Dönemin Belediye Başkanı Yener Ulusoy'u mutlu etmek için oltasına balık takarak ne kadar usta bir avcı olduğu maskaralığını yapanları gördü bu şehir.
Ne yazık ki sabah kahvaltısında masasına kadehlerle oturanlar, oksijen tüpünden nefes alıp verdiği günlerde ortalıktan sıvışmışlar.
Kim ne kadar masum,
Kim ne kadar ahlaksız?
Şehir kullanıpkullanıp bir kere bırakıyor insanları.
Hizmetler, gece gündüz çalışmalar, övgüler, alkışlar yerini insanın sinirlerini bozan bir sessizliğe bırakıyor bir zaman sonra.
Belki de sonu gelmez ihtiraslar, hırslar zıvanadan çıkarıyor bu şehrin insanını.
Bilinmez!..
* * *
'...2015 seçimlerinde yola çıkan Hasan Subaşı'ya vefasızlık ettik. Etrafına doluşan herkes kendisini uçurdu kaçırdı ama Hasan Abi üçbin oy alabildi. Biraz da küsuratı vardı.Şimdi bu topraklarda doğmuş büyümüş, adaletine sığındığımız, elmasını yiyip, keçisinin sütünü içtiğimiz, sıcak yaz günlerinde dondurması ile serinlediğimiz Hasan Subaşı'nın hakkı üçbin oymuydu?
* * *
Bekir Kumbul. Hiç bu şehrin çocuğu gibi davranmıyoruz biliyorsunuz değil mi?
Kullanma süresi bitti koyduk bir kenara. Ama dikkat edin hiç peşini bırakmıyorsunuz. Menderes Türel'in lansmanına gitti lafı, sözü oldu. Muhittin Böcek'le Derin Ansiadcıların Salı grubunda resmini gördüler, 'Ne işi var burada bunun 'dediler. Çoban ateşi yakmaya kalktı ateşini söndürdüler, ne konuşmadık purosunu koydular ne diktiği narlarını...
* * *
Aklınıza kim gelirse artık.
Mustafa Akaydın. Bırakın bu kenti dünya siyasetine damgasını vurmuş bir isim Deniz Baykal'ı cıplattı attı.
Bir işaretiyle oturup kalkanlar bir kongrede etrafını boşalttılar. Türkiye'yi ayağa kaldıran adamın kapısında birkaç dostu kaldı.
Akaydın denildi mi hep şeytanın gör dediğini gördük. Bira festivalinde dans ettiği resme takıldık kaldık. Mizah anlayışı çok yüksek bir isimdi. Emeği vardı bu şehre ona da dirsek gösterdik.
* * *
Menderes Türel.
Haksızlık etmeyin. Gece gündüz çalıştı. Bu şehrin yaşlısı, genci, çocuğu, yatalağı, engellisi için, herkes için çalıştı.Projeler üretti, yatırımlar yaptı. Kendi doğruları için, doğup büyüdüğü bu şehir için kavgalar verdi.
Bir beş yıl daha, tamamlayacağım ve hayal projelerim var dedi. 'Yok' dediler. 'Yeter, seninle işimiz bitti...'
Görüyorsunuz değil mi? Ne kadar çok kurban vermişiz siyasete.Öldürmüş, hırpalamış, harcamışız.
* * *
Yeni kurbanımız Muhittin Böcek.
Bakmayın omuzlarda dün belediye binasına kadar götürdüğümüze. İlk fırsatta arkasından konuşmaya başlarız. Beş yıl sonra da gereğini yaparız.Diğerlerine ne yaptıysak onu; yani vefasızlık.
* * *
Başkan Muhittin Böcek kurt bir siyasetçi.
Şanslı bir siyasetçi. Ben siyasette şansa inanlardanım. Rüzgar arkasından esti. O da onca yıllık siyasi deneyimini kullanıp bunu değerlendirdi.
Yıllardır istiyordu Büyükşehir Belediye Başkanlığını. Yılmadan, durmadan çalıştı ve başardı.
* * *
Şimdi rahat bırakın başkanı Antalya'ya teşekkür etsin, kabullerini yapsın ve çalışmaya başlasın.Ankara'dan filan, İstanbul'dan falan, goygoyu bıraksın.
Muhittin Başkan akıllı bir siyasetçidir, işini bilir. İnsanını tanır, şehrini tanır, belediyeciliğin ecüğünü cücüğünü de çok iyi bilir.Kimsenin aklına da ihtiyacı yoktur.
Siz bu gün destek olun. Beş yıl sonra herkesi şaşırtın, 'Antalya'da yaşayanlar vefalıdır' deyin yeter...