Şeffaf Mimarlık Platformu tarafından Antalya Mimarlar Odası seçimlerine “Şeffaf Liste” adıyla hazırlanan grubun 21. Dönem Yönetim Kurulu adayları, düzenlenen geniş katılımlı basın toplantısıyla kamuoyuna tanıtıldı. Toplantıda konuşan Mimarlar Odası Antalya Şubesi Başkan Adayı Fatma Gül Yalçınkaya, mevcut yönetim anlayışına yönelik sert eleştirilerde bulunarak, mimarlık mesleğinin ve kentin geleceği için katılımcı, şeffaf ve kamucu bir yönetim vurgusu yaptı.

‘MİMARLIĞIN ORTAK SORUNLARINI ŞEFFAF BİR ZEMİNDE TARTIŞMAYA BAŞLADIK’

Basın toplantısında ilk olarak Şeffaf Mimarlık Platformu’nun ortaya çıkış sürecine değinen Fatma Gül Yalçınkaya, mimarlık ortamında uzun süredir biriken sorunların ortak bir iradeyle ele alınması gerektiğini belirterek, “Bizler, Şeffaf Mimarlık Platformu olarak bir araya geldik ve mimarlık mesleğinin ortak sorunlarını açık, katılımcı ve şeffaf bir zeminde tartışmaya başladık. Yaptığımız tüm değerlendirmeler bizi ortak bir sonuca ulaştırdı: Bu sorunların dile getirileceği, çözüme kavuşturulacağı ve mesleki karşılığını bulacağı temel kurum Mimarlar Odasıdır” dedi.

‘MİMARLAR ODASI CUMHURİYETİN EN KÖKLÜ KURUMLARINDAN BİRİDİR’

Mimarlar Odası’nın tarihsel ve toplumsal önemine dikkat çeken Yalçınkaya, “Mimarlar Odasının kuruluşunun üzerinden bugün tam 72 yıl geçti. Cumhuriyetimizin en köklü ve en saygın kurumlarından biri olan Mimarlar Odası, ilk günkü duruşuyla bugün de dimdik ayaktadır. Antalya Mimarlar Odası ise yarım asrı aşan geçmişiyle sadece üyeleri için değil, Antalya’nın sağlıklı kentleşmesi, doğal, kültürel ve tarihî değerlerinin korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması adına önemli çalışmalar yürütmüştür” ifadelerini kullandı.

Fatma Gül Yalçınkaya

‘SON İKİ DÖNEMDE ODA, TOPLUMDAN VE ÜYELERİNDEN KOPTU’

Mevcut yönetime yönelik eleştirilerini ayrıntılandıran Yalçınkaya, “Ancak özellikle son iki dönemde Antalya Mimarlar Odasının toplumsal kimliğinden ve üyelerinden uzaklaştığını, kente ve değerlerine karşı duyarsızlaştığını görmekteyiz. Kişisel çıkarların ön plana çıkarılarak, 50 yıllık kamu yararı ilkesinin göz ardı edilmesi son derece üzüntü vericidir” diye konuştu.

PLAN TADİLATLARI VE RANT ELEŞTİRİSİ

Kent merkezinde yapılan plan değişikliklerine dikkat çeken Yalçınkaya, “Kent içinde, kentsel dönüşüm adı altında bir yıl gibi kısa bir sürede yapılan plan tadilatlarında; Kipa Alanı, Şirinyalı La-MARE, Antbirlik Arazisi, Real Alanı gibi birçok noktada hiçbir bilimsel veriye dayanmadan binlerce metrekare inşaat alanı artırıldı. Üstelik altyapı, yol kesitleri, yeşil alanlar ve kamu ortaklık payları gibi temel unsurlarda herhangi bir iyileştirme yapılmadı” ifadelerini kullandı.

ARKEOLOJİ MÜZESİ, YARIŞMA PROJELERİ VE FALEZLER
Antalya Arkeoloji Müzesi sürecini de örnek gösteren Yalçınkaya, “Arkeoloji Müzesi’nin yıkımına önce tepkisiz kalındı, hatta yeni proje benimsendi. Yapılan tek eleştiri yapı alanının küçük tutulmasıyla sınırlı kaldı. Oysa aynı alanda, yarışmayla elde edilen Otelcilik Okulu ve Eğitim Merkezi gerçekçi olmayan gerekçelerle ortadan kaldırıldı ve yerine yeni bir otel önerildi” dedi.

Falezlerle ilgili alınan kararlara da sessiz kalındığını vurgulayan Yalçınkaya, “Bu alanların önünde yer alan falezlerin kesin korunacak hassas alan statüsünden çıkarılarak nitelikli doğal koruma alanına düşürülmesine de itiraz edilmedi” diye konuştu.

‘BU HATALARIN BEDELİNİ ANTALYA ÖDEYECEK’

Yanlış kentleşme politikalarının uzun vadede ağır sonuçlar doğuracağını söyleyen Yalçınkaya, “Bugün yapılan bu hatalar önümüzdeki yıllarda çarpık yapılaşma, trafik sorunları, çevresel tahribat ve kültürel kayıplar olarak Antalyalıların karşısına çıkacaktır. Mimarlar Odasının bu süreçte kamusal bir yaklaşım sergilemesi ve sorumluluk alması gerekir” dedi.

“SEÇİLDİM, DİLEDİĞİMİ YAPARIM ANLAYIŞI KABUL EDİLEMEZ”

Dar bir yönetici kadrosuyla yürütülen anlayışın oda ilkeleriyle bağdaşmadığını ifade eden Yalçınkaya, “‘Seçildim, dilediğimi yaparım’ anlayışına dayanan bu yönetim biçimi, Oda’nın kuruluş amaçlarının ve temel ilkelerinin anlamını yitirmesine neden olmuştur. Bu durum yalnızca mimarlara değil, kentin doğal, kültürel ve tarihî değerlerine de zarar vermektedir” diye konuştu.

6A46Ada7 4Bbf 4221 80Ba D1B72A99Ab2F

‘MİMARLAR ODASI SİYASİ BİR YAPI DEĞİLDİR’

Odanın Anayasal konumuna da değinen Yalçınkaya, “Mimarlar Odası ne siyasi bir kuruluştur ne de belirli fikirleri savunan bir dernek ya da cemiyettir. Anayasa’nın 135. maddesi uyarınca kurulmuş, tüm meslek mensuplarının üye olmak zorunda olduğu bir meslek odasıdır” dedi.

ŞEFFAF LİSTE’NİN İLKE VE ÖNCELİKLERİ
Şeffaf Liste’nin temel hedeflerini ayrıntılı şekilde aktaran Yalçınkaya, “Meslek odalarını birer ekmek kapısı hâline getiren anlayıştan bu yapıyı kurtarmayı, hukuk mücadelelerinde kişisel çıkar yaratacak uygulamalardan kaçınmayı ve tüm meslektaşlarımızı eşit görmeyi ilke edindik” ifadelerini kullandı.

‘PROGRAMI ÜYELERLE BİRLİKTE YAZACAĞIZ’

Hazır bir seçim programı açıklamamalarının bilinçli bir tercih olduğunu vurgulayan Yalçınkaya, “Yaklaşık 4 bin 700 üyemizin bilgi, birikim ve iradesini yok sayan bir program sunmak istemiyoruz. Bunun yerine, üyelerimizin doğrudan katılımıyla, herkese açık toplantılarla ortak bir çalışma programı oluşturacağız” dedi.

‘İKİ DÖNEM YETERLİDİR, GENÇLERE ALAN AÇILMALIDIR’

Kendi yöneticilik anlayışına ilişkin de değerlendirmede bulunan Yalçınkaya, “2010-2012 yılları arasında yönetim kurulundaydım. İki dönem başkanlık yeterlidir. Birinci dönem hazırlık, ikinci dönem uygulama dönemidir. Koltuğa yapışıp kalmanın bir mantığı yok. Gençlere de mutlaka fırsat vermek gerekir” dedi.

Aef65A77 F136 4A96 A618 7Ce6Ec8D5323

YÖNETİM KURULU ADAYLARI AÇIKLANDI

Toplantının sonunda Şeffaf Liste’nin 21. Dönem Antalya Mimarlar Odası Yönetim Kurulu adayları açıklandı.

Şube Yönetim Kurulu (Asıl):

Fatma Gül Yalçınkaya (Başkan Adayı)

Seval Gelen

İbrahim Güç

Elif Karayılmaz

Didem Dim Özaltın

Mahmut Hasan Sarıgül

Tuba Erkılıç Kökçen

Şube Yönetim Kurulu (Yedek):

Emrah Eyiler

Davut Özgür Erdoğan

Özlem Arvas Efe

Hande Erdoğan

Merve Çivik Uçar

Kübra Taner

Seçil Kılıç

‘MESLEK YASASI ÇIKMIYORSA, BUNUN BİR SORUMLULUĞU DA BİZ MİMARLARDADIR’

Basın toplantısının sonunda yöneltilen soruları da yanıtlayan Başkan Adayı Fatma Gül Yalçınkaya, yaklaşık 20 yıldır gündemde olmasına rağmen hayata geçirilemeyen Mimarlık Meslek Yasası’na ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yalçınkaya, sürecin yalnızca dış etkenlerle açıklanamayacağını belirterek, “Mimarlık Meslek Yasası’nın neden çıkmadığı sorusunun cevabı aslında biraz da biz mimarlarla ilgili. Yıllardır konuşuyoruz, tartışıyoruz ama belli bir noktada yine aynı yerde kalıyoruz. Bu konunun unutulduğu düşünülmesin; tam tersine üzerine gideceğiz ve bu kez somut adımlar atmayı umuyoruz” diye konuştu.

MÜZE SÜRECİ ÜZERİNDEN ELEŞTİRİ: ODA DİK DURAMADI

Antalya Arkeoloji Müzesi sürecine de değinen Yalçınkaya, “Müze konusunda Mimarlar Odası’nın başta belli bir tavrı vardı ancak daha sonra genel merkezin farklı bir tutum sergilediğini gördük. Antalya Mimarlar Odası’nın duruşuyla genel merkezin tavrı örtüşmedi. Açık konuşmak gerekirse, bu süreçte Antalya Mimarlar Odası tam anlamıyla dik duramadı” ifadelerini kullandı.

‘KARAR ÜYELERLE BİRLİKTE ALINMALIYDI’

Sürecin nasıl yürütülmesi gerektiğine ilişkin görüşlerini de paylaşan Yalçınkaya, karar mekanizmalarının kapalı şekilde işletildiğini belirterek, “Bir kamuoyu danışma kurulu oluşturulmalıydı. Odanın üyeleriyle birlikte karar verilmeliydi. Belki üyeler ‘Evet, yıkılsın’ diyecekti, belki farklı bir yol belirlenecekti. Ama bu yapılmadı. Kararlar yöneticiler tarafından alındı” dedi.

‘GENEL MERKEZLE TERS DÜŞÜLDÜ’

Müze sürecinde genel merkezle yaşanan görüş ayrılığına da dikkat çeken Yalçınkaya, “Evet, bu konuda genel merkezle ters düşüldü ve bugün gelinen noktada herkesin eleştirdiği bir tablo ortaya çıktı. Müzenin yıkılması konusundaki duruşun yanlış olduğunu düşünüyoruz. Genel merkezin tavrı farklıydı ama asıl sorun, Antalya Mimarlar Odası’nın kendi üyeleriyle bu konuyu yeterince tartışmamasıydı” diye konuştu.

‘BU MÜZE BİR YARIŞMA PROJESİYDİ, BU BİLE YETERİNCE SAHİPLENİLMEDİ’

Müzenin mimari değerine de vurgu yapan Yalçınkaya, konunun yalnızca yıkım-yapım tartışmasına indirgenmemesi gerektiğini belirterek şunları söyledi: “Bu müze, bir mimari proje yarışması sonucunda elde edilmişti. Müelliflik açısından çok önemli bir yapıydı ve arkasında çok değerli, duayen bir mimar vardı. Yapı korunamayabilirdi, yıkılabilirdi; ancak en azından onu anımsatan, mimarca bir değer alanda yaşatılabilirdi. Benim mimar olarak en büyük eleştirim budur.”

‘KAMUOYU ODA’DAN DAHA ÖNDEYDİ’

Müze sürecinde kamuoyunun ve bağımsız çalışma gruplarının Mimarlar Odası’ndan daha etkin bir rol üstlendiğini de dile getiren Yalçınkaya, “Bu süreçte kamuoyu, Mimarlar Odası’ndan daha öndeydi. Çok başarılı bir Müze Çalışma Grubu çalıştı. Oysa bu konuyu en iyi tartışması gerekenler biz mimarlarken, meslek örgütü olarak yeterince ciddi bir tartışma yürütemedik. Ben meseleye bu açıdan bakıyorum” ifadelerini kullandı.

Muhabir: AYŞE OKAN SARICA