Ekspres Gazetesi'nden Selim Çelik'in haberine göre, Son yıllarda artan enflasyon ve üretim maliyetleri çiftçiyi zor durumda bırakırken; fırtına, hortum, sel ve don gibi doğal afetler de tarımsal üretimi olumsuz etkiledi. Buna ek olarak ABD-İsrail ve İran arasındaki gerilim nedeniyle yükselen akaryakıt fiyatları, üretimin her aşamasında mazot kullanan çiftçinin maliyet yükünü daha da artırdı.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün son don uyarısı da üreticinin kaygılarını artırdı. Antalya’nın Elmalı ve Korkuteli gibi yüksek rakımlı bölgelerinde 11 Nisan’a kadar beklenen “radyasyon donu”, özellikle çiçeklenme dönemindeki meyve ağaçları ile açık alandaki sebze fideleri için ciddi risk oluşturuyor. Çiftçiler bu zorlu süreçte destek ve sigorta sistemlerine yönelirken, devlet desteklerinin yetersiz kalması nedeniyle tarım sigortaları daha da önem kazandı.
NE KADAR DESTEK SAĞLANIYOR?
TARSİM kapsamında çoğu branşta sigorta primlerinin yüzde 50’si devlet tarafından karşılanıyor. Bitkisel ürünlerde don teminatında bu oran yüzde 66’ya çıkarken; Köy Bazlı Verim Sigortası’nda yüzde 70, Gelir Koruma Sigortası’nda ise yüzde 60 seviyesinde destek sağlanıyor. Ancak Ebru Kaçın’a göre bu oranlar, artan maliyetler karşısında çiftçi için yeterli değil.

Zirai don riskinin üretim maliyetlerini ve buna bağlı olarak fiyatları artıracağını vurgulayan Kaçın, Türkiye’nin ihracatta artan talep nedeniyle avantajlı bir konuma geldiğini ancak bunun üreticiye yeterince yansımadığını ifade etti. Artan mazot, işçilik, tohum ve fide maliyetlerinin üreticiyi zorladığını belirten Kaçın, olası don zararlarının verim düşüşüne yol açarak sebze ve meyve fiyatlarını da yukarı çekeceğini dile getirdi.
MEYVE ÜRETİMİ RİSK ALTINDA
Birçok meyve ağacının çiçeklenme dönemine girdiğini hatırlatan Kaçın, don olayının verim üzerinde ciddi etkiler yaratabileceğini söyledi. Tozlaşmanın zarar görmesi durumunda meyve oluşumunun sınırlanacağını belirten Kaçın, bunun da piyasada arz-talep dengesini bozarak fiyat artışına neden olacağını ifade etti.
SİGORTA SİSTEMİ GÜVEN VERİYOR AMA YETERLİ DEĞİL
Tarım sigortalarının çiftçi için önemli bir güvence olduğuna dikkat çeken Kaçın, sistemin işleyiş açısından güçlü olduğunu ancak günümüz koşullarına göre yeniden düzenlenmesi gerektiğini vurguladı. Kaçın, “TARSİM, üretici ile devlet arasında güvene dayalı bir yapı sunuyor. Çiftçiler zararlarını hızlı bir şekilde karşılayabiliyor. Ancak sistemin güncellenmesi ve kapsamının genişletilmesi artık kaçınılmaz” dedi.
YENİ BİR TARIM SİGORTASI MODELİ ŞART
Tarım sigortalarının kapsamının genişletilmesi gerektiğini ifade eden Kaçın, mevcut sistemin günümüz ekonomik ve çevresel koşullarına göre yeniden yapılandırılması gerektiğini belirtti. Tarım planlamasının önemine dikkat çeken Kaçın, karbon ayak izi, iklim değişikliği ve su kaynaklarının korunması gibi unsurların da yeni sistemin merkezinde yer alması gerektiğini sözlerine ekledi.





