Antalya’da hızla yükselen kira fiyatları, dar gelirli vatandaşların yaşamını her geçen gün daha da zorlaştırırken, gözler temmuz ayında yapılması beklenen asgari ücret düzenlemesine çevrildi. Artan yaşam maliyetleri karşısında maaşların yetersiz kaldığını belirten vatandaşlar ve sivil toplum temsilcileri, kira krizinin hafifletilmesi için ara zam talebinin artık kaçınılmaz hale geldiğini savunuyor.

Antalya’da son dönemde kiraların aylık gelirleri aşması, özellikle asgari ücretle çalışan vatandaşları, öğrencileri ve emeklileri derinden etkiliyor. Kentte barınma sorunu giderek büyürken, birçok aile temel ihtiyaçlarından kısmak zorunda kalıyor. KİRA-DER Başkanı Cengiz Kul ise mevcut ekonomik koşullar altında vatandaşın alım gücünün ciddi şekilde eridiğine dikkat çekiyor.

Kira artışlarının artık kontrol edilemez noktaya ulaştığını belirterek, vatandaşların maaşlarıyla geçinemez hale geldiğini söyleyen KİRA-DER Başkanı Cengiz Kul, “Bugün geldiğimiz noktada Antalya’da yaşayan birçok çalışan, aldığı maaşın çok büyük bir bölümünü sadece kiraya ayırmak zorunda kalıyor. Geriye kalan gelirle elektrik, su, doğalgaz, ulaşım ve gıda gibi en temel ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyor ancak bu da neredeyse imkânsız hale gelmiş durumda. İnsanlar artık birikim yapmayı bırakın, ay sonunu getirmekte bile ciddi şekilde zorlanıyor. Bu şartlar altında temmuz ayında asgari ücrete mutlaka gerçekçi ve yaşam maliyetlerini dikkate alan bir düzenleme yapılması gerekiyor. Aksi halde dar gelirli vatandaşların barınma sorunu çok daha derin bir krize dönüşecek” dedi.

Cengiz Kul-1

‘İNSANLAR EVLERİNİ KAYBETME NOKTASINA GELDİ’
Barınma krizinin sosyal sorunlara da yol açabileceğini ifade eden Kul, “Bugün öğrenciler şehirde uygun fiyatlı ev bulamadıkları için eğitim hayatlarını bırakma noktasına geliyor, emekliler yıllarca emek verdikleri halde kiralarını ödeyemedikleri için ya çocuklarının yanına taşınmak zorunda kalıyor ya da çok daha zor koşullarda yaşam mücadelesi veriyor. Aileler ise her ay kira artışı endişesiyle yaşıyor ve bu durum ciddi bir psikolojik baskı oluşturuyor. İnsanlar artık sadece barınacak bir yer arıyor; kimse lüks peşinde değil, herkes sadece insanca yaşayabileceği bir düzen istiyor. Bu nedenle temmuz ayında yapılacak olası bir asgari ücret düzenlemesi, en azından vatandaşın nefes almasını sağlayacak bir adım olabilir” diye konuştu.

SOSYAL KONUT ÇAĞRISI
KİRA-DER, yalnızca maaş artışının yeterli olmayacağını, devlet destekli sosyal konut projelerinin de hızlandırılması gerektiğini vurguladı. Özellikle TOKİ eliyle kiralık sosyal konut üretiminin artırılması gerektiğini belirten Kul, “Bugün gelinen noktada konut meselesi tamamen piyasanın insafına bırakılmış durumda ve bu sistem dar gelirli vatandaşlar için sürdürülebilir olmaktan çıkmıştır. Devletin hem kira piyasasına doğrudan müdahale etmesi hem de vatandaşın gelir seviyesini dengeleyecek sosyal politikaları hayata geçirmesi gerekiyor. Aksi halde bu kriz sadece ekonomik değil, toplumsal bir sorun haline gelecektir” ifadelerini kullandı.

Muhabir: Ayşe Okan Sarıca