Türkiye Trafik Kazalarını Önleme Derneği Antalya Şube Başkanı Abdullah Gökmen, bayram tatillerinde artan kazaların uykusuzluk ve altyapı eksikliğinden kaynaklandığını belirterek, sürücüleri varış noktasına yaklaştıkça artan rehavete karşı uyardı. Başkan Abdullah Gökmen, bayram dönemlerinde artış gösteren trafik kazalarının temel nedenlerine ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Özellikle otoyollardaki fiziki yetersizliklerin ve sürücü psikolojisinin altını çizen Gökmen, hem yetkililere hem de vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu.
‘HIZ İHLALLERİNİ BERABERİNDE GETİRİYOR’
Türkiye’de ulaşım ağının merkezinde karayollarının bulunduğunu hatırlatan Abdullah Gökmen, bayramlardaki araç yoğunluğunun ticari bir baskı yarattığını belirterek, “Ülkemizde ulaşım hizmetlerinin çok büyük bir bölümü karayolu üzerinden yürütülüyor ve bu yükün önemli bir kısmını da şehirlerarası yolcu taşımacılığı yapan firmalar üstleniyor. Bayram gibi özel ve yoğun dönemlerde firmalar arasında yaşanan yolcu kapma yarışı, ne yazık ki ciddi bir rekabeti tetikliyor. Bu durum, seferlerin bir an önce tamamlanması baskısıyla birleşince, yollarda hızı ve beraberinde büyük riskleri getiriyor” dedi.

‘DİNLENMEDEN DİREKSİYON BAŞINA GEÇİYOR’
Şoförlerin çalışma koşullarının bayramlarda daha da ağırlaştığını vurgulayan Gökmen, “Yoğunluk nedeniyle art arda sefer yapmak zorunda kalan otobüs şoförleri, bu baş döndürücü tempoya ayak uydurabilmek adına çoğu zaman uykularını tam almadan, vücutlarını yeterince dinlendirmeden yeniden direksiyon başına geçmek zorunda kalıyorlar. Sadece profesyonel şoförler değil, kendi özel araçlarıyla yola çıkan vatandaşlarımız da bir an önce hedefe varma arzusuyla benzer bir hataya düşüyor. Şehir giriş ve çıkışlarında saatlerce süren trafik kuyrukları da eklenince, sürücülerin sinir sistemi ve dikkat kapasitesi ciddi şekilde yıpranıyor” diye konuştu.
‘BAĞIMSIZ DİNLENME CEPLERİ YAPILMALI’
Kazaların önlenmesi için yol standartlarının iyileştirilmesi gerektiğini savunan Gökmen, “Otoyollarımızda şoförlerin güvenle durabileceği, ihtiyaçlarını medeni bir şekilde karşılayabileceği sığınma ve dinlenme ceplerinin eksikliği en büyük sorunlarımızdan biri. Bugün karayollarına baktığımızda, yorulan sürücülerin ya benzinliklere sığındığını ya da yol kenarında, emniyet şeridinde buldukları boşluklara araçlarını park ederek uyumaya çalıştıklarını görüyoruz. Bu durum, özellikle o yolu ilk kez kullanan veya gece seyreden diğer sürücüler için adeta bir kaza tuzağıdır. Trafik akışından tamamen kopuk, geniş kapasiteli sığınma alanlarının inşa edilmesi, yorgunluğa bağlı kazaları minimize edecektir” ifadelerini kullandı.
‘VARIŞ NOKTASINA YAKLAŞTIKÇA REHAVET ARTIYOR’
Sürücülerin en çok yolculuğun son aşamasında hata yaptığını söyleyen Gökmen, “Kaza istatistiklerini incelediğimizde, sürücülerin genellikle gitmek istedikleri şehre veya adrese çok kısa bir mesafe kala kaza yaptıklarını görüyoruz. Bunun altında yatan temel psikolojik neden, 'nasıl olsa az kaldı' düşüncesiyle verilen rehavet ve dinlenmeden yola devam etme kararlılığıdır. Yorgunluğun zirve yaptığı o son anlarda dikkatin dağılması, ne yazık ki bayram sevincini cenaze evine dönüştürebiliyor. Bu yüzden diyoruz ki; ne kadar az yolunuz kalmış olursa olsun, yorgun hissettiğiniz an durun ve dinlenin” dedi.





