Önce sesi geldi,Namludan çıkmıştı….Sonra, salkım söğütler havaya uçuştu. Zeytinin kuruyan yaprakları düştü.Bacaya tünemiş baykuş sustu.Köpek huysuzlandı, kedi kulak kabarttı.Ay, ilk dördündeydi, karanlık tarafından geldi.Teli yaladı geçti, hanımelinin yapraklarını yaktı, begonvilin dalını kırdı,yasemini incitti, duvara saplandı.Harç dağıldı,Yuvadaki kırlangıçlar uçuştu.Tilkiler, sansarlar koşuştu,Karnı beyaz tavşan an’a yattı.Engereğin gözü parladı…Hedef yerine ulaşmıştı.Gece tenhaydı.Rüzgar durdu,yandaki it ulumayı kesti.Bulutlar telaşlandı, Ay'ı yanlarında götürdüler.…….Huzursuz gece, güne dönervaktidir ibadetin.Tanrı ile konuşulur. Şükredilir, af dilenir.Kapının kilitleri açılırÖnce çıplak toprak görür güneşi,Netameli gecenin günahı, Domdom kurşunuavlunun ortasında yatar.Çoktan soğumuştur….……..Umarım, kayrak taşının üstündeki ölüm,adresi sormamıştır!Serseridir, ayyaştır.Gecenin artığı, düğün sevindiriğidir.Cahildir, gittiği yeri bilmeyen…Eğer adres hanem ise;
Ocağım, evimse, çocuklarımın bahçesinde koşuşturduğu,yaşadığım yuvamsa.Bırak oraya kurşun,penceresine taş atan,söz eden, göz dikenin suçlusu,Bu güne kadar diline dolayan, her fırsatta işaret eden,Kahpe kasığında doğmuş,İrinli memelerde emzirilip, sokağa salınanlardır.Onlar ki;Alçaktır, haindir ve de düşmandır.Onlara,Bunun hesabını sormayan da namerttir…!(Unutmadım, unutmam/25 Temmuz 2015/Antalya)