Kurban Bayramı sona erdi. Tatilciler evlerine döndü, sahiller yavaş yavaş sakinleşti. Bayram yaklaşırken 'şu bayram bir geçsin' denilerek ertelenen ve biriken tüm işler için yoğun bir mesai dönemi de başlamış oldu. Tabii ki Antalya için bayramın bitmesi, gündemin hafiflemesi anlamına gelmiyor. Aksine şehir, uzun zamandır olduğu gibi yine siyasetin, ekonominin, turizmin ve sporun kesiştiği yoğun bir dönemin tam ortasında bulunuyor.

Son aylarda yerel yönetimlerle ilgili yaşanan gelişmeler Antalya’nın gündemini belirlemeye devam ediyor. Soruşturmalar, davalar ve siyasi tartışmalar kamuoyunun yakın takibinde. Ancak vatandaşın önceliği siyasi polemiklerden çok daha farklı. İnsanlar hizmetlerin sürmesini, belediye çalışmalarının aksamamasını, ekonominin bir an önce düzelmesini, pahalılığın sona ermesini istiyor. Devam eden davalarda kimin haklı, kimin haksız olduğuna tabii ki yargı karar verecek. Vatandaş ise günlük hayatının etkilenip etkilenmediğine bakıyor.

Turizmde ise sezonun en kritik dönemine giriliyor. Otellerde hareketlilik var, havaalanında yoğunluk yaşanıyor, esnaf umutla yaz aylarını bekliyor. Ancak sektör temsilcileri geçmiş yıllardaki rahatlığın uzağında. Artan maliyetler, yüksek işletme giderleri ve uluslararası rekabet turizmcilerin önündeki en önemli sınavlar olarak duruyor. Antalya ekonomisinin can damarı olan turizmde başarılı geçecek bir sezon, sadece otellerin değil tüm şehrin yüzünü güldürecektir.

Öte yandan hayat pahalılığı Antalya’da da her evin ortak gündemi olmaya devam ediyor. Bayram alışverişlerinde bunu bir kez daha gördük. Birçok aile eskiden rahatlıkla alabildiği ürünleri bugün hesap yaparak almak zorunda kalıyor. Kurban kesebilen de mutlu, çocuklarına bayramlık alabilen de. Geçim derdi, şehrin en büyük sosyal gerçeği olarak önümüzde duruyor.

Spor cephesinde ise moraller bozuk. Antalyaspor’un küme düşmesi sadece bir futbol sonucundan ibaret değil. Şehrin ortak markalarından biri olan kulübün yaşadığı bu tablo, taraftarı da iş dünyasını da üzdü. Şimdi gözler yapılacak yeniden yapılanmaya çevrilmiş durumda. Kent, Antalyaspor’un yeniden ayağa kalkmasını ve ait olduğu yere dönmesini bekliyor.

Antalya bütün bu sorunlara rağmen umudunu koruyan bir şehir. Tarihi boyunca birçok zorluğun üstesinden geldi. Bugün de önemli olan, yaşanan gelişmelerden ders çıkararak geleceğe odaklanabilmek. Siyasetin gürültüsünün arasında hizmeti, ekonomik sıkıntıların arasında üretimi, sportif başarısızlıkların arasında yeniden ayağa kalkma iradesini görebilmek önemli olan...

Bayram bitti. Şimdi Antalya için çalışma, üretme ve sorunlara çözüm üretme zamanı. Çünkü bu güzel şehrin konuşmaya değil, geleceğe güvenle bakmaya ihtiyacı var.