Ekspres Gazetesi'nden Selim Çelik'in haberine göre, Kışın kendini iyiden iyiye hissettirdiği bu aylarda çiftçiler için zorlu bir mesai başlamış oluyor. Yıl boyu emek verdikleri ürünlerini bir gecede soğuk havaya kurban etmek istemeyen çiftçiler, gecelerce zorlu nöbetlerle seraların içini ısıtmak için çaba sarf ediyor. Bu ısıtma işleminin Antalya bölgesinde en yaygın kullanılan yöntemlerinden biri de dumanlama. Dumanlamada seranın içinde yakılan bir materyal ile kapalı alana yüksek oranda gaz veriliyor. Bu sayede ürünler soğuktan korunmuş oluyor. Ancak Ziraat Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Ebru Kaçın, bu yöntemin denetlenmediği takdirde ciddi riskler barındırabileceğini ifade etti.
ISITMA SİSTEMLİ SERALAR TERCİH EDİLEBİLİR
Başkan Kaçın, “Biz aslında her alanda ısı hesabı yapıyoruz. Sadece seralarda değil, konutlarımızda da ısı kalitesine bakarak ısı hesabı yapıyoruz. Tarımda ise bu verileri göz önüne alarak bir sistem kuruyoruz. Bu ısıtma sistemlerini de seranın içine kuruyoruz. Biz Akdeniz kuşağındayız. Evet, don tehlikeleri oluyor; üretici bir yıllık emeğinin heba olmaması için nöbetler tutuyor, belki günlerce süren don nöbetleri oluyor. Çiftçilerimiz bu noktada ısıtma sistemli seraları tercih edebilir” dedi.

ÇİFTÇİ SİSTEME SICAK BAKMIYOR
Antalya bölgesinde maliyeti yüksek olan sera ısıtma sistemlerinin, ihtiyaç oranı ve maliyet sebebiyle çok tercih edilmediğini ifade eden Başkan Ebru Kaçın, “Ancak bölgemizde bu çok büyük bir ihtiyaç değil. Yani Antalya’da ‘Aralık ayının başından şubat ayına kadar don riski yüksek bu yüzden sürekli olarak seraları ısıtmak zorundayız’ gibi bir düşüncemiz olmuyor. Çünkü iklimimiz bize daha uygun, daha elverişli bir ortam sunuyor. Yılda sadece soğuk olan 15 gün ya da 1 ay yaktığımız dönemler oluyor. Bu süreler haricinde çiftçimiz serasını ısıtmak için bir zaruret hissetmiyor. Zaten soğuk olan, don tehlikesi olan günlerde dahi gündüzleri yakmıyoruz. Dolayısıyla ısıtma sistemli seraları Antalya bölgesine kurmak hem üretici için çok gerekli değil hem de yüksek maliyetli. O yüzden tercih edilmiyor” diye konuştu.
EN EKONOMİĞİNİ SEÇMEK ZORUNDALAR
Ziraat Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Ebru Kaçın, “Çiftçilerimiz bunun için birçok yöntem deniyor ve en ekonomik olanını seçmek durumunda kalıyor. Çünkü ürünlerinin birkaç ay sonra ne kadar satılacağını ya da satılıp satılmayacağını bilmiyor. Dolayısıyla en ekonomik yolu seçmek zorunda kalıyorlar. Bu nedenle sera ısıtma sistemleri Antalya için hem çok gerekli değil hem de zaten yüksek maliyetli olan bu sistemler, maliyetleri ve ihtiyaç oranları nedeniyle bölgemizde çok da tercih edilmiyor” diye konuştu.
EN ÇOK TERCİH EDİLEN YÖNTEMLERDEN BİRİSİ DUMANLAMA
Antalya bölgesinde sisleme veya dumanlama yöntemlerine sıklıkla başvurulduğuna vurgu yapan Başkan Ebru Kaçın, “Sera ısıtma sistemi yerine sisleme ve dumanlama dediğimiz yöntemlerle çiftçilerimiz ürünlerini soğuktan ve dondan korumaya çalışıyorlar. Antalya bölgesinde yıl içinde yüksek risk taşıyan süreçlerde de soba yakılıyor. Soba için de sistemin kurulması gerekiyor. Kışın kurulup yazın kaldırılabilen bu soba sistemi, Antalya ve yöresi için en makul ısıtma sistemlerinden biri olarak biliniyor. Tabii ki bu da bir maliyet ve emek demek. Çiftçi buna da bazen yanaşmayabiliyor. Bu noktada sisleme ya da dumanlama dediğimiz bazı kimyasalları yakarak seranın içinde duman veya sis oluşmasını sağlayıp ürünleri dondan korumaya gayret ediyorlar” diye konuştu.
DENETLENMELİ
Başkan Ebru Kaçın, “Ancak bu noktada çok dikkat edilmesi gereken bir konu var. Seranın içine duman veya sis dolması için yakılan o maddelerin insan sağlığına etkilerini iyi değerlendirmek, iyi araştırmak gerekiyor. O yaktığımız maddeler seranın içinde bir duman örtüsü oluşturarak ısıyı engellemek için kullanılıyor. Ancak bu maddelerin insan sağlığına zarar verip vermediği, dumanın risk taşıyıp taşımadığı dikkatle incelenmeli. Bunun için yetkililere, bakanlığa ve İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’ne önemli görevler düşüyor” ifadelerini kullandı.
Kaçın sözlerini, “Yeni yakacaklar çıkıyor. Dumanlama veya sisleme için yeni materyaller piyasaya sürülüyor. Çökmüş olan havayı hareketlendirerek koruyan bu maddeler dikkatle değerlendirilmelidir. Çünkü çiftçilerimiz doğal olarak yüksek maliyet ve gelecek kaygısı nedeniyle görece ucuz olan yakacak materyallere yönelebiliyor. Bunların denetiminin bakanlık, Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ve yetkililerce yapılmasının büyük önem arz ettiğini düşünüyorum” ifadeleriyle sonlandırdı.





