Sağlık kuruluşlarına sinek ısırığı şikayetiyle başvurularda artış gözlemlenirken, konuyla ilgili açıklama yapan Dr. Tahsin Doğan, sivrisinek ısırıklarının bazı kişilerde basit bir cilt reaksiyonu olarak ortaya çıktığını ancak bazı durumlarda daha ciddi tablolara yol açabileceğini söyledi.

‘ALERJİK TEPKİLERİ TETİKLEYEBİLİR’
Dr. Doğan, “Sinek ısırıkları, bazı bireylerde bağışıklık sisteminin aşırı duyarlılığına bağlı olarak alerjik reaksiyonları tetikleyebilir ve bu durum her kişide aynı şiddette görülmeyebilir. Isırık sonrası ciltte ortaya çıkan kaşıntılı, kızarık ve zaman zaman şişlik şeklinde gelişen reaksiyonlar, aslında vücudun bu yabancı maddeye karşı verdiği doğal ama bazen abartılı bir savunma yanıtıdır” ifadelerini kullandı.

Dr. Tahsin Doğan

Ancak her bireyin aynı şekilde etkilenmediğini vurgulayan Doğan, özellikle çocuklar ve alerjik bünyeye sahip kişilerin daha fazla risk altında olduğunu belirtti. Doğan, “Bazı bireylerde bu bağışıklık tepkisi oldukça yoğun olabilir; büyük kabarcıklar, yaygın cilt döküntüleri ve uzun süren yoğun kaşıntı gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Özellikle çocuklarda ve alerjik yatkınlığı olan kişilerde bu tür reaksiyonlar hem daha sık hem de daha şiddetli şekilde gözlemlenmektedir” dedi.

‘KAŞIMA DAVRANIŞI ENFEKSİYON RİSKİNİ ARTIRIYOR’
Kaşımanın enfeksiyon riskini artırdığına dikkat çeken Doğan, “Isırık bölgesinin sürekli olarak kaşınması, cilt bütünlüğünü bozarak tahrişe neden olur ve bu durum bakterilerin kolayca yerleşmesine zemin hazırlayarak ikincil enfeksiyon riskini önemli ölçüde artırabilir. Bu nedenle özellikle çocuklarda kaşımayı önleyici tedbirler alınması büyük önem taşımaktadır” dedi.

Korunmanın tedaviden daha kolay olduğunun altını çizen Doğan, “Unutulmamalıdır ki, sivrisinek ısırıkları ve buna bağlı gelişebilecek sağlık sorunlarında en etkili yöntem, tedaviye ihtiyaç duymadan önce gerekli koruyucu önlemleri almak ve maruziyeti en aza indirmektir; çünkü korunmak, tedavi sürecine girmekten her zaman çok daha kolay, daha güvenli ve daha az risklidir” diye konuştu.

‘BAĞIŞIKLIĞI ZAYIF BİREYLER DAHA DİKKATLİ OLMALI’
Kronik hastalığı bulunan bireylerin de risk grubunda yer aldığını belirten Doğan, “Kalp yetmezliği, KOAH ve diyabet gibi kronik hastalıklara sahip bireylerde, ilk bakışta basit görünen bir enfeksiyon bile vücutta ciddi sıvı kaybına, genel durum bozukluğuna ve hatta hastane yatışına kadar gidebilen ağır tablolara yol açabilir. Bağışıklık sistemi zayıflamış bireyler ise sinek ya da kene ısırıklarıyla taşınabilecek enfeksiyonlara karşı çok daha savunmasızdır ve hastalığın seyri bu kişilerde daha ağır olabilir. Bu nedenle hem düzenli ilaç kullanımı hem de koruyucu önlemlerin aksatılmaması hayati önem taşımaktadır” ifadelerini kullandı.

Muhabir: AYŞE OKAN SARICA/ÖZEL HABER