Vah yavrum vahhh!! Ki ne vah..Bu sözler bir dönem Ülkücü çocukların ağzından düşmezdi, ta 70 lerde… İçlerindeydim bilirim.
Kan hızlı akardı damarlarında, dünyayı Komünizmden temizlemek ve yüce Türk ırkına Orta Asya yollarını açarak büyük Turan düşünü gerçekleştirmek vardı hedefte.
Sonra , çok sonra anlaşıldı ki Komünizm aslında yeni Rusya emperyalizmden başka bir şey değilmiş.
Dünya çoktan iki kutuplu bir arena haline gelmiş, dengeyi tutturmak için her iki tarafta kendi saflarına gaz verir dururlarmış…
Ne komik..anlayabilmek için bu kadar mı uzun zaman geçmesi gerekiyordu?
Bir doktor hanım bana ta bir zamanlar zekayı yapan en önemli elementin Çinko olduğunu ve Çinkonun da yalnız ve daha çok kırmızı ette bulunduğunu söylemişti.
Türkiye de ki et tüketiminin ne kadar düşük olduğunu da hatırlatınca onun neden hiç kimseye ‘aptal’ demediğini,
‘çinkosu az gelmiş’ dediğini anlamıştım.
O uzun ve kayıp yıllarda..
Kaç can harcandı? Bilen var mı?
Orta Asya ve Turan meğer Kaf dağı masalları kadar hayalmiş.
Çinkomuz ‘eser’ miktarda bile yokmuş.
Bu gün bir bakıyorsunuz; ne yürek, ne bilek, ne zeka, ne sağduyu hiçbirine sahip olmadan bir yerlere gelmiş fazla toy arkadaşlar, ‘liderlik’ programlarından arakladıkları birkaç sloganla işi götürebileceklerini sanıyorlar… Lafın içini dolduramıyor, bedelini bilmiyorlar…
‘Ya devlet başa, ya kuzgun leşe’
nasıl ama söylenirken bayağı etkili gibi değil mi? Edeceksen böyle laf et de millet ağır abi sansın..
Hatta derin bir kuyuya bakar gibi manalı dur, duyan da ‘vay be’ desin…
Eski Mısır da ki hamalbaşı kadar bile siyaset bilmiyorlar… ne derdi Mısır da ki hamal başları yükü omuzlarından yere atıveren acemi hamallara:
‘Yükü yere siyaseten bırak a şaşkın oğlum!’
Siyasetçinin işi ‘ikna etmektir’,
Ondan daha önemli işi de ‘ikna olmaktır’
‘Ya devlet başa, ya kuzgun leşe’ sloganı baldırı çıplakların ilkesidir. Silah işidir, çatışma ister, kan ister.
Koca İstiklal marşı şiirinin tüm kıtalarını ezbere okuyabilen, her gece bir kitap bitiren..tarihe, edebiyata meraklı insanların ağzına hiç yakışmaz…