Prof. Dr. İsmail Tufan
Bugün basında çıkan bir haber Alzheimer hastalığı araştırmalarında adeta yeni bir dönemin başlangıcı gibi görünmektedir. (sozcu.com.tr)
University College London’dan nöroloji uzmanı Prof. John Collinge‘ e göre Alzheimer hastalığı ameliyat, kan nakli ve diş tedavisi gibi tıbbi girişimlerin sonucunda bulaşabiliyor. Şimdilik araştırmacılar bir hipotez öne sürdüklerini belirterek, kesin bir şey söylemekten kaçınıyorlar.
Alzheimer hastalığının temelinde proteinler var. Bu hastalığa neden olan protein tohumlarının beyne üç yoldan girebileceği vurgulanıyor. Birincisi şimdiye dek bilinen yolla, yani yaşlandıkça oluşarak. İkincisi bozuk genlerden dolayı ve diğer tıbbi tedaviler sırasında bulaşarak.
İngiltere’de kaynaklı araştırma, ameliyat aletleri, kan nakli ya da diş tedavisi yoluyla insandan insana bulaşma riskinin bulunduğuna işaret etmektedir.
Her ne kadar basında „korkutucu gerçek“ denilse de, aslında bu korkutucu değil, aksine cesaretlendirici bir gerçektir. Çünkü hastalığın bulaşma yolları tıkandığı takdirde, pek çok hastalık da önlenmiş olacaktır. Şimdiye dek Alzheimer hastalığına öncelikle yaşlılarda rastlanması, bu hastalığın bir „yaşlılık hastalığı“ olduğu yönünde iddiaların ortaya çıkmasına neden olmuştur. Halbuki bilim insanları sürekli olarak Alzheimer hastalığının kişinin yaşıyla bir ilgisi olmadığını vurgulamıştı. Nitekim İngiltere’den gelen bu haber, bunun altını bir kere daha çizmiş oluyor.

O zaman niçin yaşlılıkta daha sık görülmektedir? Nature dergisinde araştırma sonuçlarını açıklayan uzmanlar bunun cevabını veriyor. Kan nakli, beyin ameliyatı ya da diş tedavisi gibi invaziv operasyonlarda Alzheimer hastalığı bulaşsa da bu hastalığa yol açan protein tohumlarının kuluçka süresi 40 yıla kadar varabiliyor. Bu yüzden hem hastalığın bulaştığının farkına varılamıyor hem de hastalık yaşlılıkta ortaya çıkıyor.
Creutzfeldt-Jakob hastalığından ölen (CJD) sekiz kişinin beyinleri incelenirken bu bulguların elde edilmesi Alzheimer hastalığı araştırmacılığında yeni bir aşamaya gelindiğine işaret ediyor. Korkmaya gerek olmayan ve cesaretle üstüne gitmemiz gereken araştırmanın sonuçları, bilimsel çalışmalara yeni fırsat zemini de yaratıyor. Haydi hayırlısı olsun..