Türkiye’de futbol heyecanı Avrupa Kupası eleme maçları ile başladı.

Açıkçası her ne kadar Dünya Kulüpler Futbol Şampiyonasını izlemiş olsak da bizim kendi takımlarımızın sahaya çıktığı maçların heyecanı bambaşka seviyede.

Beşiktaş da önceki gün Ukrayna temsilcisi Shakhtar Donetsk’i konuk etti.

Ukrayna temsilcisinin başında Arda Turan olması itibariyle de daha farklı bir gözle maçı takip ettik.

Öncelikle Türk futbolcularımız nasıl ki Avrupa’da bizleri başarıyla temsil ediyorsa, Türk teknik direktörlerin de Avrupa’da takım çalıştırması gerekiyor.

Çünkü çok yetenekli teknik direktörlere sahibiz.

Avrupa arenasında mutlaka olmalılar.

Elbette Türkiye’de başarılı olmak hem daha kolay hem de daha risksiz gibi gözükse de bana göre Türk futbolunun gelişmesi ve teknik adamlarımızın kendilerini ispat etmeleri açısından Avrupa takımlarında çalışmaları son derece önemli.

Ben de herkes gibi bu karşılaşmayı çok daha farklı bir gözle takip etmeye çalıştım.

Sonuç itibariyle hepimiz üzülmüş olsak da sonuç belki de bize galibeyken çok daha önemli bir şeyi hatırlattı.

Ukrayna temsilcisinin gencecik çocuklarla çıktığı karşılaşmada Beşiktaş’tan çok daha oyun gücü olarak iyi bir takım olduğunu gördük.

19 yaşındaki çocukların dinamizm, hız ve teknikle birlikte Beşiktaş’a neler yaşattığına şahitlik ettik.

Büyük paralar harcayarak, büyük oyuncular getirmek yerine gencecik futbolculara güvenerek, onları iyi hazırlayarak nasıl bir futbol ortaya konulabildiğini gördük.

İşte bu çok önemli.

Yıllardır hep söylenen ama bir türlü düzeltilemeyen yanlışımız.

Yine futbol hayatında son dönemini yaşayan oyunculara yöneliyoruz.

Yine milyon dolarlar harcayarak transfer yapıyoruz.

Yine yabancı oyunculara çok daha fazla güveniyoruz.

Ama diğer yandan savaş halindeki bir ülkenin takımı genç oyuncular ile bize futbol dersi verebiliyor.

Hem de başında genç bir teknik adam ile.

Gerçekten helal olsun demekten başka bir şey söylenemez.