CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Antalya’daki mitingde yaptığı konuşmadan ziyade, konuşurken ortaya konulan manzara daha çok ilgimi çekti.
Kılıçdaroğlu yine demokrasinin güzelliklerinden söz etti. Fakat arkasına doluşan milletvekili adaylarının orada işi neydi? Kimisi sanki korkulu gözlerle etrafa bakıyor, Kılıçdaroğlu’nu sanki dinlemiyordu. Yanlış görmediysem kimisi avuçlarını futbolcuların baraj kurunca avuçlarını göbek altında birbirine kavuşturdukları pozisyonu almış, kimisi gülümsemeye çalışıyor, kimisi de rahmetli Kemal Sunal’ın asker rolünde, komutanın (Şener Şen) “rahat” demesiyle kendisini gerçekten rahat hissettiği bir duruş sergiliyordu.
Bırakalım bütün bunları bir yana, Genel Başkanın arkasında üzüm salkımı gibi dizilmenin demokraside pek yeri yoktur. Genel Başkan konulurken, arkasında durulmaz. Herkes kendisine bir yer seçer veya kendisine ayrılan yere oturarak Genel Başkanının söyledikleri dinler, onun konuşurken yaptıklarına bakar, beğendiği veya beğenmediği tarafları not eder ve sonra Genel Başkanın “performansını” tartışarak, bir sonraki konuşmasında – varsa eğer – aynı hataları tekrarlamaması sağlanmaya çalışılır. Yani profesyonellik ön plandadır.
Ben sayın Genel Başkan Deniz Baykal’ı da hatırlıyorum. CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal, CHP Genel Başkanı iken, pek çok konuşmasını dinlemiştim. Benim hatırımda kaldığı kadarıyla, Sayın Baykal’ın arkasında dizilmiş milletvekillerini ve milletvekili adaylarını hiç hatırlamıyorum.
Eğer CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu bu manzarayla halka bir mesaj iletmeye çalıştıysa, mesela “Genel Başkanımızın arkasındayız” mesajı bir hayli amatörcedir. Böyle bir PR, adamı ancak reklam eder!
Gözüm Deniz Baykalı aradı. Onu Kılıçdaroğlu’nun arkasında göremedim. Gelmemiş miydi, acaba? Fakat bir süre sonra Sayın Baykal’ın halkın arasına karıştığını, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nu “dinleyici mevkiinden” dinlediğini gördüm. Tabii bunu da duayen siyasetçi Baykal’dan bir mesaj olarak isteyen değerlendirebilir.
Hiç unutmam, o zaman Almanya’dayım. ABD’nin birinci Irak savaşı hazırlıkları bitmek üzere. Almanya her zamanki taktiğini masaya koyuyor. ABD Büyükelçisi ve birkaç Alman politikacı açık oturumda tartışıyor. Alman politikacılardan biri “Biz müttefikimiz Amerika’nın her zamanki gibi arkasındayız” dedi. Bunun üzerine ABD’li büyükelçi “Bu sefer Almanya’yı arkamızda değil, omuz omuza yanımızda görmek istiyoruz” diyerek yanıt verdi. Kemal Kılıçdaroğlu’nu dinlerken niçin aklıma bu olay geldi bilmiyorum. Ekim ayında Antalya’da pek sivrisinek de kalmaz. Orada HDP Genel Başkanı da yoktu ki, saz çalsın. Ama ben yine de uzaklardan, çok uzaklardan kulağıma gelen müziğin hoş sesini dinledim. Kılıçdaroğlu’nun ne dediğine, ki yeni şeyler söylemediği aşikar, o andan itibaren kulak kabartamadım.