Hareketsiz yaşam ve ekran başındaki alışkanlıkların obeziteyi tetiklediğini ifade eden Diyetisyen Betül Bursa, Türkiye'de özellikle kadınların hem fiziksel hem de ruhsal olarak büyük risk altında olduğunu belirterek, kronik hastalıkların tedavisinde obezite cerrahisinin önemine değindi. Modern yaşamın sunduğu teknolojik kolaylıkların, fiziksel aktiviteyi kısıtlarken kilo artışını ve buna bağlı kronik rahatsızlıkları da beraberinde getirdiğini belirten Diyetisyen Betül Bursa, günümüz insanının ekran başında geçirdiği sürelere dikkat çekti.
‘EKRAN BAŞINDA GEÇEN SAATLER OBEZİTEYİ TETİKLİYOR’
Telefon, bilgisayar ve televizyon başında geçirilen uzun saatlerin yüksek kalorili atıştırmalıklarla birleştiğini ifade eden Diyetisyen Betül Bursa, ulaşım araçlarının yaygınlaşmasıyla toplumun daha az yürüdüğünü ve spor yapma alışkanlığının zayıf kaldığını vurguladı. Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) obezite tanımına değinen Bursa, “Obezite, Dünya Sağlık Örgütü tarafından ‘vücutta sağlığı bozacak ölçüde anormal veya aşırı yağ birikmesi’ olarak tanımlanmaktadır. Bu durum; kalp hastalıkları, diyabet ve bazı kanser türleri gibi pek çok ciddi sağlık sorununa yol açabilmektedir” şeklinde konuştu.

‘KADINLAR HEM FİZİKSEL HEM RUHSAL RİSK ALTINDA’
Verilere göre kadınlarda obezite oranının erkeklere kıyasla çok daha yüksek olduğunun altını çizen Bursa, “Kadınlarda obezite oranı ne yazık ki daha yüksek. Özellikle düşük gelirli ve daha az eğitimli bölgelerde yaşayan kadınlarımız, obezite açısından daha fazla risk taşıyor. Üstelik bu durum sadece fiziksel sağlıkla da sınırlı değil; kadınlar ruhsal sağlık açısından da büyük risk altında bulunuyor. Obezite, depresyon gibi psikolojik sorunları tetikleyebileceği gibi doğurganlık üzerinde de olumsuz etkiler yaratabilir. Bu nedenle obeziteyle mücadele ve sağlıklı yaşam için kadınların bilinçlenmesi gerekmektedir” dedi.
‘HAFTADA 5 GÜN EGZERSİZ’
Obeziteden korunmak ve sağlıklı bir yaşam sürdürebilmek için doğru beslenme ve düzenli egzersizin şart olduğunu belirten Betül Bursa, “Günlük beslenme düzeni mutlaka sağlıklı beslenme ilkelerine uygun hale getirilmelidir. Bununla birlikte haftada en az 5 gün, günde 30 dakika orta şiddette egzersiz yapmak gereklidir. Bu rutin, sadece kiloyu kontrol altında tutmak için değil, aynı zamanda genel sağlık için de büyük önem taşır. Doğru beslenme alışkanlıkları ve düzenli egzersiz ile sağlıklı bir yaşam elde edilebilir” diye konuştu.
Obeziteyle mücadelede yaşam tarzı değişikliklerinin öncelikli olduğunu ancak bazı durumlarda tıbbi müdahalenin kaçınılmaz hale geldiğini ifade eden Bursa, “Diyet ve egzersizden sonuç alamayan hastalar için cerrahi hayati bir seçenektir. Bu operasyonlar sadece kilo kaybı için değil; diyabet ve hipertansiyon gibi kronik hastalıkların tedavisi için de yapılmaktadır” ifadelerini kullandı.





