Dün ATSO Başkanı Davut Çetin Kemer esnafının turizme dönük ticaretinden yüzde doksanlık bir düşüşü ortaya koydu.
Diğer bölgelerde ve merkez de durum farklı değil.
Ticaret de herkes birbirine karşı hoşgörü sınırlarını zorluyor.
Şu anda aslında Antalya’da ticaret alacaklı ile borçlu arasındaki ‘hoşgörü’ ile devam ediyor.
Bir sınırı var mutlaka, umarım o sınırlar zorlanmadan ve piyasalar darmadağın olmadan işler yoluna girer.
Ya değilse olacakları düşünmek bile istemiyor kimse…
İşte milletin burnundan soluk aldığı bu günlerde bizim derdimiz halk plajı oldu çıktı.
Muratpaşa Belediye Başkanı komşularının isteğini kıramadı, halkını falezlerden denize sokmaya yemin etti.
Aha size Lara Balık evi!
Adam burayı malı gibi kullanıyor, oysa halkın.
Ben belediye olarak açarım restoranın içinden bir yol, havlunu al git denize….
Sermaye ile halkı karşı karşıya getirmenin en güzel yolu da böyle şovlar; Zabıtalar, emniyet güçleri, avukatlar, plan proje müdürleri, ellerindeki boya spreyli teknik elemanlar.
Ne yapıyoruz?
Halkımıza plaj yeri açıyoruz!...
Alkışlar halkçı Belediyeye!....
Ben söz konusu yeri Lara Balık evi olarak bilmem.
Orası ATSO’dur…
Ne var ki Lara Balık işletmecisi Erdal Atılgan’a geçtikten sonra mekan markalaştı.
Tesis ATSO’nun. Erdal Atılgan ATSO’nun kiracısı. Sözleşmesini yaparken onlarla oturmuş masaya. Bildiğim kadarıyla sözleşmelerinde plajda var.
Peki şimdi Muratpaşa Belediyesi karga tulumba halk plajı yapacağım diye kimin mekanına dalıyor?
Mal sahibi ATSO’nun!...
ATSO başkanı ve yönetimi ile bu konu görüşüldü mü orasın da bilmiyoruz.
Üstelik ATSO eski Başkanı ve CHP Genel Başkan Yardımcısı Çetin Osman Budak ile ile Muratpaşa Belediye Başkanı parti de aynı saftalar…
İnsanın aklına kırk türlü şeytani senaryo geliyor!...
…
Hepsini bir tarafa bırakalım.
Bu gün Antalya turizmine restoran olarak en güzel hizmeti veren mekanlardan birisi Lara Balık evi.
Geçtiğimiz yıl 315 bin misafir ağırlamış. 165 kişi istihdam ediliyor.
Üstelik işletme sahipleri yenilikçe ve yatırımcı.
Kazandıklarını hem marka değerlerine hem de mekanlarına yatırmaktan çekinmeyen insanlar.
Geçtiğimiz yıl hizmete soktuğu mini plajıyla da bölgede bir ihtiyacı karşıladılar.
Antalya’nın çocuğu ,
Antalya’nın sevdalısı.
Allahına kadar Antalyasporlu, deniz aşığı…
Şimdi halk plajı yapacağım diye bu Antalya çocuğunun mekanın ortasına dalmak onu mağdur etmek nereden çıkıyor.
Çıkmış…Hatta Plan Proje Müdürüne bakılacak olursa ‘Çizmiş’ geçmişler…!
…
Mekan içinde ‘Halk Plajı’ nasıl olacak nasıl işletecekler bilemiyorum.
Duşlar, tuvaletler, ihtiyaçlar nasıl karşılanacak?
Plaja gelen halkımız çıkınlarını yanlarında mı getirecekler.
Aşağıda sarmalar dolmalar, yukarıda Antalya turizmi nasıl olacak?
Erdal Atılgan dün sosyal paylaşım sitesinden çok haklı bir sitem yaptı;
‘EKONOMİNİN CAN ÇEKİŞTİĞİ ANTALYAMIZDA, İNSANLARIN İŞSİZ KALDIĞI BİR ORTAMDA, ÇEKLERİN-SENETLERİN ARKALARININ YAZILDIĞI DAHASI İNTİHARLARIN YAŞANDIĞI BÖYLE BİR KRİZ DÖNEMİNDE BİR İŞLETMENİN ELİNDEN İŞLETMESİNİ ALARAK BEN İŞLETECEĞİM MANTIĞININ DA VİCDANEN SORGULANMASI GEREKTİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM….’
Bence haklı.
Bir Antalya markasının yerini böyle iğdiş etmek yerine başka alternatif arayışlarına gidilebilirdi.
Tabiki halk için plaj yerleri yaratılmalı. Şartlar zorlanmalı, yeni alternatifler bulunmalı.
Şimdi tek tek dökelim mi falezlerin üzerine çökenleri. Hangi otelin lobisinden girip plajından çıkmak zorunda kalacağız.
Karıştıralım mı tarihi dava dosyalarını.
Birbirimizi incitmeden de halkımızı denizde yüzdürür, güneşletebiliriz belki!...