Ailemin yarısının yaşadığı ABD'nin Seattle şehrine gelirken kitaplar getiririm yanımda. Okurken altlarını çizip, kenarlarına notlar düştüğüm satırlar, günü geldiğinde dostlarla paylaşılır ya da bir yazıda alıntı olarak kullanılır.

Adnan Binyazar öğretmenimin-1970'li yıllarda Gazi Eğitim Enstitüsü'nde öğretmenimdi- 'Ozanlar Yazarlar Kitaplar'ınıokuyorum bu günlerde.

Küçük torunum Marko'nun okuldan çıkmasını beklerken hafta sonu kardeşim Sedat'ın 'CafePaloma'sına giderken otobüste... Camın önündeki bara oturmuş kırmızı şarabımı içerken karşılaştım Cahit Külebi'yle... Adnan Binyazar anlatıyor: 'Sen Türkiye gibi aydınlık ve güzelsin!'

Türkçe'nin verimli ana sütünden beslenmiş olan Cahit Külebi; eşine böyle sesleniyor 'Hikaye' şiirinde. Yıl 1944. O zaman Antalya Lisesi'nde 'uzun boylu, incecik, yakışıklı, güler yüzlü' bir öğretmen. Lisenin iki yazın sever öğrencisi Mehcure ile Sami (Karaören), Goethe'nin deyimiyle şiirsel beğeninin 'ışığını duyuyorlar' onda. 'Türkiye gibi aydınlık ve güzel' eşi Süheyla Hanım, lisenin tarih öğretmeni. Felsefe derslerine Cavit Orhan Tütengilgiriyor. (Sayfa145)

Süleyman Evcilmen'inMuratpaşa Belediye Başkanı olduğu yıllar. Sanırım Şair Metin Demirtaş (1938-2014) abimin girişimiyle belediye meclisinden karar çıkar ve lisenin bulunduğu sokağa 'Cahit Külebi' adı verilir. Metal bir panoya yerleştirilen 'Hikaye' şiirinin sözleri de Şair Ataol Behramoğlu tarafından asılır.

Ne güzel bir uygulama bir kentin sokaklarına, bulvarlarına edebiyatçılarının adlarının verilmesi. Özellikle de Antalya'da yaşamış, görev yapmış bilim insanlarının, yazarların adları. Bu konuda kentimizin sivil tarihçisi Yazar Hüseyin Çimrin arkadaşımızda geniş bir arşiv vardır kuşkusuz.

Antalyalı araştırmacı Yazar Yener Oruç, 'Atatürk'ün Fikir Fedaisi Dr.Reşit Galip' kitabında şöyle diyor:'Oysa Reşit Galip'in ölümüyle o an bir ulus ardından ağlamıştı; ancak aynı ulus onu gelecek kuşaklara taşıyarak ona döktüğü gözyaşının hakkını vermemişti! Kim unutturmuştu adını?

Bu sorgulamanın yanıtlarını aramıştık. Ama tanıdığımız bu soylu ismi tanıtmak, bizden sonraki kuşaklara şerefli adını bir devrim emanetçisi olarak taşımak görevi içindeyiz.

Bu görev için somut adımlar atmalıyız. Bunun için ilk bölge yatılı okullarından birini Antalya'da açan Reşit Galip Bey, ne yazık ki bugün Antalya'da adına yakışır bir büyüklükte bir cadde veya meydanla anılmamaktadır.' (Sayfa 292)

Bir öneri de benden olsun. Kentin manzarası güzel mi güzel Kadınyarı'nınbir yanına da Aziz Nesin'in 'Günahlım' şiirini yazıp asalım. Cevat Ağa'yı (Uyanık) unutmayalım adını bir parka verelim 'Çubuk Beli' türkü sözlerini de yazalım...

Hadi bakalım, top sizde Antalya'nın sevgili belediye başkanları!