Ne anlayabildik ne de anlatabildik.
Birileri için devletin işiydi.
Birileri için devletin verdiği görev.
Birileriyle başladı birileriyle açılış gününe kadar geldi.
Aslında kim yaptıysa bütün olay o ilk tanıtım filmindeydi. Bu işin bütün ruhu o filmin içinde saklıydı ama hiç kimse Sihirli Lambadaki iyi ruhlu cin’i çıkartmayı başaramadı.
Çünkü hiç kimse şefkatle ovalamadı, sevmedi, kucaklamadı.
O sihirli kelimeyi hiç kimse söylemedi!...
Ne kulesindeydi mesele, ne katılımcılarında ne bakanında, ne çekeninde.
Bütün mesele çoçuklardaydı, İnsanlığın umudu.
Çiçeklerdeydi, daha yeşil bir dünya için...
Tema güzeldi ama,
Biz Şakayıkına, Karanfiline, İtalyanına, Rusuna takıldık kaldık...


Sevmedik, sevdiremedik kente.
Dedim ya, aslında anlatamadık.
Eğer o ilk tanıtım filmindeki sarı oğlanı her evde gezdirtebilseydik,
İçinde birazcık ‘Antalya Sevgisi’ olan bu projeye pozitif enerjisini gönderecekti.


Herkes projeyi bıraktı. Parasının derdine düştü.
Kimi çenesini yordu kaça yapıyorlar bu işi diye?
Kimi kaç para da ben tırtıklarım diye...
Hiç kimse Antalya’ya kazandıracağına bakmadı.
Çevreyolu dedi,
Tren dedi,
Kavşak, köprü dedi.
Oysa göç yolda düzelirdi...
Onlar düzeltmeye kalktı,
Ama sistem kendi içerisinde yine kendi bildiğini okudu.Bakanı değişti, müsteşarı değişti, sekreteri, müşaviri, danışmanı değişti bu gün geldi.
Antalya’ya hayırlı olsun…
Bari gidin gezin bakalım Expo 2016 Antalya’da neler yapmışlar…