Siyasette koalisyon arayışları sürerken turizm sektörü de bu süreçte Bakanlığın ayrılıp ayrılmayacağını tartışmaya başladı. Koalisyon dönemlerini anımsayanlar iyi bilir, bir fazla bakanlık koltuğu çıkartmak için en ideal bakanlık Kültür ve Turizm…1960’lı yılların başında Basın –Yayın Turizm bakanlığı adı altında kurulan bakanlık daha sonra Turizm ve Tanıtma Bakanlığı , 80’li yıllarda Kültür ve Turizm Bakanlığı adını aldı. 1989/2003 tarihleri arasında Kültür’den ayrılan bakanlık 2003 yılında tekrar birleştirildi.
Turizm Resort dergisinin araştırmasına göre Kültür ve turizmin iki ayrı bakanlık olarak yoluna devam etmesi gerektiği çoğunlukta. Ne var ki, TÜROFED Başkanı Osman Ayık ise isim ve koltuğun önemli olmadığını yeni bir senaryoya ihtiyaç duyulduğunun altını çiziyor. Yani bu filmin senaryosu yeniden yazılacak ve diğer ülkeler örnek alınmadan kendimize özgü bir senaryo!...
Araştırmaya bakıldığında, bugüne kadar bakanlık yapmış olanlar bile tek noktada birleşemiyor.
Eski Bakanlardan Ertuğrul Günay, Mükerrem Taşçıoğlu, ‘Kültür ve turizm ayrılamaz’ derken Işılay Saygın, İrfan Gürpınar, Halil Çulhaoğlu, Her bakanın ayrı bir yol çizdiğini bu yüzden turizm ve kültür’ün ayrılması gerektiğini söylüyor.
Turizmciler tartışıyor ama aynı noktada birleşemiyorlar. Herkes bir tarafa çekiyor.
Sahadakilerin çoğunluğu , turizmin hacmi ve işlevi ve dinamizmi nedeniyle artık ayrılması gerektiğini , kendine özgü dinamikleri ve strateji olduğunu, bu lokomotif sektörün mutlaka tek başına değerlendirilmesini söylerken bir kısım da sürdürelibilir turizm için ikisinin bir arada devam etmesinden yana…
Profesyonelleşen bir sektörün açılımını yapmak kolay. Artık Türk turizminde herkesin söyleyeceği o kadar çok şeyi var ki.
Ama yollar dönüyor dolaşıyor ‘Bakanın kim olacağına’ geliyor.
Yasak savacaksa ayrılsın,
İşi bilen birisi olmazsa ayrılsa ne yazar ayrılmasa…
Aslında belki de, hükümet kurma arafesinde en korkulan;
Partilerin konuya koltuk paylaşma olarak bakmaları!...