İYİ Parti Grup Başkanvekili ve Antalya Milletvekili Uğur Poyraz, Antalya’da 22 Ocak 2026 tarihinde başlayan ve birçok ilçede büyük zarara yol açan sel felaketinin ardından kapsamlı bir kanun teklifi verdi. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı’na sunulan teklif, başta Kumluca, Demre ve Kaş olmak üzere afetten etkilenen bölgelerin afet bölgesi ilan edilmesini ve afetzedelere yönelik ekonomik destek sağlanmasını öngörüyor.

ALTYAPI VURGUSU
Teklife göre, aşırı yağışlar sonucu meydana gelen sel ve taşkınlardan zarar gören yerleşim yerlerinde vatandaşların konut, işyeri, tarla ve tarımsal üretim alanlarındaki kayıpları devlet yardımlarıyla karşılanacak. Ayrıca benzer afetlerin tekrar yaşanmaması için dere ıslahı ve elektrik altyapısı başta olmak üzere altyapı iyileştirmelerinin hızla yapılması hedefleniyor.
ÇİFTÇİLERE SİGORTA ŞARTI ARANMAKSIZIN DESTEK
Kanun teklifinde, afetten etkilenen çiftçilere yönelik özel düzenlemeler de yer alıyor. Buna göre, TARSİM sigortası olup olmadığına bakılmaksızın zarar gören üreticilere devlet desteği verilecek. Tarım İl Müdürlüklerinin tespitleri doğrultusunda yapılacak yardımların hem nakdi hem de ayni olarak sağlanabileceği belirtildi.
Ayrıca, afetten zarar gören çiftçilerin Ziraat Bankası, Tarım Kredi Kooperatifleri ve diğer bankalara olan tarımsal kredi borçlarının faiz işletilmeden bir yıl süreyle ertelenmesi öngörülüyor. Bu düzenleme ile üreticilerin yeniden üretime dönebilmesinin ve borç baskısının azaltılmasının amaçlandığı ifade edildi.
SGK VE GSS PRİM BORÇLARINA ERTELEME
Teklifte sosyal güvenlik yükümlülüklerine ilişkin kolaylık da yer aldı. Afet bölgesindeki çiftçilerin SGK ve Genel Sağlık Sigortası (GSS) prim borçlarının afet süresince ve sonrasındaki bir yıl boyunca ertelenmesi, bu süre içinde gecikme cezası ve zammı uygulanmaması planlanıyor.
Kanun teklifinin gerekçesinde, sel felaketinin yalnızca konut ve işyerlerini değil, bölgenin temel geçim kaynağı olan tarımsal üretimi de ağır biçimde etkilediği vurgulandı. Üretim zincirindeki kırılmanın istihdamı ve gıda arz güvenliğini de tehdit ettiğine dikkat çekilerek, hızlı ve kapsayıcı destek mekanizmalarının hayati önemde olduğu belirtildi.




