Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Altınova Şubesi Başkan Yardımcısı Abdurrahman Karadağ, Roboski Katliamı’nın yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, katliamın unutturulmak istendiğini ancak adalet sağlanmadan barışın mümkün olmadığını vurgulayarak cezasızlık politikalarına son verilmesi çağrısında bulundu.
‘ROBOSKİ, DEVLET ELİYLE İŞLENMİŞ AĞIR BİR İNSANLIK SUÇUDUR’
28 Aralık 2011 gecesinde yaşananları hatırlatan Karadağ, “28 Aralık 2011 gecesi, Şırnak’ın Uludere ilçesine bağlı Roboski köyünde, çoğu çocuk olan 34 sivil yurttaş, savaş uçaklarının bombardımanı sonucu yaşamını yitirdi. Bu katliam, Türkiye tarihine devlet eliyle işlenmiş en ağır insanlık suçlarından biri olarak geçti” dedi.
‘ADALET SAĞLANMADI, DOSYA KAPATILMAK İSTENDİ’
Aradan geçen uzun yıllara rağmen sorumluların yargılanmadığını vurgulayan Karadağ, “Bunca zamana rağmen Roboski için adalet sağlanmadı. Katliamın sorumluları ortaya çıkarılmadı, etkin ve bağımsız bir soruşturma yürütülmedi. Dosya kapatıldı, üzeri örtülmek istendi. Ancak şunu açıkça söylüyoruz: Adalet sağlanmadan, yüzleşme olmadan bu ülkede gerçek bir barıştan söz etmek mümkün değildir” diye konuştu.
‘BU TOPRAKLAR CEZASIZLIKLA KORUNAN KATLİAMLARLA DOLU’
Roboski’nin münferit bir olay olmadığını belirten Karadağ, Türkiye’nin yakın tarihine dikkat çekerek şunları söyledi: “Roboski ne ilktir ne de tektir. Bu coğrafya, bitmek bilmeyen acıların, kayıpların, ölümlerin ve faili meçhul cinayetlerin coğrafyasıdır. Türkiye’nin yakın tarihi cezasızlıkla korunan katliamlarla doludur. 1 Mayıs 1977’de Taksim’de emekçiler katledildi, failler bulunmadı. Maraş’ta, Çorum’da, Sivas’ta insanlar kimlikleri nedeniyle yakıldı, linç edildi. Gazi Mahallesi’nde halkın üzerine ateş açıldı, Suruç’ta ve 10 Ekim Ankara’da bombalar patladı; ancak adalet yine sağlanmadı.”
‘ORTAK NOKTA CEZASIZLIKTIR’
Bu katliamların ortak yönüne işaret eden Karadağ, “Tüm bu olayların ortak noktası; devletin ya doğrudan fail olması ya da failleri cezasızlıkla korumasıdır. Roboski de bu karanlık zincirin en acı halkalarından biridir. Cezasızlık sürdükçe yeni suçların önü açılmakta, toplumsal barış her seferinde biraz daha tahrip edilmektedir” ifadelerini kullandı.
‘ROBOSKİ BİR HATA DEĞİL, POLİTİK BİR SONUÇTUR’
Roboski’nin bir ‘yanlışlık’ ya da ‘hata’ olarak görülemeyeceğini vurgulayan Karadağ, “Roboski, Kürt sorununu güvenlikçi, inkârcı ve militarist politikalarla ele alan anlayışın acı bir sonucudur. Aynı anlayış, yıllardır Kürt halkının taleplerini bastırmış, yaşam hakkını ve ifade özgürlüğünü hedef almıştır” dedi.
‘KAYYUM VE YARGI BASKISI AYNI ZİHNİYETİN ÜRÜNÜ’
Güncel siyasal gelişmelere de değinen Karadağ, “Bugün hâlâ kayyum politikalarıyla halk iradesi gasp edilmekte, seçilmiş belediye başkanları görevden alınmaktadır. Yargı eliyle toplumsal muhalefet üzerinde kurulan baskı, Roboski’de cezasız bırakılan suçlarla aynı zihniyetin ürünüdür. Yargı, adalet dağıtan bir mekanizma olmaktan çıkarılarak siyasal iktidarın muhalefeti bastırma aracına dönüştürülmüştür” diye konuştu.
‘KÜRT SORUNU GÜVENLİK DEĞİL, DEMOKRASİ SORUNUDUR’
Çözümün savaş ve baskı politikalarında değil, demokratikleşmede olduğunu belirten Karadağ, “Kürt sorunu bir güvenlik sorunu değil, açıkça bir demokratikleşme sorunudur. Bu sorun bombalarla, operasyonlarla, tutuklamalarla ya da kayyumlarla değil; eşit yurttaşlık, demokrasi, barış ve diyalog temelinde çözülebilir” dedi.
‘UNUTMADIK, UNUTTURMAYACAĞIZ’
Açıklamasının sonunda Karadağ, “Roboski Katliamı’nın tüm sorumluları yargılansın, 1 Mayıs 1977’den Sivas’a, Gazi’den Suruç ve 10 Ekim’e kadar tüm katliamlarla yüzleşilsin, cezasızlık politikalarına son verilsin. Seçilmişlere yönelik tutuklamalar ve kayyum uygulamaları kaldırılsın, demokratik siyaset kanalları açılsın. Roboski’yi unutmadık, unutturmayacağız. Katliamlarla yüzleşmeden, adalet sağlanmadan bu ülkede barış mümkün değildir. Savaş politikalarına karşı barışı, inkâra karşı eşitliği, cezasızlığa karşı adaleti savunmaya devam edeceğiz” dedi.





