Ekspres Gazetesi'nden Selim Çelik'in haberine göre, Antalya uzun süredir olumsuz hava şartlarının etkisi altında kalmaya devam ediyor. Kentte 22 Ocak’ta başlayan yağışlı havalar, o günden bu yana fırtına, dolu ve sağanak geçişleriyle şehri adeta esir aldı. Kış tarımının merkez üssü olan kentte söz konusu durum en çok çiftçiyi, dolayısıyla tarımı vurdu.

Binlerce dekar tarım arazisinin sel suları altında kaldığı şehirde, yüzlerce sera da fırtına ve doludan zarar gördü. Kaybın milyonlara ulaştığı tahmin edilirken, çiftçiler destek için yetkililerden yardım eli uzatılmasını bekliyor.

Çiftçilerin bu zorluklarla uğraşmasının yanı sıra ürettiği ürünün fiyatını bilmemek ve su kıtlığıyla da mücadele etmek zorunda kaldığını belirten Ziraat Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Ebru Kaçın, bu problemlerle uzun süredir uğraşıldığını ve sorunun çözümünün ekim-dikim programını hayata geçirmek olduğunu söyledi.

NE ÜRETİLDİĞİNİ BİLMİYORUZ
Ziraat Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Ebru Kaçın, “Ölçülebilir ve denetlenebilir tarım konusunda biraz geri kaldık. Son yıllarda devlet, ÇKS kaydı ile üreticilerin kullandıkları tarım alanlarını kayıt altına almaya başladı. Ancak daha önceden kayıtlı sera miktarı da toplam seraların yüzde 30’u civarındaydı. Dolayısıyla üreticinin ne kadar, ne ürettiğine hâkim değiliz” dedi.

FİYATLAR BELİRSİZ
Başkan Ebru Kaçın, “Üretici, bir yıl boyunca binbir emekle ürettiği ürünün taban fiyatını bilmiyor. Alım garantisi yapamıyoruz. Böyle bir sistemimiz yok ama en azından taban fiyatının oluşması lazım. Üretici hıyar ekiyor, büyük masraflar yapıyor, büyük emekler harcıyor. Ancak hasat zamanından sonra hıyarı kaça satacağını bilmiyor. Çünkü bizim ülkemizde bir ekim programı olmadığı için, ülke olarak ne kadar ürün ekip diktiğimizi bilmiyoruz. Bu sebeple her sene üretici ne kadar ürün ekip dikeceğine kendisi karar veriyor. Dolayısıyla bir ekim programı şarttır” dedi.

SU KULLANIMINI ÖLÇMEK İÇİN DE ŞART
“Ekim-dikim programının oldukça önemli olduğunu düşünüyorum” diyen Başkan Kaçın, “Özellikle iklim krizi yaşadığımız bu günlerde, su kullanımı için de ölçülebilir, denetimli ve kontrol edilebilir su tüketimini sağlamak adına ekim programının büyük önem arz ettiğini düşünüyorum. Çünkü yer altı sularında ciddi çekilmeler, göllerimizde kuruma var. Artık bunlar gelecekte olması beklenen şeyler değil, bugün yaşanan gerçeklerdir. Dolayısıyla ciddi bir susuzluk tehlikesi ile karşı karşıyayız. Türkiye’deki suyun yüzde 75 ile 80 arasını tarımda kullanıyoruz. Doğal olarak tarım su ile oluyor. Tarımda üretip gıdamızı sağlıyoruz. Yer altı ve yer üstü sularındaki azalmaların yanı sıra yağışların da düştüğünü görüyoruz. Dolayısıyla bir ekim-dikim programı yapmak artık zaruri hale geldi” diye konuştu.

‘DESTEĞE HAZIRIZ’
Ziraat Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Ebru Kaçın sözlerini, “Oda arkadaşlarım ve meslektaşlarımla birlikte biz, izlenebilir ve bilimsel bazlı tarım için hem devletin hem de üreticinin yanındayız. Sağlıklı tarım ve sağlıklı gıda ancak bu şekilde mümkündür” ifadeleri ile sonlandırdı.

Kaynak: ANTALYA EKSPRES GAZETESİ