Nazilli‘yi dünya markası yapacaktım; olmak üzereydi, ama fırsatı kaçırdı. Adımın artık Nazilli ile anılmasından büyük bir rahatsızlık duymaktayım. Nazilli’yi ve Nazillili‘yi seviyorum, ama orada kurduğum, konseptini yazdığım, yürür vaziyette Nazilli Belediyesi’ne teslim ettiğim eserin yerinde yeller esiyor. 04 Ekim 2014 tarihinde, Nazilli Belediye Başkanı Sayın Haluk Alıcık‘a yazdığım mektubumda, Nazilli Sümer Parkta hayata geçirdiğimiz Alzheimer Gündüz Bakım Merkezi adlı projenin konseptinden sapmalar olduğunu, kurumda halihazırda çalışan ve tarafımızdan eğitilmiş ve sertifikalandırılmış personelin derin bir tükenmişlik sendromu içerisinde olduğunu, bu süreci şahsen yerinde gördüğümü ve bu durumun bizzat başkanın devreye girmesi ile düzeltilebileceğini belirttim. Aradan bunca zaman geçmesine rağmen, sayın başkan mektubuma ve kurumdaki bu gidişata ilgisiz kalmıştır. Bu Nazilli için üzüntü vericidir. Bundan dolayı sayın başkana uğradığım hayal kırıklığını buradan belirtirim ve ismimin artık Nazilli projesiyle anılmasını istemediğimin kamuoyu tarafından bilinmesini istiyorum. Geriye dönük düşündüğümde, emek, alın teri ve uykusuz geceler; Antalya-Nazilli arasından tam 218.000 kilometre yol katettim. Bazı kimseler ömrü boyunca bunun yarısı kadar yol katetmiyor. Şikayetçi değilim, sadece Nazilli için üzgünüm. Nazillili bunu hak etmiyor.
Orada bir tarih yazdık. Nazillili ile birlikte! Orada ülkemiz için Uygulamalı Gerontolojinin kıvılcımını çaktık; yoktan var edilen ilk önemli adımı attık. İnsan için ufak, ama Türkiye için büyük bir adımdı.
Ortaya birden fazla eser çıkardık. Verilen sözlerin zamanla yerine getirilmemesine bile aldırış etmeden, dünyayı tanımayan Nazilli’yi dünyaya tanıttık. İstanbul, Ankara, İzmir veya Antalya’ya değil, Nazilli’ye koştu Alman, Avusturyalı, Avustralyalı ve Japon bilim insanları ve uzmanlar. Ta Japonya’dan yaşlılar geldi Nazilli’ye!
Değer ve kadir bilmeyen herkimse, o; önüne altın tepsiyle konulan hizmetin değerini anlayamadı; kapasite ve ufku uzanamadı o dünyaya. Belki Nazilli’nin büyümesinden korktu; dünya markası olmasından belki de ürktü; belki Nazilli’nin gerontoloji merkezi olmasından çekindi.
Hiçbiri artık önemli değil; Türkiye’nin ilk Alzheimer ve Yakınları Gündüz Bakım ve Buluşma Merkezini Nazilli’de kurdum, ama bugün faaliyetine çok cılız olarak devam ediyor. Nazilli’nin insanları uzun yaşıyor, ama kurduğum Nazilli Alzheimer ve Yakınları Gündüz Bakım ve Buluşma Merkezi neredeyse sizlere ömür!
Ben orası için potansiyel geliştirme konsepti yazdım, ama Allah’ın hikmetine bakın, bu potansiyel erimiş. Ne yazık ki kurum verimsiz çalışıyor; cılız nefes alıyor; can çekişiyor. Başkan eskisi gibi, bu projeye ilgili değil. Hasta sayısı az ve herbiri birbirinden değerli ve mümtaz kurum personeli, kendine olan inancını maalesef tamamen kaybetmiş ve çaresizlik içerisindeler. Alzheimer ve Yakınları Gündüz Bakım ve Buluşma Merkezi akıl tutulması yaşıyor.
Nazilli Sümerpark‘ta bulunan Model ev ve Alzheimer Gündüz Bakım Merkezlerinin kapısında, “Bu Proje Akdeniz Ünüversitesi Gerontoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmai Tufan tarafından yürütülmektedir” levhası asılıdır. Benim başta Nazilli Belediye Başkanı Sayın Haluk Alıcık’ a mektubumda belirttiğim gibi ve bu köşeden kendini yetkili gören diğer sorumlulardan ricam, hemen ismimi lütfen kurduğum bu kurumun giriş kapısından söküp atsınlar.
Kurumun kurulmasına ön ayak oldum, ama içinde bugün uygulanan sistem bilime aykırıdır. Yazdığım konsepte aykırıdır. İşte bundan böyle artık Nazilli ve orada kurduğum kurumlarla anılmak istemiyorum. Buna da hakkım olduğuna inanıyorum…