpeklerimiz büyük bir risk altında. Bir köpeğin bu tırtıllarla doğrudan teması, tüylerdeki toksinlerin ağız ve boğaz mukozasına nüfuz etmesine neden olur. Bu durum, dilde ve boğaz yolunda saniyeler içinde şiddetli bir şişmeye, doku kaybına ve solunum yolunun tamamen kapanmasına yol açabilir. Müdahale edilmediği takdirde bu süreç maalesef acı dolu hayvan ölümleriyle sonuçlanıyor. Vatandaşlarımızın, Antalya’nın bu eşsiz doğasında huzurla vakit geçirebilmeleri için özellikle çam ağaçlarının yoğun olduğu bölgelerde hem kendilerini hem de evcil hayvanlarını bu zararlılardan uzak tutmalarını önemle rica ediyorum” diye konuştu.





