Üreme Sağlığı ve İmmunolojisi Uzmanı Dr. Murat Berksoy

Anne ve baba adaylarının gebelik öncesinde sağlıklı olmaları; döllenmeyi, embriyo gelişimini ve hatta bebeklerinin ileriki yıllarda yaşayabileceği kardiyometabolik hastalık riskini dahi etkiliyor.

Üreme sağlığı ve gebelik öncesi hazırlık konularının daha çok gündeme gelmesiyle birlikte artık anne ve baba adaylarının bir çocuk dünyaya getirmeden önce sağlıklı olmaları konusunda daha bilinçli olmaları gerekli. Bu konunun toplumsal açıdan çok daha yaygın olarak anlatılması ve aile sağlığı alanında tedavilere dahil edilmesi ile gelecek nesillerin sağlıklı olmasının tohumları atılmalı.

Bireylerin ergenliklerinden itibaren beslenmeleri ve yaşam tarzı seçimleri ile gelecekteki nesilleri de etkileme gücü var. Büyükannenizin annenize hamile iken beslenmesi ve yaşam tarzı seçimleri ile hem annenizi hem de daha annenizin gelişmekte olan yumurtalıklarındaki yumurta folikülleri ile sizi etkilediğini bilmek aslında büyük bir güç. Düşünün, daha hamile olmadan önce sağlıklı bir vücut sistemine sahip olmanız torunlarınızın sağlığını etkileyecek kadar önemli.

Sağlıklı beslenme, yaşam tarzındaki seçimler, sigara ve alkolden uzak kalma, vücutta eksik olan vitamin ve antioksidanların tamamlanması, stres yönetimi, size uygun egzersizlerin seçimi gibi birçok farklı konunun ele alınması ile yumurta ve spermin kaliteli olmasıyla embriyo gelişimi de kaliteli oluyor. Sağlıklı bir gebelik elde edilme şansı bu şekilde yüksek. Bu şekilde bebeğiniz yaşam boyu obezite, diyabet ya da tansiyon gibi rahatsızlıklardan uzak; kanser, alerji ya da nörolojik sorunlar karşısında da bağışıklığının güçlü olması ile daha kuvvetli olacak.

Sağlklı nesillerden oluşacak bir toplumun temelleri için ergenlikle birlikte bireylerde hormonların dengesinin araştırılmasını öneriyorum. Üreme sağlığının sadece çocuk sahibi olmak istendiğinde ve bu yolda sorun yaşandığında hatırlanmasını önlemek için, Aile Sağlığı kapsamında ergenlikten itibaren kontrol edilmesi gerek. Böylelikle bu alanda yaşanacak sorunlar azalacak, doğru zamanda yapılacak tedavilerle infertilite oranları düşecek ve sağlıklı bir toplumun temelleri atılacaktır.

Günümüzde evlenme ve çocuk sahibi olma yaşları 35 ve üzeri. Çevresel faktörlerle birlikte hormonların da yaşadığı sorunlarla toplum olarak doğurganlığın azalıyor.