Kuruyan Akşehir Gölü’nün geldiği vahim tabloya dikkat çekmek isteyen Akşehir Aktif Dağcılık Eğitim Merkezi Spor Kulübü (AKADEMİK) Başkanı Bayram Çini, bir zamanlar sularla kaplı olan göl tabanında botla kürek çekerek kuraklığa, ihmale ve su kaynaklarının hızla yok oluşuna karşı çarpıcı bir farkındalık eylemi gerçekleştirdi.
Bir zamanlar balıkçı teknelerinin süzüldüğü, kuşların barındığı Akşehir Gölü, bugün susuzluğun simgesi haline geldi. Bayram Çini’nin botla, gölün çatlamış tabanında kürek çektiği anlar, doğanın sessiz ama güçlü bir çığlığı olarak kayda geçti.
‘TÜRKİYE ASLINDA GERÇEK BİR SU CENNETİ’
Doğanın sahip olduğu zenginliği rakamlarla ortaya koyan Bayram Çini, şunları söyledi: “Dünyamızın yaklaşık üçte ikisi denizler, okyanuslar ve göllerle kaplıdır. Geriye kalan kara parçasının ise dörtte biri dağlık alanlardan oluşur ve bu alanların yarısında insanlar yaşamaktadır. Yerküre üzerinde tam 1 milyon 187 binin üzerinde dağ bulunmaktadır. Kara alanlarının yaklaşık üçte birini kaplayan ormanlık alanlar ise 4 milyar hektarlık devasa bir ekosistemi temsil eder. Bu rakamlar, doğanın ne kadar büyük ama aynı zamanda ne kadar hassas bir dengeye sahip olduğunu açıkça göstermektedir.”

Türkiye özelinde tabloyu daha da çarpıcı bulan Çini, “Ülkemizin ortalama yüksekliği 1141 metredir. Topraklarımızın yaklaşık üçte biri orta yükseltili ovalar, yaylalar ve dağlardan; yüzde 10’u ise alçak alanlardan oluşmaktadır. Ormanlık alanlarımız 22 milyon 933 bin hektar ile ülke yüzölçümünün yüzde 29,4’ünü kaplamaktadır. Üç tarafı denizlerle çevrili olan ülkemizde, kara içinde 120’den fazla doğal göl, 555 baraj gölü ve yaklaşık 1600 akarsu bulunmaktadır. Bütün bu veriler, Türkiye’nin aslında gerçek bir su cenneti olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Ancak ne yazık ki bu cennetin kıymetini bilmiyoruz” dedi.
‘SULAR YAŞAMIN KENDİSİ’
Suyun yalnızca bir kaynak olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Çini, ekolojik dengeye dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “Elbette bu sayılar sadece istatistik değildir. Sular; yaşamın sürekliliğini sağlayan, ekolojik dengenin en temel halkasını oluşturan hayat kaynaklarıdır. Bugünü olduğu kadar gelecek nesillerin varlığını da güvence altına alır. Bir göl üzerindeki canlı çeşitliliği, o suyun kalitesini doğrudan ortaya koyar. Eğer bir su kenarında yalıçapkını kuşunu görebiliyorsanız, bu o suyun sağlıklı ve temiz olduğunun en güçlü göstergesidir. Böyle bir ortam insanın içini bile rahatlatır.”
ORMANLAR, YANGINLAR VE İNSAN FAKTÖRÜ
Dünya genelindeki orman varlığına ve insan etkisine de değinen Bayram Çini, “Dünya üzerinde 3 trilyondan fazla ağaç bulunması bugün için sevindiricidir. Çünkü tek bir ağaç yaklaşık 40 insana yetecek oksijen üretir. Ancak dünyada yalnızca insanlar yaşamıyor; 7 milyonun üzerinde hayvan türü, sayısız böcek ve mikro canlı da suya ve havaya muhtaçtır. Ne yazık ki orman yangınlarının yaklaşık yüzde 90’ı insan kaynaklıdır. Oksijen kaynaklarımızı ihmal ettik, hatta yok ettik. Bu tablo, doğaya karşı çok ciddi bir özür borcumuz olduğunu açıkça göstermektedir” diye konuştu.

‘AKŞEHİR GÖLÜ İÇİN 20 YILDIR MÜCADELE VERİYORUZ’
Akşehir Gölü’nün uzun süredir alarm verdiğini belirten Çini, yıllardır süren çabalarına rağmen gelinen noktayı şu sözlerle anlattı: “Akşehir Gölü için tehlike çanları yaklaşık 20 yıl önce çalmaya başladı. Son 15 yıldır bu gölün tamamen kurumaması için mücadele ediyor, etkinlikler düzenliyoruz. Ancak son 5 yıldır gölde hiç su kalmadı ve artık su tutmuyor. Bu durum kuraklığın ne denli büyük ve ciddi bir tehdit olduğunu açıkça gözler önüne seriyor. Eğer bu yönde radikal çalışmalar ve ciddi girişimler olmazsa, sadece yer üstünde olan bu gölü değil, yer altı su kaynaklarımızı da kaybedeceğimiz aşikârdır.”
‘ZAMAN SADECE YATAY AKMAZ’
Doğayla kurulan bağın insan ruhuna etkisine de değinen Bayram Çini, “İnsanların çoğu hayatı süreyle ölçer; ne kadar çalıştın, ne kadar kazandın, kaç gün tatil yaptın diye sorar. Oysa bazen bir zirvede geçirilen beş dakika, aşağıda geçen beş yıla bedel bir farkındalık sunar. Çünkü zaman yalnızca yatay akmaz; dikey bir derinliği de vardır. Konfor alanından çıkıp kendi zirvene yürümeyi seçebilmek, insanı gerçekten seçilmiş kılar. Doğayla yaşamayı öğrenmeden, doğaya saygı duymayı da öğrenemeyiz” dedi.
‘BU BİR GÖSTERİ DEĞİL, UYARIDIR’
Bayram Çini, bu farkındalık eylemini neden yaptığını şu sözlerle anlattı: “Bu eylemi yapmamın nedeni, Akşehir Gölü’nün geldiği noktayı herkesin net bir şekilde görebilmesini sağlamaktı. Yıllardır kuraklık konuşuluyor ama göl göz göre göre yok oluyor. Bir zamanlar üzerinde teknelerin yüzdüğü bir gölün tabanında bugün botla kürek çekiyorsak, bu durumun ne kadar vahim olduğunu anlatmanın daha çarpıcı bir yolu yoktur. Bu bir gösteri değil; doğanın sessiz çığlığına dikkat çekme çabasıdır. Amacım kamuoyunda ve yetkililerde güçlü bir farkındalık oluşturmak, ‘Bugün Akşehir Gölü, yarın başka bir yaşam alanı’ demektir. Sessiz kalamayacağım için bu eylemi yaptım.”



