Pek çok kişinin kısa süreli olduğu için önemsemediği bu belirtiler, tansiyonun ayağa kalkmayla birlikte aniden düşmesiyle ilişkili olabilir. Tıpta ortostatik hipotansiyon olarak adlandırılan bu durum, özellikle ani pozisyon değişikliklerinde ortaya çıkabiliyor.

İLK 15 SANİYEDE NELER OLUYOR?

Vücut, yatay pozisyondan ayağa kalkıldığında kan dolaşımını yeni duruma uyarlamak zorunda kalıyor. Yer çekiminin etkisiyle kanın bir bölümü bacaklarda ve vücudun alt kısımlarında birikiyor. Normal şartlarda damarlar ve kalp atış hızı bu değişime hızlıca uyum sağlayarak beyne yeterli kan akışının devam etmesine yardımcı oluyor. Ancak bu uyum mekanizması yeterince hızlı çalışmadığında tansiyon geçici olarak düşebiliyor. Bunun sonucunda göz kararması, baş dönmesi, sersemlik, halsizlik ve bazen bayılacakmış gibi hissetme görülebiliyor. Avrupa Kardiyoloji Derneği’nin senkop kılavuzunda, ayağa kalktıktan sonraki ilk 15 saniye içerisinde gelişebilen tansiyon düşüşü, başlangıç tipi ortostatik hipotansiyon olarak tanımlanıyor. Bu sırada görme bozukluğu ve baş dönmesi gibi belirtiler ortaya çıkabiliyor. Ancak 15 saniye, herkes için geçerli bir tehlike sınırı değil; tansiyon değişiminin görülebildiği erken dönemi ifade ediyor.

GÖZ KARARMASININ ARKASINDA HANGİ NEDENLER VAR?

Ayağa kalkınca yaşanan göz kararmasının en sık değerlendirilen nedenlerinden biri, kan basıncının pozisyon değişikliğiyle birlikte düşmesi. Bununla birlikte tek neden bu değil. Yetersiz sıvı tüketimi ve vücudun susuz kalması, dolaşımdaki kan hacmini azaltarak belirtileri kolaylaştırabiliyor. Uzun süre yatakta kalmak, aşırı sıcak ortamlar, yoğun egzersiz ve bazı öğünlerden sonra gelişen dolaşım değişiklikleri de şikâyetleri artırabiliyor. Özellikle tansiyon ilaçları, idrar söktürücüler ve bazı kalp ilaçları başta olmak üzere kullanılan kimi ilaçlar da bu tabloya katkıda bulunabiliyor. Diyabet, bazı hormonal sorunlar ve kalbin kan dolaşımını düzenlemesini etkileyen hastalıklar da olası nedenler arasında yer alıyor. Bu nedenle göz kararmasını yalnızca açlığa, yorgunluğa veya uykusuzluğa bağlamak doğru değil.

HER GÖZ KARARMASI MASUM DEĞİL!

Ayağa kalkınca kısa süreli baş dönmesi yaşanması her zaman ciddi bir hastalığa işaret etmese de şikâyetin tekrarlaması önem taşıyor. Özellikle sık sık göz kararması yaşayan, düşme tehlikesi geçiren veya bayılan kişilerin tıbbi değerlendirmeden geçmesi gerekiyor. Uzman değerlendirmesinde kişinin yatarken ve ayağa kalktıktan sonra ölçülen tansiyon değerleri karşılaştırılabiliyor. Klasik ortostatik hipotansiyon tanımında, ayağa kalktıktan sonraki üç dakika içinde büyük tansiyonun en az 20 mmHg veya küçük tansiyonun en az 10 mmHg düşmesi dikkate alınıyor. İlk saniyelerde ortaya çıkan geçici düşüşler ise standart tansiyon ölçüm cihazlarıyla her zaman yakalanamayabiliyor. Göğüs ağrısı, nefes darlığı, çarpıntıyla birlikte bayılma, konuşma bozukluğu veya vücudun bir tarafında güç kaybı gibi belirtiler eşlik ediyorsa acil tıbbi yardım alınması gerekiyor.

GÖZ KARARMASINI ÖNEMSEMİYORSANIZ BU ALIŞKANLIĞI DEĞİŞTİRİN

Ayağa kalkarken acele etmemek, özellikle sabah yataktan doğrulurken önce oturur pozisyonda kısa süre beklemek ve ardından yavaşça ayağa kalkmak faydalı olabilir. Yeterli sıvı tüketmek de susuzluğa bağlı tansiyon düşüşlerinin önlenmesine yardımcı olabilir.

Ancak sık tekrarlayan şikâyetlerde yalnızca su içmek veya daha yavaş hareket etmek yeterli olmayabilir. Altta yatan nedenin belirlenmesi ve gerekiyorsa ilaçların doktor tarafından yeniden değerlendirilmesi önem taşıyor. Kısacası, birkaç saniye sürüyor diye göz kararmasını tamamen önemsiz kabul etmemek gerekiyor. Vücudun pozisyon değişikliğine verdiği bu tepki, dolaşım sisteminin işleyişi hakkında önemli bir ipucu olabilir.

Kaynak: HABER MERKEZİ