Antalya Emniyet Müdürü Celal Uzunkaya'nın dünkü basın toplantısında beni en çok ilgilendiren belki de şu sözleriydi;
Her şey geçer, ekonomik krizler biter, hainin başı ezilir ama bir bela var ki başımızda biz ondan nasıl kurtulacağız ona bakalım!!
Terör!
Trafik terörü....
.....
Rakamlara boğulmuş uzun bir toplantıydı.
Bu gün ASAYİŞ BERKEMAL diye manşet atmayı çok isterdim ama istatistikler ortada.
Herhalde Celal Müdür de isterdi asayişinden sorumlu olduğu şehrin güllük gülistanlık olmasını.
.....
Zor günler.
İçeriden ve dışarıdan hainler vatana ihanet ederken.
Polisi, askeri,hakimi ve savcısının Pensilvanya Çetesine hizmetten tutuklanırken.
Az kalmış bir avuç yurtsever polisle bir şehrin, bir ülkenin güvenliğini sağlamak hiç de o kadar kolay değil.
Değil gazetecinin, hiç kimsenin 'Ne oluyor' diye sorgulama hakkı yok.
Ülkenin durumu ortada. Bu hainlerden hep birlikte gireceğimiz bir savaştan kurtulabiliriz ancak.
Hırsızı, yankesicisi, dolandırıcısı, katili, teröristi, fetocusu ile hep birlikte mücadeleyle çıkarız huzura.
Ve bunu bir yurttaşlık görevi kabul ederek!
....
Her şeye rağmen yapılan anketlerde Antalya'da güvenlik memnuniyeti yüzde 80'lerde. Emniyet de yüzde on eksik kadro, ancak artı 20 eforla bu oranın yüzde 90'lara çıkartılması hedeflenmiş.
Yani şu anda Antalya'da huzur ve güvenlik bir takım ruhu ile sağlanmaya çalışılıyor.
Polis aslında her yerde.
Tebdili kıyafet otobüsler, tramvaylar ve dolmuşlarda.
Halkı tedirgin etmeden suçlunun peşinde.
Amma büyük terörist trafik canavarı.
Her an her saniye yanımızda yanı başımızda.
Onu yakalamak zor. Çünkü o canavar kendi içimizde...
....
Dün Antalya Emniyet Müdürü Celal Uzunkaya hesap verdi.
2.5 milyon kişinin kendisinden güvenlik hizmeti aldığını ve bu hizmeti alana hesap vermek zorunda olduğunu söyleyerek.
Aslında bu hesaba hepimiz ortağız.
Hiç kimse Antalya'nın denizini, güneşini, kumunu, dağlarını,yaylalarını, yani güzelliklerini alıp,
hainini , alçağını, katilini, hırsızını, yankesicisini polise bırakmasın.
Siz evinizde uyurken, onların bizim huzurumuz içen dağlarda, sokaklarda sabahladığını unutmasın.
Hepimiz yurttaşlık görevimizi yapalım bu şehir bu ülke bizim....