SAĞLIK ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Antalya Şubesi Eş Başkanı Şükran İçöz, sendikanın 30. Kuruluş yıldönümü dolayısıyla yaptığı basın açıklamasında, SES’in köklerinin 1990’lı yılların başında kurulan sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin sendikalarına dayandığını belirterek, “36 yıllık mücadele birikimimizi sahiplenerek 30. Kuruluş yılımızı kutluyoruz” dedi.
İçöz, neoliberal politikaların kamu hizmetlerini piyasalaştırdığı, güvencesiz ve esnek çalışmanın yaygınlaştığı bir dönemde sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin örgütlenme mücadelesinin başladığını ifade etti. 1990-1992 yılları arasında kurulan Sağlık-Sen, Tüm Sağlık-Sen, Genel Sağlık-İş ve Sosyal Hizmet-Sen’in birleşmesiyle 1 Ağustos 1996’da SES’in kurulduğunu hatırlatan İçöz, sendikanın fiili ve meşru mücadele geleneğiyle bugünlere ulaştığını söyledi.
'BEDELLER ÖDENEREK BÜYÜYEN BİR MÜCADELE'
12 Eylül darbesi sonrasında kamu emekçilerinin sendikal hak mücadelesinin ağır baskılar altında yürütüldüğünü belirten İçöz, sürgünler, gözaltılar, faili meçhul cinayetler ve ihraçlara rağmen sağlık emekçilerinin örgütlenmekten vazgeçmediğini dile getirdi.
Açıklamada, SES’in onur üyeleri Necati Aydın, Ayşenur Şimşek ve Madımak Katliamı’nda yaşamını yitiren Behçet Aysan başta olmak üzere mücadelede hayatını kaybeden sağlık emekçileri anıldı. İçöz, Şırnak’ta sağlık hizmeti sunarken yaşamını yitiren Aziz Yural, Şehmus Dursun ve Eyüp Ergen’i de “barış şehitleri” olarak andıklarını ifade etti.
KHK ile ihraç edilmesinin ardından yaşamını yitiren Bülent Uçar ile sendikanın önceki dönem genel başkanlarından Dr. Köksal Aydın’ın da unutulmadığını belirten İçöz, pandemi, deprem ve sağlıkta şiddet nedeniyle yaşamını yitiren tüm sağlık emekçilerini saygıyla andıklarını söyledi.
'BARIŞIN TALEP EDENİ OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ'
Temel şiarımız halkların eşitliğine ve özgürlüğüne dayalı gerçek bir barıştır” diyen İçöz, SES’in geçmişte olduğu gibi bugün de barışın savunucusu ve kurucusu olmaya devam edeceğini kaydetti.
'BASKILAR SÜRÜYOR'
SES ve KESK’e yönelik gözaltı, tutuklama ve yargı baskılarının sürdüğünü söyleyen İçöz, önceki dönem yöneticilerinden Aslıhan Han Özden ile çeşitli şubelerden yönetici ve üyelerin halen tutuklu olduğunu belirtti.
Sağlık ve sosyal hizmet alanındaki piyasalaştırma politikalarına karşı yürüttükleri mücadelenin iktidarlar tarafından hedef haline getirildiğini ifade eden İçöz, buna rağmen SES’in bağımsız ve mücadeleci sendikal çizgisini koruduğunu söyledi.
'72 SENDİKA VAR, EMEKÇİLER PARÇALANIYOR'
Sağlık e sosyal hizmet işkolunda çok sayıda sendikanın bulunmasının örgütlü mücadeleyi zayıflattığını savunan İçöz, emekçilerin yoksulluk sınırı altında ücretlerle çalıştırıldığını, güvencesiz istihdamın yaygınlaştığını, sağlıkta şiddetin ve mobbingin arttığını dile getirdi.
İçöz, “İşkolumuzdaki piyasalaştırmaya, ticarileştirmeye ve hak gasplarına karşı örgütlü ve birleşik mücadele artık bir tercih değil zorunluluktur” dedi.
Her türlü baskı politikasına rağmen emek ve demokrasi güçleriyle ortak mücadeleyi sürdüreceklerini belirten İçöz, SES’in emekçiden ve halktan yana, bağımsız sendikal anlayışını koruyacağını ifade etti.
Sendikanın 12. Olağan Genel Kurulu sürecine de değinen İçöz, ücretsiz, nitelikli ve anadilinde sağlık hizmeti, güvenceli çalışma, eşitlikçi, özgürlükçü ve barış içinde bir ülke hedefiyle mücadeleyi büyüteceklerini belirterek, “Daha fazla birlik, daha fazla örgütlenme ve daha fazla mücadeleyle hep birlikte başaracağız, mutlaka kazanacağız” ifadelerini kullandı.





