Antalya, küçük ölçekli depremlerle sallanıyor. Antalya’ya bir etkinlik için gelen Japon deprem uzmanı Yoshinori Moriwaki, şehir merkezinde büyük bir deprem beklenmediğini belirtirken, Jeofizik Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Yüksel Karaman, Antalya’nın deniz ve karada yer alan fay hatları nedeniyle her zaman deprem riski altında olduğunu vurguladı. Uzmanlar, özellikle sahil kesimlerindeki yumuşak ve sulu zeminlerin küçük depremlerde bile binalar için tehlike oluşturabileceğini, güvenli yaşam için zemine uygun inşaat ve sıkı denetimin şart olduğunu ifade etti.

Antalya’da son günlerde yaşanan küçük ölçekli depremlerle ilgili açıklamalarda bulunan Japon deprem uzmanı Yoshinori Moriwaki, Kepez Kitap Fuarı’nda Antalya için büyük bir deprem beklentisi olmadığını söyledi. Moriwaki, “Burası için büyük bir deprem beklemiyoruz. Ancak zemin yumuşaksa, küçük depremlerde bile binalar için sıkıntı olabilir. Antalya’da en fazla 5 büyüklüğüne kadar deprem öngörmüyoruz ama Kaş tarafında küçük bir risk var. Fakat Kaş, Antalya şehir merkezine uzak bir bölge” dedi.

Japon deprem uzmanı: "Antalya için büyük bir deprem beklemiyorum"

KARAMAN: ANTALYA FAY HATLARIYLA ÇEVRİLİ
Antalya’nın hem deniz içinde hem de karada fay hatlarıyla çevrili bir bölgede yer aldığını belirten Jeofizik Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Yüksel Karaman, “Batıda Rodos-Fethiye-Burdur fay hattı, iç kesimlere kadar uzanıyor ve doğuda Aksu Bindirme Kuşağı denize doğru ilerlemektedir. Deniz içindeki fay uzantıları, MTA gibi kurumlar tarafından yapılan sismik çalışmalarla belirlenmeli ve kamuoyuna güvenilir bilgiler sunulmalıdır” ifadelerini kullandı.

‘ORTA ÖLÇEKLİ DEPREMLER DAHA SIK GÖRÜLÜYOR’
Antalya’daki fay segmentlerinin kısa uzantılı olmasının, bölgede orta ölçekli ve kısa süreli depremlerin daha sık gözlemlenmesine yol açtığını söyleyen Karaman, “Depremle ilgili sorunların çözümü jeofizik, jeoloji ve inşaat mühendisliği gibi disiplinlerin ortak çalışmasıyla mümkün olacaktır. Belediyelerde zemin etütlerini denetleyen ekiplerde, mesleki disiplin gereği jeofizik ve inşaat mühendislerinin bulunması gerekir. Video veya çiplerle değil, mühendisler arazide bizzat kontrol ederek çalışmaları yürütmelidir. Böylece çalışmalar hem meslek alanında önem kazanır hem de güvenli bir şekilde kurum nezdinde sağlanmış olur” dedi.

Karaman-2

BİLGİ KİRLİLİĞİNE DİKKAT
Deprem konusunda bilgi kirliliğine de dikkat çeken Karaman, “Günümüzde deprem hakkında herkes konuşuyor ve bu durum insanlara gereksiz korku pompalanmasına yol açıyor. Ülkemizde bölge deprem bilim kurulları oluşturularak, yalnızca uzman kişiler görüş vermelidir. Herkes her şeyi bilemez; uzman olmayanların sözleri dikkate alınmamalıdır” dedi.

RİSKLİ ZEMİNLER VE GÜVENLİ BİNA ÖNERİSİ
Özellikle sahil kesimlerindeki sulu zeminlerin riskli olduğunu belirten Karaman, “Kum kayması veya zeminin fiski rması olarak adlandırılan zemin sorunları, deprem sırasında binaların uzun süre etkilenmesine ve sarkaç gibi salınım yapmasına yol açar. Bu nedenle binalar deprem sırasında yorulur. Ev alırken yalnızca manzaraya göre karar vermek yanlış olur. Önemli olan zemine uygun inşa edilmiş ve yeterli mühendislik hizmeti alınmış binalarda yaşamaktır. Depremde bilim rehber alınmalı, yer-yapı denetimleri ve uygun mühendislik çözümleri birlikte uygulanmalıdır” ifadelerini kullandı.

BİLİM VE MÜHENDİSLİK HAYATİ ÖNEMDE
Japonya örneğini hatırlatarak, bilim kullanılarak deprem bölgelerinde dayanıklı binalar inşa edildiğini söyleyen Karaman, “Zemin etütleri, olası riskleri azaltmak amacıyla yapılır. Tüm kentlerde mikro ve makro bölgeleme çalışmaları yapılmalı, belediyelerde zeminle ilgili bilgiler periyot, zemin deprem büyütmesi, kayma dalga hızı haritaları gibi mevcut olmalıdır. Böylece vatandaşlar, belediye envanterleri üzerinden zeminle ilgili bilgilere kolayca erişebilir ve bilgi edinmesi sağlanmış olur. Ayrıca geçmişte şehirlerin dağ kenarlarına kurulmasına karşılık günümüzde çoğu yerleşimin ova ve sulak alanlarda yer alıyor” dedi.

Karaman sözlerini Atatürk’ün “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir” sözüyle tamamladı: “Bilim insanı korur, para değil. Her şeyi birlikte yürütmek gerekir; aksi halde faturası ağır olur. Mühendislik, riskleri azaltmak için vardır” dedi.

Muhabir: AYŞE OKAN SARICA/ÖZEL HABER