Yörük Sanayici ve İş İnsanları Derneği (YÖRSİAD), her yıl geleneksel hale getirdiği iftar programını bu yıl da Su Hotel’de gerçekleştirdi. Programa, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Antalya Başkonsolosu Aslı Erkmen, İstanbul Aydın Üniversitesi UNESCO Sürdürülebilir Eğitim Kürsüsü Başkanı Prof. Dr. Tarık Oğuzlu, Döşemealtı Sanayici ve İş İnsanları Derneği Başkanı Gültekin Gencer, Makina Mühendisleri Odası Başkanı Devrim Kılıç, Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Ceren Şahin, İç Mimarlar Odası Başkanı Güner Onaran başta olmak üzere çok sayıda davetli katıldı.

YÖRÜKLERDE GİRİŞİMCİLİK PANELİ GELİYOR
Toplantının açılış konuşmasını yapan YÖRSİAD Başkanı Avukat Mustafa Alper Oral, Batı Akdeniz ve İstihdam Fuarı’nın tanıtım toplantısında yer aldıklarını söyleyerek, “Hepinizi bu fuara katılmaya davet ediyorum. ATSO tarafından hayata geçirilen ‘2050 Vizyonu Karar Konferansı’na da katıldık. Bunun yanı sıra ‘Yörüklerde Girişimcilik’ başlığıyla gerçekleştirmeyi planladığımız panelin hazırlıklarını sürdürüyoruz. Dernek üyelerimizi alanında uzman iş insanları, akademisyenler ve ülkemize yön veren değerli isimlerle buluşturmaya devam edeceğiz. Bu yıl Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Taraflar Konferansı (COP31) 9–21 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirilecek. Kurulacak farklı çalışma masalarında görev almak isteyen üyelerimizi davet ediyorum. Bunların yanı sıra mayıs ayında düzenlemeyi planladığımız ‘Yaza Merhaba’ etkinliği ile bu faaliyet dönemimizi tamamlamayı planlıyoruz” diye konuştu.

İŞ DÜNYASI HANE HALKINI RAHATLATMALI
Antalya, ülke ve dünya gündemine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan YÖRSİAD Başkanı Alper Oral, “Küresel ölçekte artan jeopolitik gerilimlerin uluslararası piyasalarda dalgalanmalara yol açtığı, borsalarda sert düşüşlerin yaşandığı ve finansal belirsizliğin arttığı bir süreçten geçiyoruz. Merkez Bankası ve Sermaye Piyasası Kurulu tarafından finansal istikrarı korumaya yönelik alınan tedbirleri piyasaların sağlıklı işleyişi açısından önemli ve gerekli adımlar olarak değerlendiriyoruz. Küresel risklerin arttığı bu dönemlerde ekonomik güven ortamının korunması, öngörülebilir politikaların sürdürülmesi ve reel sektörün desteklenmesi büyük önem taşımaktadır. Bu kapsamda ekonomi yönetiminin kararlı adımlar atmasını ve iş dünyası ile hane halkına rahat nefes aldıracak düzenlemeler yapmasını bekliyoruz. Savunma sanayimizin bugün geldiği nokta ülkemiz adına son derece kıymetlidir. Bu alana daha fazla önem verilmesinin stratejik açıdan büyük önem taşıdığına inanıyoruz. Elbette hepimizin temennisi; savaşların sona erdiği, çocukların ağlamadığı ve barışın hâkim olduğu bir dünyadır. Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ifade ettiği ‘Yurtta sulh, cihanda sulh’ sözünün bugün her zamankinden daha büyük bir anlam taşıdığına inanıyoruz ve bu yoldan asla sapmadan ilerlemeyi umut ediyoruz” ifadelerini kullandı.

MARKA KENT ANTALYA
Başkan Oral sözlerini şöyle tamamladı: “Antalya özelinde baktığımızda turizm, tarım, ticaret ve inşaat sektörlerinin küresel gelişmelerden doğrudan etkilendiğini görüyoruz. Turizm sezonunun açılmasıyla diğer sektörlerin de harekete geçip tüm hemşehrilerimizin ekonomik anlamda içinde bulunduğu olumsuz durumdan bir an önce çıkmalarını diliyoruz. Antalyaspor’umuza da ayrı bir paragraf açmak isterim. Şehrimizin en önemli ortak değerlerinden biri olan Antalyaspor’un birlik ve beraberlik ruhu içerisinde ligde kalmasını sağlayarak yoluna güçlü bir şekilde devam etmesini temenni ediyoruz. Trafik sorunlarını çözmüş, doğal afetlerin gölgesinde kalmayan; tarımda, sanayide, turizmde ve her alanda gelişimini tamamlamış, gerçek anlamda bir marka kent haline gelmiş bir Antalya hayalini hep birlikte paylaşıyor ve bu hedef doğrultusunda birlikte yürümeyi temenni ediyorum. Antalya birlikte düşündüğünde, birlikte ürettiğinde ve birlikte hareket ettiğinde başaramayacağı hiçbir hedef yoktur.”

KÜRESEL GÜÇ DENGELERİ
Konuk konuşmacı Prof. Dr. Tarık Oğuzlu ise “Küresel Güç Dengeleri ve Yeni Dünya Düzeninin Dinamikleri” konulu sunumunu gerçekleştirdi. Öncelikle dünyadaki güç dengesine değinen Oğuzlu, “Amerika, dünyadaki toplam askeri harcamaların yüzde 40’ını tek başına yapıyor. 5 bin 500 nükleer başlığı olan Amerika dünyaya risk olmuyor da bir tane nükleer başlığı olmayan İran mı oluyor? Amerika’nın kendi sınırları dışında 800 askeri üssü var. Buralarda 250 bin askeri bulunuyor. Günümüz dünyasında Amerika’yı tahtından edebilecek ama kapasitesi henüz yeterli olmayan tek ülke Çin. Amerika’nın iç pazardaki tüketimi 23 trilyon dolar. Dünyada iki büyük ekonomik güç var. Çin çok zengin bir ülke. 20 trilyon dolarlık bir ekonomik büyüklüğü var. 1980 yılında Çin’de kişi başı gelir 259 dolarken bugün 13 bin 500 dolar. Dünyadaki üretimin yüzde 35’ini tek başına yapıyor ve elinde 3,5 trilyon dolar var. Çin’in askeri harcaması resmi olarak 350 milyar, tahmini olarak ise 600 milyar dolar. Ancak askeri açıdan Amerika ile karşılaştırılamaz” dedi.

ÜLKELER ÇOK TEDİRGİN
Amerika’nın kendisini “Tanrı’nın seçilmiş ulusu” gibi gördüğünü söyleyen Oğuzlu, “Herkesi kendilerine benzetmeye çalışırlar. Hiçbir devlet bu iki devlet kadar güçlü değil. Rusya’nın ise sert kapasitesi yok. Nükleer gücü olmazsa kesinlikle süper güç olamaz. Bu iki süper gücün yanında orta güç ülkeleri var. Bunlar Amerika’nın liderliği altında mutlu olan, bu düzenin devam etmesini isteyen ve Amerika’nın konforunda yaşamaya alışmış ülkeler. Ancak Amerika artık bu rolü oynamak istemiyor. ‘Kendi güvenliğinizi artık kendiniz sağlayın’ diyor. Trump’ın hoyrat ve buyurgan tavrı nedeniyle bu ülkeler oldukça tedirgin. Üçüncü grup ise Türkiye, Mısır, İran, Hindistan ve Suudi Arabistan gibi yeni nesil orta güçler. Bu ülkeler bloklaşma ve kutuplaşma istemiyor. Her blok ile iyi ilişkiler kurmak ve daha adil bir temsil hakkı talep ediyorlar. Bir de Soğuk Savaş dönemindeki bağlantısızlar var. Bağımsızlıkları ve egemenlikleri konusunda çok hassas ama ekonomik olarak zayıf ülkeler. Bu ülkeler herkesle faydacı bir ilişki kurmaya çalışıyor. Günümüzde ne Amerika ne de Çin düdüğü çaldığında arkasında şartsız ülkeler bulabilir” diye konuştu.

AMERİKA’NIN İSRAİL’E DESTEĞİ TARTIŞILIYOR
Amerika’nın İran’ı bombalamasını da değerlendiren Oğuzlu, “İran kesinlikle Amerika’ya tehdit değil. Olamaz zaten. İran, İsrail’e ise açık bir tehdit. İsrail’in kendisini tehdit altında hissetmesi anlaşılabilir. İsrail’in İran ile bir derdi var. Bu Amerika’nın derdi değil. İsrail, kendisine potansiyel tehdit olarak gördüğü ülkeleri ortadan kaldırarak kendi perspektifinden İran’ı ‘ahtapotun başı’ olarak görüyor. İsrail, 350 milyonluk Arap dünyasında kendini güvende hissetmek için ‘dikensiz gül bahçesi’ yaratmak istiyor. Peki Amerika neden bu kadar İsrail’in arkasında? İsrail, Amerika’nın Ortadoğu’daki ileri karakolu. İsrail’in sahip olduğu askeri gücün arkasında Amerika var. Askeri yardımların haddi hesabı yok. Atılan füzelerin büyük bölümü Amerika menşeli. Ancak artık Amerika’nın İsrail’e verdiği destek Amerika’da da tartışılıyor. Demokratlarda İsrail’e yönelik eleştiriler artıyor. Dünyada aynı nedenle Amerika’nın imajı bozuluyor. Avrupalılarda da Amerika hayranlığı geriliyor” dedi.

Konuşmasının sonunda Oğuzlu, Amerika ve İsrail’in bölgedeki politikalarının Türkiye açısından riskler barındırabileceğini ifade ederek Türkiye’nin bu süreçte dikkatli bir politika izlemesi gerektiğini söyledi.
Konuşmanın ardından YÖRSİAD Başkanı Avukat Mustafa Alper Oral, Prof. Dr. Tarık Oğuzlu’ya günün anısına bir plaket ve Yörük kefiyesi takdim etti. Toplantı fotoğraf çekimi ile sona erdi.

Kaynak: Haber Merkezi