Bir hafta daha hüsranla bitti ve her geçen dakika uçurumun kenarına bir adım daha yaklaşıyor Antalyaspor.

Başakşehir karşısında alınan 4-1'lik mağlubiyete o kadar çok başlık atılabilir ki...

Futbolun bir kuralı vardır. Hiçbir maç, oynanmadan kazanılmaz ya da kaybedilmez. Ancak Antalyaspor'un içinde bulunduğu durum ve evsahibi Başakşehir'in hem geçtiğimiz haftalarda oynadığı futbol hem de ligdeki konumu, İstanbul temsilcisini bir adım öne çıkarıyordu maçtan önce.

Beklenilenin aksine maça güzel başladı kırmızı beyazlılar. Maicon'un golü de gelince 'İstatistikler bu maçta boşa çıkar mı, Antalyaspor, buradan bir galibiyet alabilir mi?' diye düşünmeye başladık.

İlk yarıda Eto'o tıpkı Trabzonspor deplasmanında olduğu gibi sakatlanıp oyundan çıkınca yine ileride top tutamama sıkıntısı belirdi. Böyle olunca da Başakşehir, tek kaleye çevirdi oyunu.

İyi direndi Antalyaspor. Kaleci Ferhat'ın çabası sayesinde ilk yarıyı önde kapatmayı da başardı kırmızı beyazlılar.

Ancak ikinci yarının başında gelen gol, tüm planları bozduğu gibi, rakibe güç, Antalyaspor'a ise tedirginlik verdi.

Antalyaspor, yineiyi mücadele etti. Her ne kadar maç, Antalyaspor'un yarı sahasında oynanmaya başlansa da maçtan bir an olsun kopmadı, direndi. İleride top tutabilecek bir isim sahada olsaydı, belki de şu an çok daha farklı şeyler yazıyor olabilirdim.

Yedek kulübesinin önemi bir kez daha ortaya çıktı bu karşılaşmada. Başakşehir Teknik Direktörü Abdullah Avcı'nın hamleleri, 80'inci dakikadan sonra meyvelerini vermeye başladı. İrfan Kahveci'nin golü sonrası büyük bir çöküntü yaşadı takım.

O dakikaya kadar iyi bir şekilde mücadele eden kırmızı beyazlı futbolcular, 2'nci golden sonra adeta 'Saldım çayıra, mevlam kayıra' mantığıyla topun peşinden koşmaya başladı. Sonra da 3 ve 4'üncü goller geldi arka arkaya.

4 gol yemesine rağmen Ferhat'ın performansı alkışı hak etti.

Bir ara kameralar yedek kulübesinde oturan Eto'o'yuçekmeye başladı. Sahada bu kadar yürekten mücadele eden, oynayamadığı anlarda da yüreği bu kadar Antalyaspor için çarpan bir yabancı futbolcuyu, bu şehirde, bu kulüp de bir daha zor bulur. Keşke Eto'o kadar Antalyaspor'u düşünen, kırmızı beyazlılar için canını dişine takan 3-5 kişi şu an yönetici koltuğunda otursaydı. O zaman başka olurdu her şey.

Söylenecek söz çok ancak

'Başkan yok, teknik direktör yok, haliyle puan da yok!' diyerek sözlerimize son verelim.