Antalya araştırmacısı ve tarihçi Hüseyin Çimrin, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 6 Mart 1930’daki Antalya ziyaretinin 96. yıl dönümüne ilişkin açıklamalarda bulundu ve o dönemi anlattı.
DÖRT ZİYARET, BÜYÜK HAYRANLIK
Çimrin, Atatürk’ün Antalya ziyaretlerini anlatırken şunları söyledi: “Atatürk Antalya’ya 6 Mart 1930, 10 Şubat 1931, 29 Ocak 1933 ve 18 Şubat 1935 tarihlerinde tam dört kez geldi. Beşinci ziyaretini planlamıştı ama karlı ve zorlu yollar nedeniyle Konya’dan geri dönmek zorunda kaldı. Atatürk, Antalya’ya olan hayranlığını her fırsatta dile getirirdi. ‘Hiç şüphesiz Antalya, dünyanın en güzel yeridir. Burada insanın ruhu dinlenir, gözler ve gönül kendini yeniler. Yaz aylarında sırtınızı karlı dağlara dayayıp, ayaklarınızı Akdeniz’in sıcak ve berrak sularına daldıracaksınız, her köşesi ayrı bir güzellik ve huzur sunar’ diye konuştu.”

HALKIN COŞKUSU SINIR TANIMADI
Halkın Atatürk’ü karşılamasıyla ilgili olarak Çimrin, “Atatürk’ün Antalya’ya geleceği haberi şehirde büyük bir sevinç yarattı. ‘Haber hızla yayıldı, herkes sokağa döküldü. İnsanlar iki gün önceden hazırlıklara başlamış, telgrafhane ile Hükümet Konağı arasındaki tüm yolları doldurmuşlardı. Atatürk’ün aracı geçerken alkışlar, tezahüratlar ve ‘Hoş geldin, sefalar getirdin, yaşa, varol Gazi!’ sesleri eşliğinde halkın sevgisi adeta sokaklara taştı” dedi.
MURSİ BEY ÇİFTLİĞİ’NDE BEĞENİ
Atatürk’ün Mursi Bey Çiftliği’ni ziyareti hakkında Çimrin şunları anlattı: “Atatürk, Antalya’nın en büyük çiftliklerinden biri olan Mursi Bey’in Çiftliği’ni gezdi. Çiftlikte yapılan tarımsal çalışmaları büyük bir dikkat ve ilgiyle inceledi, yapılan işlerden çok etkilendi. Mursi Bey’e dönerek, ‘Benim kendi çiftliğim bu kadar güzel değil. Buradaki düzen, işleyiş ve tarımsal faaliyetler gerçekten takdire şayan. İnsan burada doğanın ve emeğin bütün güzelliklerini aynı anda görebiliyor’ dedi. Burada ikram edilen keçi peynirini tattığında ise, ‘Bu peynir adeta kekik kokuyor, öyle doğal ve lezzetli ki! Gerçekten Antalya’nın lezzeti başka, burası her yönüyle hayranlık uyandırıyor” dedi.

‘HİÇ ŞÜPHESİZ Kİ ANTALYA, DÜNYANIN EN GÜZEL YERİDİR’
Atatürk’ün şehirdeki ziyaret rotasıyla ilgili olarak Çimrin şunları söyledi: “8 Mart’ta Arapsuyu’ndaki Mursi Çiftliği’ni ziyaret etti. Konyaaltı’na yol olmadığı için Rüstemiye Vapuru ile oraya gitti. Sahil boyunca yaptığı gezintide Antalya’nın eşsiz güzelliklerine hayran kaldı. ‘Hiç şüphesiz ki Antalya, dünyanın en güzel yeridir. Burada her köşe ayrı bir manzara sunuyor, insanlar kendilerini mutlu hissediyor. Rumkuş mevkiinin adı bu güzellikleri tam yansıtmıyor, buraya Erenkuş adını verelim’ dedi. 9 Mart’ta Aspendos Antik Tiyatrosu’nu gezdi, restorasyonun bir an önce yapılması için direktif verdi. 10 Mart’ta Antalya Müzesi’ndeki el yazması kitapları inceleyerek sanat ve tarih bilgilerini paylaştı ve 11 Mart’ta Burdur üzerinden Antalya’dan ayrıldı.”
1938 yılında planlanan ziyaretle ilgili olarak Çimrin, “Atatürk 1938’de Antalya’ya tekrar gelmeyi planlamıştı ancak sağlık sorunları nedeniyle bu ziyaret gerçekleşemedi. Yine de Antalya’ya olan ilgisi ve sevgisi her zaman baki kaldı” dedi.
Çimrin, sözlerini şöyle tamamladı: “Bu ziyaretler hem Antalya’nın tarihine hem de Türk milletinin Cumhuriyet’e olan bağlılığını simgelemektedir. Atatürk’ün şehre ve halka gösterdiği sevgi, bugün bile hatırlanıyor ve saygıyla anılıyor.”





