Mevsim geçişlerinin yaşanmaya başladığı bu dönemlerde etkisini iyice hissettiren varis hastalığı, kadın-erkek herkeste olabiliyor ve hastalığın oluşumunda çeşitli faktörler bulunuyor. Toplum arasında daha çok estetik bir sorun olarak bilinen varislerde ilk belirtiler, çoğu zaman bacaklarda büyük, ciltten kabarık veya kılcal boyutlu örümcek ağı tarzında damar belirginleşmeleri olmaktadır. Ancak varis hastalığı bacaklardaki toplardamarlarda meydana gelen akım ve yapı bozuklukları ile karakterize bir hastalıktır. Başlangıç döneminde sadece estetik sorunlar ile seyredebilirken son safhalarda bacakta yara oluşumuna dek ilerleyebilecek ciddi tablolara neden olabilmektedir.
Varis oluşumuna pek çok faktör neden olabilmektedir. Kadın olmak da varis riskini arttıran faktörlerden biridir. Bunun birden fazla nedeni mevcuttur. Kadınlık hormonu olarak bilinen östrojenin, vücuttaki düz kaslar üzerindeki gevşetici etkisi bunlardan ilkidir. Toplardamar duvarında bulunan düz kasların, bu etki ile gevşemesi kronik dönemde damarlarda yapı ve akım bozukluklarına sebep olmaktadır. Gebelikler, kadınlar için varis hastalığı açısından riski arttıran bir diğer faktördür. Gebelik döneminde değişen hormon dengelerinin yanı sıra karın içinde büyüyen rahim ve bebeğin, bacaklar üzerinde yaratacağı olumsuz etki varis oluşumunu ve gelişimini arttırır.
Bacaklardaki kasların kasılıp gevşemesi, toplardamar akımının sağlanmasındaki en önemli yardımcı faktörlerdendir. Yerçekimi ise toplardamarlarda genişleme ve yetersizliğin en önemli nedenlerindendir. Bu nedenle hareketsiz kişilerde varis gelişimi ihtimali yükselmektedir. Günlük düzenli spor ve gün içinde sürekli hareket etmek, riski azaltmak için yeterli olacaktır. Bunun dışında şişmanlık da varisin en önemli nedenleri arasında yer almaktadır. Hem karın içinde artan yağın yarattığı olumsuz etkiler hem de şişmanlık sonucu gelişen hareketsizlik varisin gelişimini kolaylaştırmaktadır.