Yıl 1987/KonyaEmniyet Müdürlüğü bahçesindeki Atatürk büstünün yılbaşı akşamı çalındığını ihbar ettiler.
Bir muhabir arkadaşımı yanıma alıp müdürlüğü gittik, kaide boştu.
Ama bir nöbetçi memur dikmişler. Büstü götürürken uyuyan polis, biz fotoğrafları çekerken uyanmıştı.
Aldılar içeri. Nöbetçi müdür 'atın arkadaşları sidikliğe' dedi.
Muhabir arkadaş benim sessizliğim karşısında 'Abi bir şeyler yap niye susuyorsun' dedi.
'Evlat bu konuyu kapatmak için uğraşacaklar, bırak büyüsün ' dedim.
Bizi aşağıya indirilirken Asayiş Şube Müdürü rahmetli Özgüner Polat gördü, duruma müdahale edip bizi saldılar.
Bir iki saat içerisinde Silleden bir okulun bahçesindeki Atatürk büstü getirilip Emniyet Müdürlüğü bahçesine konuldu.
Akşam üzeri Vali Utku Acun aradı. Atatürkçü, ilerici bir Valiydi. O yüzden Mehmet Keçeciler ve ekibi kısa sürede kellesini almıştı.
Kahve içtik birlikte makamda. 'Bana bir hafta süre ver, eğer bu olayı aydınlatmazsam yaz haberi' dedi.
Büst bulunamadı. O hafta zaten valinin tayini çıktı, biz de haberi Yeni Konya'da patlattık.
Hakkımızda polisi aşağılamaktan dava açıldı.
.......
Yıl 1998/Konya
Özkaymakların KTV Televizyonunu yönetiyorum. Eski Tercümancı Yavuz Yurdakadim de ekipte.
Aslım çöplüğüne atılmış bir Atatürk büstü olduğu ihbar edildi. Atladık gittik. Boynuna ip bağlanmış kocaman döküm bir büst.
Çekimleri, anonsları yaptık. Aldık götürdük Garnizon komutanı paşaya teslim ettik.
Neden Emniyet Müdürlüğüne götürmediğimiz konusunu açmak bile istemiyorum.
O dönem en Atatürkçü kurum askerdi!...
Ağır cezada yargılandık. Yaptığımız haber ve Atatürk büstünü neden polise değil de askere teslim etmekten!...
........
Yıl 2017/Antalya
DHA bir haber geçti, Masa dağı'ndaki kırsal alanda yürüyüş yapan vatandaş araziye atılmış Atatürk heykeli gördü. Hemen CHP İl Başkanını aradı. Çünkü vatandaş CHP'liydi. İl Başkanı gazetecileri aradı, gazetecileri olay yerine götürdükten sonra Emniyet Müdürüne haber verdi. Sonrası malum. Koca heykel nasıl oraya kadar kimler tarafından götürüldü bilinmez. Muhtemelen herkes yargılanacaktır.
Şimdi bakalım;
1987-1989/ 3. Turgut Özal Hükümeti
1997-1999/ 2. Mesut Yılmaz Hükümeti
2017/Binali Yıldırım Hükümeti
Yani otuz yıl içerisinde benim yakından şahit olduğum, üç ayrı hükümet döneminde üç ayıp yaşamışız. Daha yüzlercesi var. Tekirdağ'da, Şanlıurfa'da, Van'da, İstanbul'da, Bursa'da, İzmir'de ulu önder Mustafa Kemal Atatürk'ün manevi şahsiyetine yüzlerce kere saldırdılar.
Konya'da Emniyet Müdürlüğü bahçesindeki büst çalınırken, Aslım çöplüğünde boğazına ip sarılıp atılırken, koca heykeli Masa Dağındaki kırsala bırakılırken biz ne yapıyoruz biliyormusunuz?
Her zaman yaptığımız gibi, büyük önderin manevi şahsiyeti üzerinden birbirimize ayar vermeye çalışıyoruz.
........
Bu konuda meseleye siyasi bakmak yanlış . Kim daha fazla Atatürkçü diye bakmak yanlış.
Siyasi malzeme yapmak yanlış.
Belediye'nin deposundan nasıl alınıp sokağa atıldığı nasıl yanlışsa, onun manevi hatırasını koruyamamak, sahip çıkamamak da yanlış.
Velhasıl biz bu ayıbı ilk yaşamadık! Affet bizi Atam....