Amerikalı bir yazar olan AnthonyRobbins şöyle der, 'Sizin de, benim de, sahip olabileceğimiz en önemli evrensel inançlardan biri, başarılı ve mutlu olmak için hayatımızın kalitesini sürekli iyileştirmek, sürekli büyümek ve genişlemek gerektiğidir.'

Geçen ay bitmesin diye yavaş yavaş okuduğum kitabınöğretilerinden birini anımsattı bana bu sözler. Maslov'un hiyerarşik üçgenini bilirsiniz. İnsanoğlu, önce fizyolojik ve güvenlik standartlarını sağlamak ister. Sonra ait olma ve sevgi, ardındansa değer, başarı ve kendine saygı gibi kavramların olgunlaşmasını bekler ve ister. Bu adımların tümü tamamlanınca da kendini gerçekleştirme ihtiyacına odaklanır. Belki detayda anlamları, yaşam ölçeklerimize göre farklılaşsa da, ana başlıkları herkes için ortak, çok içgüdüsel ve doğal bir akıştır.

'Doğal akış' demesi kolay da, yukarı doğru çıktıkça eyleme geçmesi git gide karmaşıklaşabilir. Yüksek ve kaliteli bir enerjiye daha çok ihtiyaç duyulur mesela. Kişiyi zorlayan, sorgulatan, kendine oluşturduğu engellerle daha çok boğuşması gereken adımlar oluşmaya başlar.

Şimdi bir düşünsenize, kendi kendimize kaldığımızda, kendimizle uğraştığımız aşamalarda, sorguladığımız kavramlar genelde sevmek, başarmak, bir şeylere ait ve sahip olmak üzerine değil mi? Biz değil miyiz sürekli 'Doğru mesleği mi yapıyorum','İlişkim gerçekten sağlıklı mı, seviliyor muyum','Bulunduğum ortamda kabul gördüğümden emin miyim'gibi etrafımızdaki şeyleri sorularla kontrol etmeye ve içimizde test etmeye çalışan.

Ah bu iç ses…

Hatırlarsınız, geçtiğimiz tarihlerde uzun uzun yazmıştım bu iç ses meselesini. Aslında iç sesimiz pratik olarak Maslov'un üçgenine son derece hakim. Yapmaya çalıştığı tek şey de yolculukta mutsuz ve kaygılı olmayalım diye bizi korumaya çalışmak. Yani temelde, sorularıyla ve söylemleri ile bizi,oluşturduğumuz güvenlik alanımızda tutmaya çalışmak. Niyeti özünde iyi olmakla birlikte, yönetilemediği durumda maalesef bizi durdurduğu zamanlar da olabiliyor. Ve belki de AnthonyRobbins'in söylediği gibi '…hayatımızın kalitesini sürekli iyileştirmek, sürekli büyümek ve genişlemek…' gerekliliğinde fırsatlara karşı cesur davranmamıza engel olabiliyor.

Tüm bu konular kişinin üzerinde zaman ayırarak, kendisiyle çalışması gereken konular elbette. Ama benim de kendi hayatımda işe yaradığına inandığım ve sizinle paylaşabileceğim bir sırrım var.Eğer yazının başındaki söz size anlamlı geldi ise ve bir yandan 'Evet, yaşam kalitemi arttırmaya odaklanmalıyım' derken, engelleri aşamadığınızı hissediyor ve devam edemiyorsanız, o zaman soru kalıbınızı değiştirerek oyuna başlayın. 'Önümde dağ gibi gözüken engelleri nasıl aşar da istediğim yere ulaşabilirim' sorusunu, kaldırın önce uzak bir rafa. Sonra başka bir soru sorun kendinize 'Düşüncelerimde önceliği engellerim yerine, yaşam kaliteme versem, bu alacağım kararla yaşam kalitemde ne gibi değişiklikler olurdu' diye sorun mesela. Cevaplarında yeteri kadar ikna olduktan ve alacağınız yol ile varacağınız limanın anlamlı, uyumlu ve buna değer olduğuna karar verdikten sonra, dönüp yepyeni enerjinizle gerçek engellerinizi ve engel sandıklarınızı tekrar bir elekten geçirin.

İç güvenlik çemberinizi sağlıklı esnetebildiğiniz, almak istediğimiz kararlara daha heyecanla, umutla, keyifle ve güçlü bir enerjiyle bakabildiğimizde, hayat bizi bir ilerisine ve yeniliklere doğru taşımaya her zaman hazır olacaktır.