Siz ilk defa Türkiye’de yaşlıların politik gücünden söz eden bilim insanımızsınız. Bildiğim kadarıyla yaşlılara daha önce böyle bir gözle bakan olmadı. Ne bilimde ne de siyasette. Biraz bize bu görüşün ardında yatan sebeplerden bahsedebilir misiniz?Teşekkür ederim, fakat bence konuyu kimin ilk defa dile getirdiği değil, doğru olup olmadığı önemlidir. Yaşlıların politik gücü gerçekten var mı? Bu karmaşık bir mesele olmakla birlikte ilk önce matematiksel düşünebiliriz. Biliyorsunuz politikada matematik bazen insandan çok daha önemli görülüyor. Sonuçta golü atan kazanıyor.
Yaşlıların sayısı politik güçte önemli bir faktör. Dolayısıyla ben önce rakamlara bakıyorum ve görüyorum ki yaşlılara çoğalıyor. Hem de devamlı! Eninde sonunda bunun farkına varılacak elbet. Beni aslında biraz da şaşırtan bu kadar kafası matematiğe çalışan, anketlere bakarak karar veren politikacılarımızın şimdiye kadar yaşlıları es geçmeleridir.
Ne kadar yaşlımız var?
Yaşlımız güzel bir kelime; ne zaman işleri düşse politikacılar da yaşlımız diyor ve sonra unutulup gidiliyorlar. Unutulan yaşlımızın sayısını belirlemeden önce yaşlımız kavramından ne anladığımıza karar verelim. Yaşlımız 65 yaş üzerindekiler mi, yaşlımız emekliler mi, yaşlımız bakıma muhtaçlar mı? Kim bu yaşlımız?
Politik açıdan yaşlımız kavramından ben 50 yaş ve üzeri nüfusu anlıyorum. Politikacının başka şeyler anladığının da farkındayım. Ben yaşlımızın politik gücünü tartışırken, 50 yaşına basmış veya bu yaşı aşmış ve seçme hakkı olan her vatandaşımızı anlıyorum.
Kısa süre önce Başbakan Tayyip Erdoğan Almanya’ya gitti. Hani bir organizasyonun 10’ncu yılını kutlamak için gitti. Çok önemli bir organizasyonun yaş günü kutlamalarında Cumhurbaşkanlığı için propaganda yapmasını yerenler oldu. Sonra o yerenler de Almanya’ya gidip oy avcılığı yaptı. Kemal Kılıçdaroğlu! Anketleri pek sever, iyi bilirim. Neden anketçi olmadı politikacı oldu, bana değil ona sorun. Neden gitti bu beyefendiler oralara? Birkaç milyon vatandaşımızdan oy almak için.
Yaşlımıza gelelim: 15 milyondan fazlalar! 9 Milyonu 60’ını aştı!
Sizce politikacılar bunu göremiyor mu?
Onların göremediği tek şey milletin hali. Her şeyi görürler, eğer kendi çıkarlarına ise! Yaşlımızın politik gücünü de görüyorlar, ama yaşlımızı öne çıkarsalar mesele karışacak, bundan korkuyorlar. Gençleri kızdırmak ve kızdırmamak meselesi. Bunun arasında gidip geliyorlar ve hep terazi gençlerden yana basıyor. Çünkü politikacılarımız matematiği iyi biliyorlar. Sayıya bakarak karar verince, özellikle de CHP burun üstü çakılıyor. Kemal Kılıçdaroğlu’na tavsiyem ufak hesapları bırakıp, yaşlımızı görebilmeye çalışmasıdır. Orada o kadar çok politik güç var ki, bu gücü harekete geçiren kazanacak.
Yaşlılar bunu bilmiyor mu?
Politik güce sahip olduklarını mı?
Evet.
Biliyorlar dersem abartmış olurum. Çoğu bilmiyor. Yaşlımız kendisine bakıyor ve bir tek oyla ne yapabileceğini soruyor ve cevabı belli: Hiçbir şey yapamam!
Hiçbir şey yapamayacağına inanmasını normal karşılıyorum. Çünkü yaşlımıza matematikçi politikacılar hep rakam öğretti. Sloganlarına, söylemlerine, açıklamalarına bakın, hem dönüp dolaşıp rakama geliyorlar. Böylece yaşlımız kendisini rakam gibi görmeye başlıyor.
Eğer insanlar kendilerini rakam gibi görmeye başlarlarsa, bu politikacının işine gelir. Çünkü matematik problemini çözmek, insanın problemlerini çözmekten çok kolaydır. Bizim politikacılarımızın içinde ender hallerde insanla ilgilenen olduğunu söylersem, abartmış olmam.
Yaşlıların politik gücü nasıl harekete geçirilebilir?
Benim bazı görüş ve çalışmalarım var bu konu hakkında. Hatta politikacılara da bunu anlattım ve bir de yazılı olarak ellerine verdim. Oralı bile olmadılar. Halbuki matematik yönü, insani yönünden daha ağır basan bir çalışmaydı. Bu politikacıya ancak bu kadar anlatabiliriz. Anlattık ve sonuç sıfır.
Değişebilir mi?
Hızla değişebilir, ama koşullar hazırlanmalı. Kafamdaki plan gerçekleşirse, bir gün burada olur mu olmaz mıyı değil, yaşlıların bu kez neyi oldurup neyi oldurtmamaya karar verdiklerini de tartışabiliriz.
Önüme bir hedef koydum: Yaşlımızı politikanın görmezlikten gelemeyeceği aktörlerinden biri yapacağım.
Biraz hayalci olmuyor mu?
Hayaller olmadan gerçekler olabilir mi? Her şey bir hayalle başlıyor. Bakın Kılıçdaroğlu bile Başbakan olabileceğinin hayalini kuruyor. Onun ki hayalperestlik. Benim ki yarın gerçekleşmesi mümkün olan bir vizyon.
CHP’ye çatıyorsunuz, sebebi nedir?
Matematikten anlamamaları, ama anlıyor gibi yapmaları!