Antalya’da Türkiye’nin en önemli örtü altı üretim merkezlerinden biri olan seracılık sektörü, son dönemde hızla artan gübre, mazot, enerji ve işçilik maliyetleri nedeniyle ciddi bir baskı altında kalırken, üreticilerin kar marjı giderek daralıyor. Girdi maliyetlerindeki artışın yalnızca üretim sürecini değil, planlamayı ve sürdürülebilirliği de zorlaştırdığını belirten Nazif Alp ise mevcut ekonomik koşulların çiftçiyi üretimden vazgeçme noktasına getirdiğini ifade etti. Alp, Antalya tarımında yaşanan maliyet krizinin yalnızca kısa vadeli bir dalgalanma değil, yapısal bir sorun haline geldiğine işaret ederken, sektör temsilcileri de destek mekanizmalarının güçlendirilmemesi halinde üretimde ciddi kayıplar yaşanabileceği uyarısında bulunuldu.

GİRDİ MALİYETLERİ ÜRETİMİ BASKILIYOR
Antalya’nın örtü altı tarım merkezlerinde üretim yapan seracılar, son dönemde özellikle gübre ve mazot fiyatlarındaki artış nedeniyle ciddi maliyet baskısı altında. Üreticiler, artan enerji ve işçilik giderlerinin de eklenmesiyle birlikte üretim planlamasını sürdüremedikleri belirtiliyor.
Antalya’daki seracılık sektöründe giderek derinleşen krize işaret eden Nazif Alp, “Gübre, mazot, enerji ve işçilik maliyetleri artık üreticinin karşılayabileceği seviyenin çok üzerinde. Çiftçi her sezon yeniden borçlanarak üretim yapmaya çalışıyor. Bu sürdürülebilir bir model değil. Bugün geldiğimiz noktada üretici artık dayanacak gücünü kaybetmiş durumda ve üretimden vazgeçme noktasına geliyor” dedi.
‘İHRACAT VAR AMA ÜRETİCİ KAZANAMIYOR’
Antalya’dan yapılan sebze ve meyve ihracatının devam ettiğini ancak bunun üreticiye yeterince yansımadığını belirten Alp, değer zincirindeki dengesizliğe dikkat çekerek şunları söyledi: “İhracat rakamları güçlü görünebilir ama üreticinin eline geçen gelir aynı oranda artmıyor. Aracı maliyetleri, girdi fiyatları ve piyasa dalgalanmaları üreticiyi sıkıştırıyor. Bu dengesizlik giderilmezse üretim azalır.”
ACİL DESTEK ÇAĞRISI
Seracılığın Antalya ekonomisi için kritik bir sektör olduğunu hatırlatan Alp, “Antalya tarımı kritik bir eşikte. Bugün önlem alınmazsa yarın üretimi yeniden kurmak çok daha zor olacak. Çiftçiyi ayakta tutmak, aslında gıda güvenliğini ayakta tutmaktır” dedi.





